Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.Depuis, le nombre de visiteurs ne cesse d'augmenter.
Köylerdeki betonarme yapıların oranı gittikçe artmaktadır.Le nombre de méthaniers en construction dans le monde est en hausse.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.Aspar perd de plus en plus de pouvoir.
Çiftin ekonomik durumu gittikçe bozuldu.Les relations dans le couple se détériorèrent.
Yani her tekrar sonra gittikçe daha az yeni bilgi depolanır.Petit à petit, de plus en plus d’histoires seront en couleur.
Alex'in gerçek yüzü ortaya çıkmaya başladıkça durum da gittikçe daha tehlikeli olmaya başlamıştır.À partir de ce moment-là, le visage du vrai Clark commence à se tendre.
Önceden hayvancılık yğun olmasına rağmen sonraları gittikçe azalmıştır.Le troupeau hésite : alors, il s’avance plus faiblement.
Gittikleri yol ıssızmış.Le parcours est fléché.
Bu benim arkadaşım Rachel. Birlikte liseye gittik.Esta es mi amiga Rachel, fuimos al instituto juntos.
Beraber pikniğe gittik.Fuimos juntos de picnic.
Biz Gifu'ya gittik.Fuimos a Gifu.
Biz nehre gittik.Fuimos al río.
Barselona'ya gittik.Fuimos a Barcelona.
Biz uçakla New York'a gittik.Fuimos a Nueva York en avión.
Biz müzeye gittik.Fuimos al museo.
Mary gittikten sonra Tom geldi.Tom vino después de que se fuera Mary.
Sen gittikten sonra geldi.Él vino después de que te marcharas.
Dün bir arkadaşımla bir film izlemeye gittik.Ayer fuimos a ver una película con un amigo mío.
Geçen Pazar, Mary ve ben birlikte kütüphaneye gittik.El domingo pasado, Mary y yo fuimos juntos a la biblioteca.
Herkes gittikten sonra, o arkadaşsız kaldı.Después de que todos se fueran, se quedó sin amigos.
Palto almaya bir giysi dükkanına gittik.Fuimos a una tienda de ropa a comprar abrigos.
Geçen Pazar arabayla Hakone'ye gittik.Fuimos a Hakone en coche el domingo pasado.
Rusya'ya gittik.Fuimos a Rusia.
Sıcak bir gündü, bu yüzden yüzmeye gittik.Era un día cálido, así que fuimos a nadar.
Birlikte gittik.Nos fuimos juntos.
Maria ile Boston'a gittik.Fuimos a Boston con María.
Gündüzler ve akşamlar gittikçe daha soğuk oluyor. Ağaçların yaprakları yakında kırmızı ve sarı olacaklar.Los días y las noches son cada vez más fríos. Las hojas de los árboles pronto serán rojas y amarillas.
Evimde kaldıktan sonra şehre gittik.Fuimos a la ciudad después de estar en mi casa.
Garson gittikten sonra Tom ve Mary konuşmalarına devam etti.Tom y Mary siguieron hablando después de que se fuera el camarero.
Yağmura rağmen pikniğe gittik.Fuimos de picnic a pesar de la lluvia.
Bu, arkadaşım Rachel. Biz birlikte okula gittik.Esta es mi amiga Raquel. Fuimos juntos a la escuela.
İki hareket de gittikçe büyüyen Alman milliyetçiliğinin birer parçasıydı.Ambos movimientos formaban parte de un creciente nacionalismo alemán.
Bunların da sağlığa faydalı olabilecekleri yönünde gittikçe daha kesin işaretler vardır.Hacían objetos que eran útiles más que los usaban para decoración.
Evliliklerinin ikinci ayında Rowena, gittikçe kötüleşen ateş ve anksiyeteye tutulur.En el segundo matrimonio, Rowena empieza a sufrir de fiebre y ansiedad.
O gece eğlenmek için havuza gittiklerinde Leeteuk ve Eunhyuk, Donghae’yi suda boğulurken görür.Esa tarde, mientras que se relaja en la piscina Leeteuk y Eunhyuk ven a Donghae ahogarse en el agua.
Gittikçe daha fazla dansçı Madonna'ya katıldı ve birlikte sahnede zıplamaya başladılar.Gradualmente, más bailarines se le iban uniendo y comenzaban a saltar en el escenario.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Estoy comenzando a envejecer.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Su número parece estar disminuyendo.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.El Gran Maestro empezaba a perder poder.
İlk olarak Tintin dergisinde yayınlanmaya başlayan eser gittikçe popüler olmuş, 18 albüme ulaşmıştır.Esta serie, publicada en la revista Tintín, se volvió muy popular y se publicaron dieciocho aventuras.
Tyhypko, National Bank'tan gittikten sonra, Arseniy Yatsenyuk Ulusal Bankası sorumlu oldu.Después de queTyhypko abandonara el Banco Nacional, Arseni Yatseniuk fue puesto al cargo.
Ermeni göçü, gittikçe azalan ölçülerde olsa da, 19. yüzyılın sonuna kadar devam etti.Migraciones similares, aunque a una escala mucho menor, continuaron hasta el final del siglo XIX.
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.Cuando regresan al pueblo, todo ha cambiado.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.La decepción seguía en aumento.
Yazılarında kızın, Donghae gibi kâbus gördüğünü ve kâbusların gittikçe kötüleştiğini öğrenirler.En sus entradas, se reveló que había sufrido pesadillas como Donghae, y, finalmente, se puso peor.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Los que se encuentran de vacaciones.
O da gittikten sonra su birikintisinde gizemli bir ses pilotun başladığını söyler.Dentro del charco, una voz susurra que la búsqueda de un piloto ha comenzado.
Dağlarda yükseklik arttıkça, iklim gittikçe soğur.Conforme se va ascendiendo la cordillera, el clima se torna más frío.
Bu koleksiyon gittikçe genişledi.Su uso llegó a ser cada vez más común.
O zaman beri katılımcıların sayısı gittikçe artmıştır.Desde entonces el número de los países participantes ha aumentado constantemente.
Turistler gittikleri ülke ya da bölgede gördükleri yerler karşılığında o yöre halkına para kazandırırlar.A cambio recibirían la tarjeta de residencia de ese país para ellos y sus familias.
Rahibin, şansölye veya diğer bakanlıkların görevlerini aynı anda yerine getirmesi gittikçe yaygınlaştı.Viajaba frecuentemente lejos del monasterio en cumplimiento de estos y otros deberes.
Ayaz, gittikçe Öykü'ye aşık olmaya başlar.Al avanzar la historia, se enamora cada vez más de Terry.
Ama artık her gece cevabımızı gittikçe artan oranlarda veriyoruz.Encuentro nuevas formas para mejorar mi voz todos los días.
Yolda gittikleri bir gün şiddetli bir yağmur bastırır.En la estación seca puede llover algún día.
Ondan sonra doğruca stüdyoya gittik."«Muy pronto entramos en el estudio».
Fakat hastalığı gittikçe ağırlaşmaktaydı.Sin embargo, su enfermedad se agravó.
Ekip gittikçe büyümektedir.La organización sigue creciendo.
Bu fakültede araştırma kültürü gittikçe gelişmektedir.En Europa está creciendo el interés por estos estudios.
1986’da gittik oraya.1986 Entre tú y yo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod