gittiği ile cümle
gittiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayakkabılarını bile giyemiyorsun. Nereye gittiğini sanıyorsun?Tu ne peux même pas mettre tes chaussures, où comptes-tu aller ?
Ayakkabılarını bile giyemiyorsun. Nereye gittiğini sanıyorsun?Дори обувките не можеш да си обуеш.
Ayakkabılarını bile giyemiyorsun. Nereye gittiğini sanıyorsun?لا يمكنكُ حتى لبس حذاؤك , أين تظنين أنكِ ذاهبة؟
Baban mı dedin? Yuttuğun insanların gittiği yeri o biliyordur, değil mi?Twój ojciec będzie wiedział, gdzie są ci, których połknąłeś?
Bakalorya derecelerinin %60'ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış.현재 학사 학위를 받는 학생의 60%는 여성입니다. 이건 큰 변화지요.
Bakalorya derecelerinin %60'ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış.60 відсотків дипломів бакалавра здобувають жінки, а це серйозна зміна.
Bakalorya derecelerinin %60'ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış.60 אחוז מהתארים הראשונים ניתנים לנשים כיום, זו תנודה משמעותית
Bakalorya derecelerinin %60'ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış.نحن نرى ان 60% من حملة درجة البكالريوس اليوم هنُّ من الاناث ! وهذا تغير كبير ..
Bakalorya derecelerinin %60'ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış.顕著な転換です 事実 大学側も女子生徒の
Bana hiç bundan bahsetmedi. Kaçtığını ilk defa işe gittiğimde öğrendim.Il ne m'a jamais dit qu'il voulait s'en aller J'en ai entendu la première fois au travail.
Bana hiç bundan bahsetmedi. Kaçtığını ilk defa işe gittiğimde öğrendim..הוא לעולם לא אמר לי שהוא רוצה לעזוב .שמעתי על זה לראשונה בעבודה
Bana hiç bundan bahsetmedi. Kaçtığını ilk defa işe gittiğimde öğrendim.إنه لم يخبرني بذلك تصورت أنه مسافر للعمل
Barbeküye gittiğinizde soslar masanın tamamını kaplıyor ve sıranın sonu gelmiyor mu?Вы возможно были на барбекю где ингридиенты занимают пол стола И пока вы всё достанете это занимает вечность
Başka birinin evine gittiğinde tam evde gibi hissetmediğini fark ettin mi?Hai mai notato che quando vai a casa di qualcunaltro non ti senti mai al 100% a casa?
Başka birinin evine gittiğinde tam evde gibi hissetmediğini fark ettin mi?¿Te has dado cuenta alguna vez cuando vas a casa de alguien nunca te sientes como cien por cien en casa?
Başka birinin evine gittiğinde tam evde gibi hissetmediğini fark ettin mi?Забелязали ли сте, че когато отиде в нечия друга къща, не се чувствате като у дома си?
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirAltă întâlnire pur incidentală a fost când am mers într-un loc
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirAz is csak véletlen volt, hogy elmentem valahova
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirEen andere toevalligheid, gebeurde toen ik naar een plek ging
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirEine andere zufälligen Begegnung geschah, als ich an einen Ort gegangen bin
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirEtt slumpartat möte var när jag åkte till ett ställe med några vänner.
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirJ'ai eu un autre coup de chance quand je suis allée dans un endroit
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirKejadian lainnya adalah ketika saya pergi ke suatu tempat
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedir또 다른 행운은 제가 그 장소에 갔을때입니다—
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirOutro encontro casual foi quando fui a um sítio.
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirToinen sattuma kävi, kun menin erääseen paikkaan
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirΜια άλλη τυχαία συνάντηση έιναι όταν πήγα σε ένα μέρος
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirמפגש גורלי נוסף הוא כשאני הולכת למקום
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirومصادفة اخري تحدث عندما اذهب لمكان
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedir私はたまたま数人の友達と、違う場所へ行き当たりばったりに車で移動していました。
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe gittiğiniz zaman başlanacaktır.Ansökningen kan tas för behandling först när du besökt beskickningen.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe gittiğiniz zaman başlanacaktır.Ansökningen kan tas för behandling först när du har besökt beskickningen.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe gittiğiniz zaman başlanacaktır.Hakemus voidaan ottaa käsittelyyn vasta sen jälkeen kun olet käynyt edustustossa.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe gittiğiniz zaman başlanacaktır.Hakemus voidaan ottaa käsittelyyn vasta sen jälkeen, kun olet käynyt edustustossa.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe gittiğiniz zaman başlanacaktır.La solicitud no se puede tramitar hasta que no acuda a la legación.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe gittiğiniz zaman başlanacaktır.Votre demande sera traitée uniquement après votre visite au bureau de représentation.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe gittiğiniz zaman başlanacaktır.Заявление принимается в обработку только после вашего посещения представительства.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe gittiğiniz zaman başlanacaktır.من الممكن تداول الطلب فقط بعد أن تكون قد ذهبت إلى الممثلية.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe veya hizmet noktasına gittiğiniz zaman başlanacaktır.Ansökningen kan tas för behandling först när du besökt beskickningen eller tjänstestället.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe veya hizmet noktasına gittiğiniz zaman başlanacaktır.Hakemus voidaan ottaa käsittelyyn vasta sen jälkeen kun olet käynyt edustustossa tai palvelupisteessä.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe veya hizmet noktasına gittiğiniz zaman başlanacaktır.La solicitud no se puede tramitar hasta que no acuda a la legación o a la oficina de atención al público.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe veya hizmet noktasına gittiğiniz zaman başlanacaktır.Votre demande sera traitée uniquement après votre visite au bureau de représentation ou au guichet de Migri.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe veya hizmet noktasına gittiğiniz zaman başlanacaktır.Заявление принимается в обработку только после вашего посещения представительства или пункта обслуживания.
Başvuru işlemlerinize ancak temsilciliğe veya hizmet noktasına gittiğiniz zaman başlanacaktır.من الممكن تداول الطلب فقط بعد أن تكون قد ذهبت إلى الممثلية أو إلى نقطة الخدمات.
"Bay Huf, evinin havaya karışıp gittiğini duyduğuna hiç memnun olmayacak" diye düşündüm."Il signor Huf non sarà contento quando gli dirò che la sua casa è finita da qualche parte nell'atmosfera."
"Bay Huf, evinin havaya karışıp gittiğini duyduğuna hiç memnun olmayacak" diye düşündüm.그래서 저는 "아, 허프씨가 집이 그냥 허공으로 날아가버렸다면 좋아하지 않으실건데..." 라고 생각했죠.
"Bay Huf, evinin havaya karışıp gittiğini duyduğuna hiç memnun olmayacak" diye düşündüm."Meneer Huf zal niet erg blij zijn als ik hem vertel dat zijn huis verdwenen is in het luchtruim ergens."
"Bay Huf, evinin havaya karışıp gittiğini duyduğuna hiç memnun olmayacak" diye düşündüm."Pán Huf nebude veľmi rád, keď mu poviem, že jeho dom sa odporúčal niekam do atmosféry.
"Bay Huf, evinin havaya karışıp gittiğini duyduğuna hiç memnun olmayacak" diye düşündüm."Pan Huf nie będzie zbyt zadowolony, kiedy mu powiem, że jego dom zniknął, rozpłynął się w powietrzu.
"Bay Huf, evinin havaya karışıp gittiğini duyduğuna hiç memnun olmayacak" diye düşündüm."Господин Хъф няма да е много щастлив, когато му кажа, че къщата му е изчезнала другаде, някъде в атмосферата.
"Bay Huf, evinin havaya karışıp gittiğini duyduğuna hiç memnun olmayacak" diye düşündüm.אז חשבתי, "מר הוף לא יהיה כל כך מרוצה כשאני אספר לו שהבית שלו נעלם אי שם באטמוספירה.
"Bay Huf, evinin havaya karışıp gittiğini duyduğuna hiç memnun olmayacak" diye düşündüm.فقلت لنفسي أن السيد "هوف" لن يكون سعيدا حين أخبره بأن بيته أصبح في مكان اخر في الجو.
"Bay Huf, evinin havaya karışıp gittiğini duyduğuna hiç memnun olmayacak" diye düşündüm."ハフさんは よく思わないだろうなあ" どっかに飛んで行ってしまったんだから... 結局わたしは
Bazen işlerin iyi gittiği de oluyordu.A czasem wszystko jest w porządku.
Bazen işlerin iyi gittiği de oluyordu.E a volte le cose funzionano.
Bazen işlerin iyi gittiği de oluyordu.그리고 때로는 모든 것이 정상입니다.
Bazen işlerin iyi gittiği de oluyordu. "Makine muazzam bir şey." "Mükemmel çalışıyor."Và đôi khi mọi thứ đều ổn. " Cái máy này là vẻ đẹo và niềm vui bất diệt." "Máy chạy hoàn hảo."
Bazen işlerin iyi gittiği de oluyordu.Manchmal laufen die Dinge auch gut.
Bazen işlerin iyi gittiği de oluyordu.Néha a dolgok rendben mentek.
Bazen işlerin iyi gittiği de oluyordu.Parfois tout va bien.