Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fakat içtiği zehir nedeni ile konuşması gittikçe tutarsız olmaya başlar.Als gevolg van zijn gedwongen inactiviteit begint hij te drinken.
Gittikçe daha çok beste yapmaya başladı.Hij begon er ook steeds meer te spelen.
Uzaktan askerlerin gittikçe yaklaşan yürüyüş sesleri duyulur.Naderende politiemotoren zijn vanaf grote afstand hoorbaar.
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.Eind jaren zestig ging haar gezondheid achteruit.
Angelus ve Darla gittikleri her yere birlikte gitmişlerdir.Hierna namen Angelus en Darla haar mee op hun moorddadige reizen.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Aan de noordwestzijde neemt de hoogte langzamerhand toe.
Sonra gittikçe yalnızlaşmaya başladım."En ik voelde me o zo eenzaam."
Fakat gittikçe yüksek yaşını göstermeye başlamıştı.Men hield vooral rekening met zijn almaar stijgende leeftijd.
Özellikle öğrenciler okula bolca devamsızlık yaparlar koyuna gittikleri için.Toch gaan veel Masaikinderen niet naar school omdat ze de kudde moeten hoeden.
Askerler gittikten sonra Kaypakkaya kaçar.De verliezer vlucht ten slotte weg.
Leke gittikçe darağacına benzemektedir.Hij ervaart het bestaan steeds meer als een zwakheid.
Şehrin ekonomisi gittikçe yaygın sanayi sektörlerinin katkısını almaktadır.Het resterende deel van het eiland kwam steeds meer in gebruik voor zware industrie.
Gittik Roma’ya doğru.Overleden op weg naar Rome.
Bu kendiliğinden meydana gelen gösteriler gittikçe büyüyerek, polisle çatışmaya kadar varıyordu.Begijnen die in moeilijkheden waren, kwamen steeds meer tot haar om raad.
Köşkü gittikçe büyütürler.De buurt groeide alsmaar.
Ve çocuklar gittikten sonra Adam'ın kaçırıldığını düşündüler.De politie gelooft namelijk niet dat ze ontvoerd zijn.
Örneğin kırmızı kan hücreleri (eritrosit) olgunlaşırken çekirdeklerinin aktifliği gittikçe azalır.Als het aantal rode bloedcellen is verminderd, zoals bij bloedarmoede, neemt de bezinkingssnelheid toe.
Eşmerkezli daireler gittikçe artan günahkarlığı temsil eder.De aanwezigheid van de immigranten leidt tot een verhoogde criminaliteit.
Küçük yalanlar, gittikçe daha büyük yalanlar doğurur.Mensen geloven steeds minder in de grote verhalen.
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.De muziek die ze maakten werd steeds mooier.
Cevahir sürekli onunla uğraşır ve gittikçe Zeynep'e gönlünü kaptırmaktadır.Ze blijven weer alleen achter en Zjenja wordt steeds assertiever.
Yabancı değiş tokuşlar artar; seyyahlar gittikçe çoğalır.Het onderlinge contact nam af; de varianten begonnen steeds meer uit elkaar te groeien.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.En het vertrouwen geraakt steeds meer zoek.
Bu durumda kütleçekim enerjisi gittikçe azalır ( daha fazla negatif değere kayma görülür).Dan wordt daarna de belasting weer verkleind (equivalente beastingsweerstand vergroot).
Birçok ek iş yapsa da ekonomik durumu gittikçe kötüleşir.Ondanks alle maatregelen verslechtert de toestand van de economie aanzienlijk.
Başlangıçta liberal bir mutlakiyetçi iken gittikçe daha demokratik görüşere sahip oldu.Waar hij vroeger liberale opvattingen had, werd hij steeds conservatiever.
Dışarısı gittikçe aydınlanıyor.Buiten wordt het steeds lichter.
Hava gittikçe ısınıyor.Het weer wordt steeds warmer.
Fiyatlar gittikçe yükseldi.De prijzen worden steeds hoger.
Deniz gittikçe vahşileşti.De zee werd steeds wilder.
Ses gittikçe zayıfladı.Het geluid werd steeds zachter.
Saçım gittikçe grileşiyor.Mijn haar wordt steeds grijzer.
Gittikçe güzelleşiyor.Ze wordt steeds mooier.
Biz Londra'ya gittik.Wij zijn naar London gegaan.
Hayat gittikçe pahalılaşıyor.Het leven wordt steeds duurder.
Gittikçe sinirlendiler.Ze werden steeds bozer.
Bununla beraber İngiliz savunması gittikçe daha efektif hale gelmiştir.Tymczasem akcje Anglików były coraz bardziej efektywne.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Wyżyna ku północy łagodnie się obniża.
Ve o bakışın peşinden gittik."To właśnie czuję patrząc na ciebie."
Zimmer ile Nolan'ın filmlerindeki ses manzarası gittikçe gür ve hareketli hale gelmek üzere gelişti.Z Zimmerem, dźwięki w filmach Nolana przekształciły się w coraz bardziej bujne, kinetyczne i eksperymentalne.
Ashıs gittikçe büyüdü.Al-Fustat stale się rozrastał.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.Rozmowa o wszystkim zaczyna ich coraz bardziej pasjonować.
Taşbaş'n ermişliği gittikçe yayılır.Powoduje to, że szyjka macicy coraz bardziej się rozszerza.
Kara elfler gittikçe yaklaşıyordu.Biurowiec TME coraz bliżej.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Był coraz bardziej głodny, a zarazem coraz słabszy.
Fakat gittiklerinde burada kimseyi bulamazlar.Jednakże kiedy się na nią udał nikogo nie zastał.
İkisinin de hikayeleri gittikçe karanlıklaştı.Oglądane obrazy stają się coraz mroczniejsze.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.W związku z powyższym jezioro ulega stopniowej degradacji.
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.Jednak pod koniec 1928 r. stan jego zdrowia pogorszył się.
Bu sırada hava gittikçe bozmuş ve pis bir yağmur başlamıştır.Wiosną budził do życia przyrodę, a upalnym latem przynosił orzeźwiające ochłodzenie.
Postmodern sanat, gittikçe artan çeşitlilik ve popülerlikte sergiyle sahneye girmiştir.Architektura postmodernistyczna cechuje się pluralizmem i złożonością.
Bu yüzden gittikçe zayıflar.Był coraz słabszy.
Ev gittikçe soğur ve "bana yardım et" mesajı görünür.Płytę promuje single „Miłość zabija” i „Pokaż mi”.
Bu koleksiyon gittikçe genişledi.Kolekcja powiększała się.
Gittikçe daha çok beste yapmaya başladı.W tej roli zaczyna radzić sobie coraz lepiej.
Hızlı raylı imalat 21. yüzyılda gittikçe daha popüler hale geldi.Wycieczki tego typu stały się jeszcze bardziej popularne w drugiej połowie wieku.
Bu yüzden yatırımcılar gittikçe daha pahalı sözleşmeler almışlardır.Zachęcało to najeźdźców do coraz odważniejszych działań.
Ianuarii ise bir müddet ters yöne gittikten sonra taktik sıraya geri döndürüldü.Pomyłka została szybko naprawiona, gdy Tom wróciła na plan.
Gönüllülerin çalışmalarıyla bu sayı gittikçe artmaktadır.Jego liczebność powiększała się dzięki ochotnikom.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Specjalizuje się w przewozach wakacyjnych.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gittik ile cümle - Sayfa 23 - gittik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App