Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ön kısmıyla göğüse bağlanır ve arkaya doğru genellikle gittikçe azalır.Los dientes son mayores en el frente y declinan gradualmente hacia la parte posterior.
Daha sonraki zamanlarda Norveç kilisesi gittikçe güçlenmiş, kendi başına bir güç olmaya başlamıştır.La isla se fortificó cada vez más hasta hacerse casi inexpugnable.
Aynı zamanda Vali, Andrea ile gittikçe yakınlaşmaya başlamıştır.Al mismo tiempo, André se siente cada vez más atraído por Barbara.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.En la parte norte este desnivel va suavizándose.
Gittikçe ona daha fazla şanslar doğmuştur, dergilerde hikâyeleri ve küçük edebi metinleri yayımlanmıştır.Al mismo tiempo, aumentaron las ocasiones de publicar poemas y pequeños relatos literarios en revistas.
Yaz tatilimiz için sahile gittik.Per le nostre vacanze estive siamo andati al mare.
Gittikleri yol ormanın içindedir ve kimsenin olmadığı bir yoldur.I modi si distinguono in finiti e non finiti (o infiniti).
Sürekli birlikte gittikleri her yere felaket getirmişlerdir.Esse causarono grandi distruzioni ovunque andavano.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.È un sequel di Una vacanza di tutto lavoro.
Ondan sonra doğruca stüdyoya gittik."Subito dopo si dedicò allo studio.
Aşk evlilikleri de günümüzde gittikçe artmaktadır.E anche i tabù relativi al matrimonio vengono superati a ritmo crescente.
Aynı zamanda kalıcı bir dostluk olacak ve bu dostluk gittikçe daha artacaktır.Con quest'ultimo instaurerà una sorta di amicizia, che però si deteriorerà sempre più.
Fakat gittiklerinde burada kimseyi bulamazlar.Invece, una volta arrivato, non trova nessuno.
1966'dan itibaren sağlığının bozulması nedeniyle gittikçe daha az eser verdi.Dal 1976 tuttavia apparve in pubblico sempre meno a causa di problemi di salute.
Nüfus her sene gittikçe azalmaktadır.Limite che andrà a ridursi gradualmente ogni anno.
Ekip gittikçe büyümektedir.Il gruppo cresce gradualmente.
Sonra stüdyoya gittik.Poi sono andato al negozio.
Taşbaş'n ermişliği gittikçe yayılır.Sempre più frequente la presenza del Lupo.
Köy gittikçe güzelleşmekte ve gelişmektedir.Ogni giorno diventi più bella e più forte.
Fakat Joe gittikten sonra pişmanlık duyar.Viene ucciso da Joe dopo un diverbio.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Inoltre, sembra che si stia espandendo sempre più a nord.
Dizi ilerledikçe baba-oğul arasındaki ilişki gittikçe güçlenmektedir.Quando il viaggio comincia anche il rapporto tra padre e figlio migliora.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.A questo punto il volume del lago inizia a diminuire.
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.Le allucinazioni musicali divennero progressivamente più complesse.
Gittikçe garipleşti, gerçeklerden uzaklaştı, aldatıcı hayalciliğe yöneldi.Debra sempre più sconvolta dalle verità che emergono, manda via il fratello.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.L'abuso di alcol e droghe divenne un problema enorme.
Çiftin ekonomik durumu gittikçe bozuldu.A quel punto, il rapporto di coppia si deteriorò ulteriormente.
Küçük yalanlar, gittikçe daha büyük yalanlar doğurur.Piccoli movimenti inconsci che generano movimenti più consistenti.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.Inizia così la ricerca che li renderà sempre più vicini.
Gwen gittikçe daha da daha da güçlenir.Perché la CGIL sia sempre più forte e più grande.
İşler gittikçe karışır.Sempre più confusione.
Ordusu ve savaş gücü gittikçe çoğaldı."La loro popolazione e la loro potenza militare stavano aumentando.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Beveva sempre più pesantemente e iniziò a fumare a catena.
Bu fakültede araştırma kültürü gittikçe gelişmektedir.Lo studio della genetica sta assumendo progressivamente maggior rilevanza.
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.Negli ultimi mesi del 1940 la sua salute andò sempre più peggiorando.
Bu yıllarda Anne Sullivan'ın sağlığı gittikçe kötüleşmekte idi.Dopo quell'evento la salute di Anne si aggravò sempre di più.
MÖ 9. yüzyılın ikinci yarısında, Doğu Anadolu’ya yapılan Assur seferleri gittikçe yoğunlaşır.Verso la metà del secondo millennio, le culture di Andronovo cominciano a muoversi intensivamente verso est.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.Continuò a lavorare assiduamente, nonostante la grave malattia, fino all'anno della sua morte nel 1994.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Il movimento cominciò ad allargarsi.
6. sezonda Blair ve Chuck ilişkisi yeniden başlar ve gittikçe güçlenir.Nel corso delle tre stagioni il rapporto tra Hannibal e Will cambia e si intensifica.
O gittikten sonra, son kez hoşçakal demek için Nina gelir.Non vuole più sentire niente e saluta per l'ultima volta Nolan.
Ve o bakışın peşinden gittik."Il figlio vide questo là ..."
Buna protesto hareketi gittikçe büyümeye başladı.La protesta si fece sentire sempre più forte.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.In determinati punti della storia il drago si evolve, diventando più forte e potente.
O zamandan beri bu makinenin yaratıcılıkları ve yenilikleri gittikçe arttı.Durante questo periodo, l'importanza e la forza marittima di Nizza crebbe costantemente.
Alkışları arasında, Homer, arabanın arka koltuğuna gittiklerini ve en az on dakika dönmeyeceğini söyler.Altri testimoni videro Moseley entrare nella sua auto e andarsene, per tornare solo dieci minuti più tardi.
Ancak ayrılma hazırlıkları sırasında ve seyahatinin başlarında sıhhati gittikçe kötüleşmeye başladı.Durante il viaggio, il loro disprezzo reciproco comincia a indebolirsi.
Köyde bulunan ilkokul öğrenci sayısının gittikçe azalması nedeniyle kapatılmıştır.Il numero di studenti nella piazza cominciava a diminuire.
O, şımarık bir prens olarak başladığı yolunda gittikçe olgunlaşır ve gerçek bir "prens" olur.Mentre si impegna con la fantasia a diventare principe reale, si addormenta.
Bu numaralar enzimin gittikçe daha ince sınıflandırmasına karşılık gelir.Tali numeri rappresentano una classificazione via via più fine dell'enzima.
Hava gittikçe soğuyor.Становится всё холоднее и холоднее.
Kirlilik problemleri yıldan yıla gittikçe ciddileşiyor.Из года в год проблемы загрязнения окружающей среды становятся всё более и более серьёзными.
Bugünlerde gittikçe daha fazla insan kır yaşantısını şehir yaşantısına tercih ediyorlar.В наши дни всё больше и больше людей предпочитают жизнь в сельской местности жизни в городе.
Sen gittikten sonra, çok üzüleceğiz.Нам будет очень грустно, когда ты уедешь.
Gittikçe şişmanlıyor gibi görünüyor.Она, кажется, всё больше и больше толстеет.
Köşede sola döndük ve kuzeye gittik.Мы на углу повернули налево и поехали на север.
Dansa gittik.Мы пошли на танцы.
Piknik için büyük göle gittik.Мы ездили на большое озеро на пикник.
Az önce gittik.Мы только что ушли.
Berlin’e gitmeyi en başından istemeyen Marić, şehirde gittikçe daha mutsuz hale geldi.Марич, которая изначально не хотела ехать в Берлин, всё более раздражалась.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gittik ile cümle - Sayfa 20 - gittik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App