gittiği ile cümle
gittiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bazen, oraya gittiğinizde, hemen hemen bir hayal kırıklığı vardır.Понякога, щом стигнеш дотам, почти се получава разочарование.
Bazen, oraya gittiğinizde, hemen hemen bir hayal kırıklığı vardır.הוא נוגע בנקודה. לפעמים כשאתה מגיע לשם, זו כמעט אכזבה.
Bazen, oraya gittiğinizde, hemen hemen bir hayal kırıklığı vardır.الوصول إلى هناك. بعض الأحيان حينما تصل، هناك ما يقرب من خيبة أمل.
Bazen, oraya gittiğinizde, hemen hemen bir hayal kırıklığı vardır.でも そこまでの道のりが楽しい
Bazı günler ise denize açılıyorum ama hiç para getiremiyorum... ...çünkü gittiğimde balık bulamıyorum.Det finns också dagar då jag inte tjänar någonting, eftersom jag inte finner fisk, när jag far till sjöss.
Bazı günler ise denize açılıyorum ama hiç para getiremiyorum... ...çünkü gittiğimde balık bulamıyorum.Er zijn ook dagen waarop ik op zee ga en helemaal niets verdien, want wanneer ik ga, vang ik niets.
Bazı günler ise denize açılıyorum ama hiç para getiremiyorum... ...çünkü gittiğimde balık bulamıyorum.Ma ci sono anche giorni che vado a mare, e non guadagno niente... perché quando vado, non trovo pesce.
Bazı günler ise denize açılıyorum ama hiç para getiremiyorum... ...çünkü gittiğimde balık bulamıyorum.Também há dias em que vou ao mar, e não ganho nada porque quando vou, não encontro peixe
Bazı günler ise denize açılıyorum ama hiç para getiremiyorum... ...çünkü gittiğimde balık bulamıyorum.También hay días que voy al mar, y no gano nada porque cuando voy, no encuentro nada
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.무언가가 근본적으로 잘못되었다는 것을 느끼실 겁니다.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.Nous savons que quelque chose a fondamentalement mal tourné
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.Sabemos que algo está fundamentalmente equivocado.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.Sappiamo che qualcosa é andato davvero storto.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.Știm că ceva nu a mers bine.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.Tudjuk, hogy valami alapvető dolog ment itt félre.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.We weten dat er fundamenteel iets fout is gegaan.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.Wiemy więc, że sprawy potoczyły się w złym kierunku.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.Wir wissen, dass etwas ganz grundsätzlich falsch gelaufen ist.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.Ξέρουμε ότι έχουν γίνει τραγικά λάθη.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.Знаем, че нещо се е объркало ужасно много.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.Мы знаем, что что-то пошло совершенно не так.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.אנו יודעים שמשהו השתבש נורא.
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.ونحن نعلم أن أمورا سيئة من الأساس قد وقعت
Bazı şeylerin temelde yanlış gittiğini biliyoruz.でも 間違いについて話すことで 時間を無駄遣いするのはやめましょう
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.A jelek azt jósolhatják, hogy a bonyolultsági probléma csak rosszabbodik.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Alles wijst erop dat de ellende van complexiteit steeds erger wordt. Is er hoop?
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Die Zeichen könnten andeuten, dass die Komplexitätskrise nur schlimmer werden kann.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.I segnali potrebbero indicare che la situazione difficile della complessità può solo peggiorare.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.자, 이런 복잡한 문제들은 악화될 뿐임을 알수있죠.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Les signes peuvent indiquer que la période de complexité va seulement empirer.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Os sinais indicam que o aumento da complexidade irá continuar a piorar.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Semnele ar putea indica că minimizarea complexitatii o sa fie din ce in ce mai acuta.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Todo parece indicar, que esta compleja maraña solo va a empeorar
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Vậy nên, những dấu hiệu đã chỉ ra rằng cái đống lộn xộn phức tạp đó sẽ chỉ càng ngày càng tệ đi.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Znaki wskazują, że punkt krytyczny dla złożoności jeszcze nie nadszedł.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Τα σημάδια μπορεί να υποδεικνύουν ότι το θέμα της πολυπλοκότητας μπορεί μόνο να επιδεινωθεί.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Всё указывает на то, что проблема изощрённости будет только усугубляться.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Знаците може да означават, че манията към сложност само ще се влошава.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.הסימנים אולי מראים שהמסובכות הזאת רק תהיה יותר ויותר נוראית.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.قد تشير الإشارات الى أن عقدة التصغير و التعقيد ستظل تتدهور.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.希望はないのでしょうか? 画面は小さくなっていきます
Ben askere gittiğim zaman.Khi anh vào quân ngũ,
Ben askere gittiğim zaman.내 저, 군대갈때
Ben askere gittiğim zaman.När jag ska till lumpen,
Ben askere gittiğim zaman.Quando entro nell'esercito,
Ben askere gittiğim zaman.Saat aku pergi ke wajib militer,
Ben askere gittiğim zaman. Sana o bölümde bir boşluk açacağım.Als ik in het leger ga, zal ik een plek vrijmaken voor jou op de verpleegkunde opleiding.
Ben askere gittiğim zaman. Sana o bölümde bir boşluk açacağım.Cand plec in armata, voi rezerva pentru tine un loc la scoala.
Ben askere gittiğim zaman. Sana o bölümde bir boşluk açacağım.Kiedy pójdę do wojska, oddam ci moje miejsce na kursie pielęgniarskim.
Ben askere gittiğim zaman. Sana o bölümde bir boşluk açacağım.Quand j'irai à l'armée, je te trouverai une place dans ce programme.
Ben askere gittiğim zaman.Wenn ich zur Armee gehe,
Ben askere gittiğim zaman.Όταν πάω στο στρατό,
Ben askere gittiğim zaman.Когда я пойду в армию,
Ben askere gittiğim zaman.عندما أذهب للجيش
Ben askere gittiğim zaman.看護学科の空きを一つ作ってやるよ
Ben bir din adamıyım; yalan konuşmam. Nereye gittiğini bilmiyorum.- Я религиигиозный человек;Не могу лгать.Куда ушла не знаю.
Ben bir din adamıyım; yalan konuşmam. Nereye gittiğini bilmiyorum.أننى رجل دين، لا أستطيع الكذب. أنا لا أعرف أين ذهبت.
Ben bu durumu, yoksulluk üzerine çalışmalar yapmak amacıyla ücra köylere gittiğimde birebir yaşadım.Am resimțit asta profund când am călătorit în sate izolate pentru a studia sărăcia.
Ben bu durumu, yoksulluk üzerine çalışmalar yapmak amacıyla ücra köylere gittiğimde birebir yaşadım.Esto yo lo experimenté más visceralmente cuando viajé a aldeas remotas con el fin de estudiar la pobreza.
Ben bu durumu, yoksulluk üzerine çalışmalar yapmak amacıyla ücra köylere gittiğimde birebir yaşadım.Ich erlebte dies am eigenen Leibe, als ich in abgelegene Dörfer reiste, um die Armut zu untersuchen.