Ana içeriğe geç
Sözlük

gittik ile cümle

gittik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aşk evlilikleri de günümüzde gittikçe artmaktadır.Their bond of love becomes stronger every day.
Sürekli birlikte gittikleri her yere felaket getirmişlerdir.They caused massive destruction wherever they went.
Ancak 1980’lerin başından bu yana gittikçe artan sayıda yapılar keşfedilmeye devam etmektedir.However, since the early 1980s, more and more structures have been discovered.
Ondan sonra doğruca stüdyoya gittik.""Besuch mich doch mal im Studio".
Prince of Wales atışları gittikçe keskinleşen Alman gemileriyle baş başa kalmıştı.Now Prince of Wales is alone and gets fired at by the two German ships.
Londra’nın Doğu Yakası’nda bulunan Whitechapel mahallesi gittikçe aşırı kalabalıklaşmıştır.The parish of Whitechapel in London's East End became increasingly overcrowded.
5. ve 6. yüzyıllarda Velletri piskoposluğu gittikçe önem kazandı.Between the 5th and 6th century, the Veliterna diocese became increasingly important.
Gittikleri yol ıssızmış.The Road Not Taken.
Finn Dierks ABD'ye gittikten sonra yerine Jörn Schubert geldi.After Finn Dierks moved to the U.S. he was replaced by Jörn Schubert.
Bundan sonra devlet harcamalarını gittikçe artması gerekmiştir.Since then government expenditures has shown an increasing trend.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Игроки Крымтеплицы вышли из отпуска .
Kuzeyde ise gittikçe azalır.It generally slopes north.
Çiftliklerde üretimi gittikçe yaygınlaşmaktadır.Manufacturing interests are increasingly entering the area.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.He took to drinking and became increasingly violent.
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.In the 1960s his health began to deteriorate.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.He becomes increasingly embarrassed by, jealous of, and cruel about Rose's relationship with Jack.
Günümüzde suflör kullanımı gittikçe azalmıştır.The use of spear is becoming lesser these days.
Hastalığı boyunca, bilinç kaybı yaşadığı ve gittikçe kötüleşen nöbetlere tutulur.She is constantly suffering from memory loss, and things are getting worse.
Eichi yetimhaneden ayrılıp Amerika’ya gittikten sonra Mitsuki’yle irtibatı kesilmişti.Mitsuki lost contact with Eichi when he moved from the orphanage to America.
1988'de doktora kontrole gittikten sonra double bypass geçirdi.In 1988, he had received a double lung transplant in the same facility.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.Since the restoration of the Empire, sorcery has become far more common and powerful.
Yolda gittikleri bir gün şiddetli bir yağmur bastırır.On the day of the battle, there was a heavy rain.
Durum gittikçe kötüleşir ve Di Xin kendi oğullarını bile öldürmeye kalkar.This increases his desperation and he vows to kill himself.
Yabancı değiş tokuşlar artar; seyyahlar gittikçe çoğalır.An important commercial variety, it is increasingly being exported.
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.Musical numbers become more frequent as the score progresses.
Ekip gittikçe büyümektedir.The gang does some growing up.
Devrim Fransası'nın Avrupa'daki yükselişi ile bu akım gittikçe hız kazandı.With the rise of Revolutionary France in Europe, this trend accelerated enormously.
Gittikçe daha çok beste yapmaya başladı.He just got more and more intense.
Küçük yalanlar, gittikçe daha büyük yalanlar doğurur.The older males will produce a larger number of offspring.
Karbon fiber üretimi dünya üzerinde gittikçe artmaktadır.Plastics production grows globally.
Her kademede eğitim gittikçe zorlaşıp imkânsız hale geliyordu.Going to school became more and more difficult.
Bu koleksiyon gittikçe genişledi.The collection is continuously expanding.
Fakat hastalığı gittikçe ağırlaşmaktaydı.The sickness became worse.
Ancak bu gücünün yan etkileri vardır ve gittikçe garip biri olmaya başlar.He has a unique power, which is becoming invisible.
Ancak Los Angeles'e gittikten sonra bana bura olağanüstü geldi ve burada kalmaya karar verdim."I was in San Diego and he was in L.A., way up there.")
İki tarafta da asker sayıları gittikçe artıyordu.Both sides also began drawing on larger numbers of soldiers.
Los Angeles şehrine gittikten sonra üç tekli kayıt etmiş, ve bir videoklip yayınlamıştır.After this he went to Los Angeles where he recorded three singles and a music video.
Bir müddet gittikten sonra toprağı insan kanından simsiyah kesilmiş bir bölgeye geldiler.When he awakes in the night he finds himself tangled in the barbed wire of no man's land.
Ön kısmıyla göğüse bağlanır ve arkaya doğru genellikle gittikçe azalır.The teeth are largest in front and gradually decline in size towards the back.
Fakat Joe gittikten sonra pişmanlık duyar.When he returns however, Julie is gone.
Kısa konuşmaları sırasında kız oğlana nereye gittiklerini sorar.In one clip, she asks her son what the police are trying to do.
Gittikçe garipleşti, gerçeklerden uzaklaştı, aldatıcı hayalciliğe yöneldi.More and more, he turned now, in secrecy, to fiction.
526 yılında Justinus'un sağlığı gittikçe kötüye gitmekte idi.In 1953, Jordan's health became progressively worse.
Yani her tekrar sonra gittikçe daha az yeni bilgi depolanır.Since then more information has gradually been added.
Bu arada Parker ve Ying'in arasında aşk gittikçe büyüyor.Meanwhile, the love between Francisca and Jason continues to grow.
15 Şubat 2018'den itibaren yolcular, gittikleri mesafenin ücretini ödemektedir.From 1 January 2018 the kickout must travel beyond the 20 metre line.
Köy halkı gittikçe Marmaris'e doğru göç etmektedir.The 21st century is seeing more and more people moving into Villeray.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Alcohol and drug abuse became major problems.
İki hizip de kendi örgütlerini korur ve gittikçe birbirinden bağımsız hareket etmeye başlar.The two factions kept their separate structures and continued to operate separately.
Starkiller ile beraber birçok operasyona katıldı ve gittikçe birbirlerine yakınlaştılar.Together they carry out several pranks, which gradually bring them closer together.
Gittikçe daha iyi yapabiliyorsunuz, ama zor.You're getting better, but it's hard.
Artık kendimi gittikçe daha eksik hissetmeye başladım.I started feeling more and more inferior.
Kendi içinde gittikçe daha dinginleştikçe, panik durumu daha az olur.You see? As you become more and more still inside, the panic is less frequent.
İnsanlar gittikçe daha fazla et yiyor.People are eating more and more meat.
Çünkü onlar basamağına gittik. .And you're probably saying, Sal, how did you know it's 35/1000?
Gittikçe bozuluyor.It degenerates over time.
Bu kadar gittikleri gibi, fındık, ekmek için iyi bir alternatiftir.These nuts, as far as they went, were a good substitute for bread.
PS 234'ü bitirdik ve küçük bir grup olarak akşam yemeğine gittik.We finished PS 234, and had dinner with a small group.
Brezilya'ya gittik.We went to Brazil.
Çin ve Hindistan'a, Bentonville'e Arkansas'a ve Washington'a ve Sacramento'ya gittik.We went to China and to India, to Bentonville, Arkansas, to Washington, D.C. and to Sacramento.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gittik ile cümle - Sayfa 11 - gittik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App