Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.И затем, по мере продвижения к северу, они меняются.
Bu sırada hava gittikçe bozmuş ve pis bir yağmur başlamıştır.Внезапно один из мешков в котором оказался заражённый и начинает устрашающее рычать.
Sonra stüdyoya gittik.Потом мы пошли на студию.
Gittikleri yol ormanın içindedir ve kimsenin olmadığı bir yoldur.Они далеко отступают от его пути, потому что им не за что в нём зацепиться.
Dolayısıyla ortaya gittik."Поэтому она и появилась.»
Kuzeyde ise gittikçe azalır.O nível do rio estava diminuindo.
Gwen gittikçe daha da daha da güçlenir.Ровена шевелилась всё больше и больше.
Bu yüzden gittikçe zayıflar.И они слабее, .
Leke gittikçe darağacına benzemektedir.Мордочка больше похожа на лисью.
Deniz gittikçe kuduruyordu.Постепенно море уходило.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.С тех пор количество стран-участниц постоянно росло.
1966'dan itibaren sağlığının bozulması nedeniyle gittikçe daha az eser verdi.Начиная с 1964 года играл всё меньше, из-за ухудшения состояния здоровья.
Gaz miktarı ve yıldız sayısı galaksinin merkezine doğru gittikçe artar.Плотность количества звёзд возрастает по мере приближения к центру большинства галактик.
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.В 1960-е годы здоровье его ухудшается.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.Заниматься этим расследованием становится все опаснее.
Gittikçe ona daha fazla şanslar doğmuştur, dergilerde hikâyeleri ve küçük edebi metinleri yayımlanmıştır.Менее удачны у него портреты и исторические сюжеты.
Bu ordu yolda kendine katılan diğer Müslüman birliklerle gittikçe büyüdü.По дороге к нему присоединялось все больше солдат.
Hermione Ron'a karşı olan hisleri gittikçe büyümektedir.Самочувствие Энн-Мари становится всё хуже.
Gittik Roma’ya doğru.Она решила уехать в Рим.
Kara elfler gittikçe yaklaşıyordu.И черные люди переезжали все ближе и ближе.
Bu yıllarda Anne Sullivan'ın sağlığı gittikçe kötüleşmekte idi.Всю жизнь Энн Элдер имела проблемы со здоровьем.
Bununla beraber İngiliz savunması gittikçe daha efektif hale gelmiştir.С течением раундов, однако, преимущество британца становилось все более ощутимым.
Gittikleri yerlere "Döğer" ya da "Beydili" isimlerini vermişlerdir.У них есть так называемые "мозговые центры" или "главы".
Sonra gittikçe yalnızlaşmaya başladım."Время от времени чувствовал себя одиноким».
Kuzeyde ise gittikçe azalır.С продвижением на север число их снижается.
Devrimin sesleri sokaklarda gittikçe yükseliyor.«Революции неизменно идут сверху...»
Gittikleri yol ıssızmış.I путь был разобран.
Durum gittikçe kötüleşir ve Di Xin kendi oğullarını bile öldürmeye kalkar.Желая принести себя в жертву, Идоменей нечаянно убивает своего сына.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Бизнес продолжал расти.
1986’da gittik oraya.То же самое у нас было в 1986-м!»
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Озлобление постепенно увеличивалось.
Eğitim almak ve resim yapmak için İspanya, Belçika ve Roma’ya gittikten sonra yerleşmek üzere Paris’e döndü.Прежде чем вернуться и поселиться в Праге, работал в Лондоне, Берлине и Риме.
Bu koleksiyon gittikçe genişledi.Коллекция постоянно пополняется.
Gittikleri yer Cleveland'dır.Поселились они в Кливленде.
O gittikten sonra evin tüm düzeni bozulur.После его выселения дом пустует.
Şansı gittikçe açılmıştı.Успех становился всё шире.
Ölümüne yapılan yarışların seyirci sayısı da gittikçe artmaktadır.Постепенно число зрителей, приходящих на матчи клуба росло.
Velocity (Hız): Büyük Veri’nin üretilme hızı çok yüksek ve gittikçe artıyor.傷門 Сё:мон) — сила и скорость ниндзя значительно возрастают.
Bir süre sonra Rachel ile Kylenin ilişkileri gittikçe aşka dönüşmektedir.На отдыхе отношение Сары к Шарли внезапно меняется.
Tedaviler görmesine rağmen sağlığı gittikçe bozulmaya başladı.Несмотря на то, что всё время занимается лечением, здоровье его только ухудшается.
Uzun bir süre çocuk sahibi olmaya çalışırlar fakat doktora gittiklerinde çocukları olamayacağını öğrenirler.Он хочет завести детей, но узнаёт, что у его жены детей быть не может.
En küçük kardeş ise gittikleri bir bölgenin kralının kızını dokuz devlerden kurtarır.Но какая мать захочет отпустить единственную дочь за тридевять земель.
Constantinus'un durumu gittikçe daha umutsuz bir hâl alıyordu.С каждым месяцем ситуация в Константинополе всё более накалялась.
Yazıya büyük başlar, harfler gittikçe küçülür ve yazının okunması güçleşir.Его почерк стал трудно читаем, а голос ещё больше слаб.
Hem Leylâ’nın hem Mecnun’un halleri gittikçe perişanlaşmaktadır.Кадзи все больше разочаровывается условиями в лагере и коммунистической ортодоксией.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.После этого уровень озера постепенно продолжает понижаться.
"Yo gittikçe ciddileşiyor". webrazzi.com."Искусство обязано оскорблять" JugoSlovo.com.
Ashıs gittikçe büyüdü.Но Александр продолжал расти.
Köy gittikçe güzelleşmekte ve gelişmektedir.Окружающий мир становится еще ярче и прекрасней.
15 Şubat 2018'den itibaren yolcular, gittikleri mesafenin ücretini ödemektedir.15 января 2016 г. поезда сменили нумерацию и время отправления.
Hacca gittikten sonra dönüşünde İstanbul'a gitti.Когда ему это удалось, он вернулся в Брюссель.
Ne var ki İran hükümetinin baskılarının gittikçe artması üzerine kısa sürede Bakü’ye döndü.Прежде всего резко усилились старые разговоры о перемене царицы».
Köylerdeki betonarme yapıların oranı gittikçe artmaktadır.Постепенно увеличивается поголовья лошадей в стаде.
Büyük Bunalım sırasında Prohibition özellikle büyük kentlerde gittikçe popülerliğini yitirdi.Наверное, именно поэтому сингл медленно, но верно набирал популярность в многих других странах.
Ağız uca doğru gittikçe kalınlaşır.Лоб отчётливо дистально возвышается.
Aynı zamanda Vali, Andrea ile gittikçe yakınlaşmaya başlamıştır.Постепенно Сэнди начинает всё больше доверять Эдди.
Cumhuriyet dönemi edebiyatı Türkiye'nin gerçeklerine gittikçe genişleyen ölçüde eğildi.إن أدب فترة الجمهورية قد مال في مقياس يتسع تدريجياً نحو حقائق تركيا.
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.ثم أنه بمجرد أن تتعمق شمالًا أكثر فأكثر، فإنها تتغير.
Berlin’e gitmeyi en başından istemeyen Marić, şehirde gittikçe daha mutsuz hale geldi.ماريك لم تكن تُريد الذهاب إلى برلين، وإزدادت التعاسة في المدينة.
Öykü alışılmış bir deniz macerası şeklinde başlar, ancak gittikçe gariplerşir ve sınıflandırılamaz hâle gelir.تبدأ القصة باعتبارها مغامرة بحرية تقليدية، ولكنها تصبح أكثر غرابة ويصعب تصنيفها.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod