gittiği ile cümle

gittiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yerin altına inen ekip bir şeylerin ters gittiğini fark ettiğinde artık çok geçtir.漂流中に一度地球の近くを通り過ぎてしまったことが、発見が遅れる一因となってしまっていた。
Enfeksiyonun gittiğinden emin olmak için kan testleri 3,6,12,24 ve 36 ay süreyle yapılmaya devam edilmelidir.感染の消失を確認するため、一般的に3、6、12、24、36ヶ月後に経過観察の血液検査が行われる。
Arabanın yanına gittiğinde Başkan Yardımcısının kardeşinin çoktan ölmüş olduğunu görür.被害者の遺影に合掌したのち両親と向き合った際、本部長は落涙していたという。
Öğreniminin bir kısmını babasıyla birlikte gittiği ABD'de yaptı.高校は父親とともにアメリカへ留学。
Eğlence devam ederken, geminin ikinci kaptanı bir şeylerin ters gittiğini hisseder.衝突の直前になって両旗艦の艦長は起こってはいけないことが起ころうとしていることを知った。
Hatta cehenneme gittiğinde bile "Bana alev denmedi." diyebilmiştir.仮にゴールしても「惜しい所で、攻め切れませんでした」となる。
Anadolu'ya gelmeden önce hacca gittiği söylenir.アバドンに入る前に身を清める必要があったことを意味している。
Şiir yazmaya, iki kilometre uzaklıktaki okuluna yürüyerek gittiği ilköğretimi sırasında başladı.彼は小学校を卒業した後、6㎞離れた村の中学校まで歩いて登校した。
25 yaşında lisansüstü öğrencisi olarak gittiği Londra’da öykü yazmaya başladı.ロンドン大学を卒業後の25歳から、小説を書きはじめる。
Okula gittiği sıralarda bir takım sınıf arkadaşıyla grubunu kurdu.高校在学時に友人と劇団を結成。
"Gittiğim Yol" "Silkelen!"」 ワリンの声で「リーチよ!
Aralarında "ördeklerin kışın nereye gittiği" konusunda bir muhabbet geçer.ゆきだるま ※ 「どうぶつの森」の冬コースに登場。
Gittiği gün yeni yıl arifesidir.同年、ARWの来日公演を開催。
Müttefik kuvvetler Gotik Hattına gittiğinde, San Marino'lu binlerce sivil mülteciyi kabul etti.当盟军越过哥德防线的时候,圣马力诺接纳了成千上万的平民难民。
Brezilya’ya gittiğinde Portekiz Krallığı kendisine bugün Botafogo olarak bilinen bölgeyi hediye etmiştir.当他前往巴西时,葡萄牙王室授予他今天被称为博塔弗戈的土地。
Bu, ışığın boşlukta suda olduğundan 1.33 kat daha hızlı gittiğini gösterir.表示光在真空中的传播速度是在水中传播速度的1.33倍。
Bir sabah Tommy, Paulie'nin evine gittiğinde kapısını aşık bulur.第二天,汤米前去拿他的那一份钱,去敲宝利家门时,发现宝利死在他家。
Görüyorsun ya, her gittiğimiz yerde mütemadiyen dert, şikâyet dinliyoruz.遇到任何困难,只要你向我呼喊,无论我身在何处,都将向你飞奔而去。
Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.當那人站起來準備離開時,洛克於鏡頭中坐在輪椅上。
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.파리아만에 접하고 있다.
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.처음에는 일부러 그렇게 좋지 못한 의도로 있었다고 그 사람을 의심하고 두려워 했다.
Hepburn Temmuz 1932'de Kaliforniya'ya gittiğinde 25 yaşındaydı.그녀는 1932년 7월에 25세의 나이로 캘리포니아주에 도착하였다.
Annem doğum yapmaya gittiğinde gözlerimde şiddetli yanmalar hissetmeye başladım.어릴 때 아버지가 당구장을 차린 덕분에 일찌감치 당구에 눈을 떴다.
Doom Dimension'a gittiğini düşünmüşlerdir.도야스가 도토미노죠(遠江掾)로 알려져 있었음을 알 수 있다.
Şiir yazmaya, iki kilometre uzaklıktaki okuluna yürüyerek gittiği ilköğretimi sırasında başladı.그는 공학 대학에서 수 km 떨어진 곳으로 이사를 가서 3일간 공학 대학을 다녔다.
Oğlu Arthur okula gittiği için büyükannesi ile birlikte kaldı.알렉스는 부모님에게 학교를 갔다며 거짓말을 한다.
Kasaba başbakan Margaret Thatcher'ın doğum yeri ve Isaac Newton'un okula gittiği yer olarak tanınır.마거릿 대처 전 영국 총리의 출생지이며 아이작 뉴턴이 다녔던 학교가 있는 곳이기도 하다.
Pilot, yolculara her şeyin iyi gittiğini bildirir.다행히 조종사는 무사한 것으로 알려졌다.
Resmi istatistikler 1934 yılında, 2.3 milyon kişinin KdF'nin düzenlediği tatillere gittiğini gösterdi.על פי הנתונים הרשמיים, 2.3 מיליון איש יצאו לחופשת קָה-דֶה-אֶף בשנת 1934.
Benjamin, New York'a Daisy ile tanışmaya gittiği zaman, Daisy'yi başka bir dansçıya aşık olmuş olarak bulur.בנג'מין נוסע מאוחר יותר לניו יורק כדי לפגוש את דייזי בהופעה, ומגלה שהיא התאהבה ברקדן.
Ancak, suyun nereye gittiği sorusu geriye kalmaktadır.השאלה היא מניין הגיעו המים להשקיה.
Buna Babil'den sonra Doğu'ya gittiğini ve muhteşem Buddhayı tanıdığını söyler.לאחר שירותו הצבאי יצא לטיול במזרח הרחוק והכיר את הבודהיזם.
Gittiği yerlerde tanınmaktadır.אם הוא במקום שהוא מפריע לו.
Sanatçı, 1917 yılında İngiliz ve Amerikalı askerlerin gittiği Casino de Paris'te sahneye çıktı.משנת 1917 הוא היה לכוכב ב"קזינו" הפריזאי והופיע בפני חיילים בריטים ואמריקאים.
Çimenliğe tepeciğe gittiğimde her yerde barut kokusu ve duman vardı".ואז הוא די נעלם, והיה אש ועשן בכל מקום".
İlk gittiğinde Benjamin, babası olduğunu belli etmeyen Thomas Button'la tanışır.בנג'מין נפגש גם עם תומאס באטן, אשר אינו חושף כי הוא אביו.
Acıpayam'da ilk yerleşim tarihinin M.Ö. 2000'li yıllara kadar gittiği kesindir.במאזה שכן גם בית הכלא מאזה הידוע לשמצה, עד שנת 2000.
Holmes insanlara onun Kaliforniya'daki akrabalarını ziyarete gittiğini söyler.רופאו ייעץ לו לבקר את משפחתו בניו אינגלנד.
Ayrıca 1998'den beri kiliseye gittiğini eklemiştir.בשנת 1998 הוא הוחזר לרשות הכנסייה.
Bu eşleşmenin sonsuza kadar gittiğini varsayıyoruz(önemli olan nokta burasıdır).ישרים מקבילים הופכים לקוים שמשיקים זה לזה בנקודת האינסוף (כלומר הזווית ביניהם בנקודה זו היא אפס).
Earnshaw burada 14 yaşına kadar gittiği Harehills okuluna kayıt olmuştur.הרשל למד בבית ספר עממי בהנובר עד גיל 14.
Her gittiği yerde Parentucelli, kitap satın alıp kitap toplayıcılığa başladı.אחר כך התחיל להתעסק בהעתקת פיוטים מכל ספר שמצא, ועזב את הישיבה והתחיל קונה ונוסע ומגלה ספרים עלומים.
Onun nereye gittiğini biliyor musun?את יודעת לאן היא הלכה?
Onun nereye gittiğini biliyor musun?אתה יודע לאן היא הלכה?
Onun nereye gittiğini biliyor musun?אתה יודע לאן הוא הלך?
Onun nereye gittiğini biliyor musun?את יודעת לאן הוא הלך?
Hepburn Temmuz 1932'de Kaliforniya'ya gittiğinde 25 yaşındaydı.Хепбърн пристигна в Калифорния през юли 1932 г. на 25-годишна възраст.
Ertesi sabah Abraham uyanır ve Ellen ve çocuklarının gittiğini görür.На следващата сутрин Оливър се събужда и вижда, че майка му и баща му не са му ядосани и се сдобряват.
Litvinenko görüşme sonrası gittiği evinde rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı.На следващия ден здравословното състояние на Литвиненко се влошава и той е приет в болница.
Turne boyunca Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve ilk kez 23 yıl önce gittiği Avustralya'ya gitti.Турнето обхваща територията на САЩ, Европа и за първи път Япония.
Devdas Londra'ya okumaya gittiğinde Paronun tüm arzuları kırgınlığa dönüşür.Докато Дарвин търси жилище в Лондон, пристъпите на заболявания продължават.
Nereye gittiği bilinmemektedir.Къде оди – не знам.
İzleyicilerin çok hoşuna gittiğini görünce fesini o günden sonra sürekli kullanmıştır.След като си хареса партньорка, той сумтейки тръгва след нея, следвайки я продължително.
Vito şaşkınlıkla Leo'ya sorar onun nereye gittiğini.Едуард объркано го пита къде се намира.
Babanın nereye gittiğini biliyor musun?Знаеш ли къде отиде баща ти?
Tom Mary'nin ne zaman gittiğini bilmiyor.Том не знае кога си тръгна Мери.
Neden gittiğini biliyorum.Знам защо си тръгна.
Gittiğim yerde paltoya ihtiyacım olmayacak.Там, където отивам, няма да ми е нужно палто.
Tom'un dokuzdan önce yatmaya gittiğinden emin ol.Бъди сигурен, че Том ще си е легнал преди 9.
Ben hiç siz arkadaşlara ilk kez kampa gittiğim andan bahsettim mi?Споменавал ли съм ви някога, приятели, за първият път, когато отидох на къмпинг?

İlgili Sayfalar