gittikçe ile cümle

gittikçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sağlığı gittikçe bozulmaya başladı ve 20 Ocak 842'de öldü.Jeho zdraví bylo oslabeno a začátkem roku 842 zemřel.
Bu numaralar enzimin gittikçe daha ince sınıflandırmasına karşılık gelir.Tato čísla reprezentují progresivně přesnější klasifikaci enzymu.
Köşkü gittikçe büyütürler.Rozrůstá se do okolí.
Bu durumda kütleçekim enerjisi gittikçe azalır ( daha fazla negatif değere kayma görülür).Přibližováním těles se energie snižuje (do záporných hodnot).
Bu ozon tabakası gittikçe inceliyor anlamındadır.Ozónová vrstva se při tom zahřívá.
O zamandan beri bu makinenin yaratıcılıkları ve yenilikleri gittikçe arttı.Později se zvyšovala velikost a složitost strojů.
Şöhreti ve oyunculuğu gittikçe artıyordu.Jeho herecká kariéra a popularita postupně stoupala.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Poté se dostala do vnitrozemí a čím dál víc oslabovala.
Velocity (Hız): Büyük Veri’nin üretilme hızı çok yüksek ve gittikçe artıyor.28. srpen: rozšiřování viru pokračuje a ještě zrychluje.
Ağız uca doğru gittikçe kalınlaşır.Hřbet od ramen k patě ocasu lehce stoupá.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Jejich počet se bude stale snižovat.
Köy gittikçe gelişmektedir.Městečko se postupně rozrůstalo.
Genişlikleri yukarıdan aşağıya gittikçe azalır.Směrem nahoru se jejích čepele zmenšují.
Franklin, kamu işleri için gittikçe daha fazla endişe etmeye başladı.Milhouse se díky jejich společným aktivitám stane ještě populárnější.
Olayla ilgili araştırmaları gittikçe ilginçleşmeye başlamaktadır.Výzkum se stále více zaměřuje na potřeby praxe.
Mukan Kağan döneminde imparatorluk gittikçe yükselerek ihtişamlı ve heybetli bir hale geldi.Pod jeho vedením se závod stal populárnější a známější.
İki tarafta da asker sayıları gittikçe artıyordu.Počet vojáků byl na obou stranách vyrovnaný.
Sonraki yıllarda Simmering’in Kaiserebersdorf bölgesi gittikçe büyüyen bir yer olmuştur.Po určité době se z chestburstera stává dospělý jedinec.
Gittikçe güzelleşiyor.Je stále krásnější a krásnější.
Evliliklerinin ikinci ayında Rowena, gittikçe kötüleşen ateş ve anksiyeteye tutulur.În a doua lună a căsătoriei, Rowena începe să sufere de febră agravantă și de anxietate.
Güneş gittikçe daha parlaklaşmaktadır, yaşamının başlarında şu ankinden 75% daha az parlaktı.Soarele devine tot mai luminos; mai devreme în evoluția sa, luminozitatea era doar 70% din cea actuală.
Ailenin maddi durumu bu dönemde gittikçe kötüleşmiştir.Starea pacientului se îmbunătățește simțitor în această perioadă.
Kuzeye gittikçe her şey değişiyor.În timpul unei revolte lucrurile se schimbă.
Köy gittikçe gelişmektedir.Satul s-a dezvoltat în continuare.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.Conform mărturiei sale, a fost constant depresiv de-a lungul anului 2007.
Jolie ve Pitt yaz boyunca gittikçe artan bir sıklıkta birlikte görülmeye başladılar.Sitta și cu mine am fost îngrozitor de neliniștite în ultimul timp.
Ekip gittikçe büyümektedir.Trupa este într-o continuă creștere.
Karbon fiber üretimi dünya üzerinde gittikçe artmaktadır.Producția și consumul de plumb cresc la nivel mondial.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Dar acestea încep să crească din ce în ce mai mari.
Mor ekonominin bağlamı çağdaş toplumda önemi gittikçe artan kültürel bağlamdır.Contextul economiei mov este un context de o importanță culturală în creștere în societatea contemporană.
Çin hükümetinin yeni Kore hükümetini tanımaması ile durum gittikçe gerildi.Bush nu prea știa cum va arăta noul guvern irakian.
Gittikçe daha çok beste yapmaya başladı.În plus, a început să audă tot mai greu.
Gündüzler ve akşamlar gittikçe daha soğuk oluyor. Ağaçların yaprakları yakında kırmızı ve sarı olacaklar.Se face din ce în ce mai frig dimineaţa şi seara. Frunzele copacilor vor deveni în curând roşii şi galbene.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.Ahogy Jack és Rose románca kibontakozik, egyre féltékenyebb, dühösebb és kegyetlenebb lesz.
AB şirketleri ve organizasyonları gittikçe Avrupa seviyesinde kulis faaliyeti önemini tanıtmaktadır.Vállalatok és egyesületek is növekvő számban ismerik fel az európai szinten történő lobbizás jelentőségét.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Az alkohol és a drogok tönketették az egészségét.
Kuzeyde ise gittikçe azalır.Észak felé egyre ritkább.
Bu koleksiyon gittikçe genişledi.A nyakkendő egyre szélesebb lett.
Londra’nın Doğu Yakası’nda bulunan Whitechapel mahallesi gittikçe aşırı kalabalıklaşmıştır.London East Enden található Whitechapel nevű negyede hihetetlen mértékben túlzsúfolttá vált.
Mahallede okuma-yazma oranı gittikçe yükselmektedir.Az országban fokozatosan nő az írástudatlanok száma.
Müzikleri gittikçe daha çok progresifleşmiştir.A zenénk folyton fejlődik.
Bu yüzden sayıları gittikçe azalıyordur.Számuk folyamatosan csökken.
Bu şube gittikçe büyümüş ve üniversite Lincolnshire ve Humberside Üniversitesi adını almıştır.Az újabb és nagyobb Lincolni Egyetem 1996-ban kezdte működését mint Lincolnshire és Humberside Egyeteme.
Hazırladığı tabloların içerikleri daha dramatik olmaya başladı ve tablo ebadları da gittikçe büyüdü.Festészetét egyre inkább elismerték, képeinek ára folyamatosan emelkedett.
Amerika'da streptokoklarda sefalosporin direnci gittikçe artan oranda bulundu.Eközben Amerikában a valóságot egyre precízebben visszaadó animációs színvonalat céloztak meg.
Mor ekonominin bağlamı çağdaş toplumda önemi gittikçe artan kültürel bağlamdır.A mályva gazdaság összefügg a műveltség növekvő jelentőségével a mai társadalomban.
Köy gittikçe gelişmektedir.A falu egyre gyorsabban fejlődött.
Ovalık sahil şeridi güneye gittikçe genişlemektedir.A vállalat egyre több déli úticéllal büszkélkedhet.
Constantinus'un durumu gittikçe daha umutsuz bir hâl alıyordu.Murat helyzete egyre bizonytalanabbá vált.
Zamanın imparatorları ülke halkının gittikçe afyon bağımlısı olmasından rahatsızlık duymaya başlamışlardı.A gróf emigráns környezetétől is egyre inkább elszigetelődött.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.Ez a piac jelenleg egyre inkább szűkül.
Köylerdeki betonarme yapıların oranı gittikçe artmaktadır.A faluban a magángazdák száma egyre nő.
Köy gittikçe güzelleşmekte ve gelişmektedir.A város folyamatosan bővül és fejlődik.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.Ekkor kezdett elmagányosodni, és egyre zárkózottabb lett.
Aynı zamanda kalıcı bir dostluk olacak ve bu dostluk gittikçe daha artacaktır.Később nagyon jó barátok lesznek és ebből a barátságból szerelem lesz.
Ama artık her gece cevabımızı gittikçe artan oranlarda veriyoruz.Minden nap közlekedik, a csúcsidőszakban sűrűbben.
İnsanlar gittikçe savaşa inanmakta ve skandalı unutmaktadırlar.Az emberek egyre jobban felejtik a vallást, tanítani kell őket.
İşin dozunu gittikçe artırarak sonunda ailesini odadan kovar.Végül édesapja csalódottságból adott neki egy szobát a családi házban.
1960'lı yıllar sonunda sağlığı gittikçe bozuldu.1204 végén egyre jobban leromlott egészségi állapota.
Geri doğru gittikçe taksonlar büyür ve kapsamları genişler.Növekedése során kopoltyúi visszafejlődnek, farka megnő és bőre megkeményedik.
İlgili Sayfalar