gittikçe ile cümle

gittikçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ölümüne yapılan yarışların seyirci sayısı da gittikçe artmaktadır.Броят на жените участнички в състезания продължава да расте.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.На изток те постепенно се снижават.
Karşı devrim gittikçe güçleniyordu.Терорът срещу опозицията се засилва.
Taşbaş'n ermişliği gittikçe yayılır.Пигментирането на зърната се засилва.
Mahallede okuma-yazma oranı gittikçe yükselmektedir.Въпросът за грамотността отново се повдига.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Постепенно дейността се разраства.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.Постепенно започват да ѝ приписват пророчески способности.
Bunu takip eden onyıllarda, Britanya kontrolü altındaki bölgelerin yüzölçümü gittikçe arttı.Укрепвайки се там Шъ Лъ започва да поставя под свой контрол все по-обширни територии.
Araçların insanlara yönelik taleplerinin maliyeti gittikçe artmaktadır.Изискванията към надеждността на автомобила непрекъснато растат.
Yerlilerin kullandıkları dillerden yararlanma, gittikçe artmaktadır.Чуждите езици им се удават по-лесно.
Gittikçe ağırlaşan ekonomik sıkıntılar köylüyü şehirde yaşamaya zorlamaya başlamıştır.Въпреки тежкото икономическо състояние на бежанците започва икономически подем в града.
Halkın durumu ekonomik bakımdan gittikçe kötüleşmektedir.Икономическото положение на населението постепенно се влошавало.
Kara elfler gittikçe yaklaşıyordu.Сините тонове стават все по-тъмни.
Yazıya büyük başlar, harfler gittikçe küçülür ve yazının okunması güçleşir.Все повече се уморява и по-трудно чете.
Gwen gittikçe daha da daha da güçlenir.Рики започва да вкарва все по-често.
İlk başta, hastalar çok azdı ama uygulama gittikçe büyüdü.В началото процесите са слабо изразени, но постепенно се засилват.
İki hizip de kendi örgütlerini korur ve gittikçe birbirinden bağımsız hareket etmeye başlar.Постепенно, те започват да ѝ имат повече доверие и да я оставят да бъде по-самостоятелна.
Okullaşma oranı gittikçe artmaktadır.Размерът на средното ухо се увеличава.
Nüfus her sene gittikçe azalmaktadır.Техният брой намалява с всяка година.
Dağlarda yükseklik arttıkça, iklim gittikçe soğur.В районите по-близки към планините количеството на валежите е по-голямо, а летата са по-хладни.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Те още повече увеличили нейната плътност и алкохолно съдържание, и то станало още по засищащо.
Köşkü gittikçe büyütürler.Okolicu trga su postupno ozidali.
Sonra gittikçe yalnızlaşmaya başladım."Nakon toga sam naprosto krenuo dalje."
Ancak oyun devam ettikçe aile bireyleri gittikçe çocuklaşır ve bunun sonucunda oyun kaos içinde sonuçlanır.Kako se igra nastavlja, Jimmy se počne osjećati sve slabije te se na kraju sruši na pozornici.
Devrimin sesleri sokaklarda gittikçe yükseliyor.Prosvjedi su prerasli u revoluciju.
Günümüzde suflör kullanımı gittikçe azalmıştır.Kontaktni skeneri se danas upotrebljavaju sve manje.
Taşbaş'n ermişliği gittikçe yayılır.Svjetska potražnja za mesom povećava se.
Bu kez Roma ordusu için şartlar gittikçe kötüleşmeye başlamıştı.Ubrzo su se odnosi s Rimljanima počeli pogoršavati.
Yıllar geçtikçe, ondan, gittikçe daha az haber alınmaya başlandı.A, kako godine prolaze, čini se sve manje vjerojatnijim da će bilo što uopće i približiti mu se".
Ağız uca doğru gittikçe kalınlaşır.Rep im uvijek stoji uspravno.
Bir süre sonra yıllar geçer ve Monroe gittikçe hapishane gururu olmaya başlar.Godine prolaze, a Barry je postao omražen na dvoru.
Dağlarda yükseklik arttıkça, iklim gittikçe soğur.Što je veća visina zrak se više hladi.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.U međuvremenu, samostan je postao bogatiji i čuveniji.
Bu ozon tabakası gittikçe inceliyor anlamındadır.Žarenje odljevaka u oksidacijskoj atmosferi se sve više primjenjuje.
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.S nástupom masovej turistiky sa všetko zmenilo.
Çünkü saatler gittikçe daha yavaş işlemeye başlar ve sonun gelmesine hep zaman vardır."Súpravy sú neustále v pohybe, takže je tu malý čas „na vynulovanie meškania“.
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.Postupne sa ich hudobná tvorba vyvíjala do komplikovanejších štruktúr.
Sağlığı gittikçe bozulmaya başladı ve 20 Ocak 842'de öldü.Mal podlomené zdravie a začiatkom roka 842 zomrel.
Halkın durumu ekonomik bakımdan gittikçe kötüleşmektedir.Ekonomická situácia krajiny sa začala čoraz viac zhoršovať.
Bu kendiliğinden meydana gelen gösteriler gittikçe büyüyerek, polisle çatışmaya kadar varıyordu.Ich demonštrácie prerástli až do potyčiek s políciou.
Aşk evlilikleri de günümüzde gittikçe artmaktadır.Počet svadieb sa zvyšuje.
Kanatları uçlara doğru gittikçe incelir.Krídla sú natiahnuté dopredu.
Bu yüzden gittikçe zayıflar.Postajal je vse bolj slaboten.
Genişlikleri yukarıdan aşağıya gittikçe azalır.Dolžina členkov se povečuje od spodaj navzgor.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Vdajal se je alkoholu in postajal čedalje bolj ravnodušen.
Mahallede son yıllarda eğitime verilen önem gittikçe artmaktadır.Usposabljanju se v zadnjem desetletju posveča vedno večjo pozornost.
Bu süreçten sonra Gürcüler imparatorluk içerisinde gittikçe daha önemli roller almaya başladı.Kasneje so v cesarstvu igrali vedno bolj pomembno vlogo.
Ümitsizlik gittikçe artıyordu.Njegov obup je še naraščal.
Bu temalar insanın toprakla olan ilişkisi, insanla Tanrı'nın ayrılışı ve insanoğlunun gittikçe yozlaşmasıdır.Ti prizori kažejo, kako se človeštvo še bolj oddaljuje od Boga.
Mihail gittikçe sefih hayata daha da dalmaya başladı.Aljehin pa je vse bolj pil.
Yaşamlarının sonuna doğru gittikçe parlaklıklarını kaybeder ve kara cüce hâline dönerler.Na koncu svojih življenj počasi opešajo, se sesedejo in postanejo črne pritlikavke.
Fakat son yıllarda kadınlarda da görülme sıklığı gittikçe artmaktadır.V zadnjih letih se vedno bolj opozarja tudi na nasilje med starejšimi.
Yazıya büyük başlar, harfler gittikçe küçülür ve yazının okunması güçleşir.Začetek je vedno pri otroku : kako do knjige, zakaj vse manj beremo.
19. yüzyılın ikinci yarısında organcı düşünceler gittikçe başarı kazandı.V drugi polovici 19. stoletja je skladateljski ustvarjalni potencial dosegel dotedanji vrhunec.
Durum gittikçe kötüleşir ve Di Xin kendi oğullarını bile öldürmeye kalkar.Slaba vest ga toliko izmuči, da se začne sam obtoževati svojih grehov.
Kavila gittikce küçülen kaygan bir şekilde değilse çözmesi sorun olabilir.Kajti če volka nič ne ustavi ga bo morda to.
Olay daha büyük boyutlara gittikçe ulaşmaya başlar.Vse postane mnogo očitneje pri večjih povečavah.
Rıdvan gittikçe iktidar gücü kazanmaya başladı.Posamezne regije so pričele dobivati vse več moči.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Potem se je njihovo število počasi zmanjševalo.
İddia gittikçe yayıldı.Opozicija je postala vse bolj razširjena.
İlgili Sayfalar