gittiği ile cümle

gittiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İlk gittiğinde Benjamin, babası olduğunu belli etmeyen Thomas Button'la tanışır.Po prvi put upoznaje Thomasa Buttona, koji ne otkriva kako je Benjaminov otac.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Odigrao je jedan susret za Belgiju.
İlk olarak gönderdiği önemli bir kargonun yanlış yere gittiğini öğrenir.Nakon toga odlazi do parkiranog auta za kojeg u tom trenutku saznajemo da je zapravo prazan.
Kurt, kibarca kıza nereye gittiğini sorar.Pristojno je pitao djevojčicu kamo ide, a lakovjerna djevojčica prijateljski mu je odgovorila.
1972'de de, tedavi olmak için gittiği Romanya'da kanserden öldü.Umro je u 62. godini u Rumunjskoj, gdje se liječio od raka kože.
Kendisinin sürekli bir komploya kurban gittiğini savundu.Pao je kao žrtva urote.
1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü.Njegova lijeva orijentacija traje do puta u Sovjetski Savez 1936., odakle se vraća teško razočaran.
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.V tomto okamihu sa asi posádka prvýkrát dozvedela, že niečo nie je v poriadku.
Bu eşleşmenin sonsuza kadar gittiğini varsayıyoruz(önemli olan nokta burasıdır).Páska je dostatočne dlhá (hovorí sa že je nekonečne dlhá).
Ancak, suyun nereye gittiği sorusu geriye kalmaktadır.Otázkou zostávalo kde.
Atina’ya ilk olarak ne şartlar altında gittiği bilinmemektedir.Ni znano kako je prvič prišla v Atene.
Gollum da Bilbo'nun çıkışa gittiğini düşünür ve çıkışa doğru ilerler.Ker Gollum misli, da je Bilbo ušel, zdirja proti izhodu.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Njen oče jo je, ko je bila v osmem razredu, izpisal iz šole.
Küçük Ejder Bruce, hastaneye gittiğinde ölüydü.Beltrame je kmalu po prevozu v bolnišnico umrl.
Karısı, işlerinin kötü gittiğini ve hayaller gördüğünü söylemiştir.Povedal ji je da je vse dobro, ter da se ji je vse le sanjalo.
Ve bu konu Steinhardt’ın her zaman peşinden gittiği bir şeydi.To pa je bilo prav tisto kar je Lindbergh želel.
Mason gittiği bir partide Sheena ile tanışır ve çıkmaya başlarlar.Emily na zabavi spozna Tristo, s katero se tudi poljubita.
Pilot, yolculara her şeyin iyi gittiğini bildirir.Pilotai jam patvirtino, kad viskas veikia puikiai.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Dalyvavo įsiveržime į Belgiją.
1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü.Tačiau 1936 m. nuvykęs į Sovietų Sąjunga smarkiai nusivylė tarybine tvarka.
Formda gittiği 2015 Dünya Atletizm Şampiyonası'nda ise 'dünya şampiyonu' unvanını koruyamadı.2005 m. Pasaulio lengvosios atletikos čempionate sportininkui nepavyko apginti prizininko vardą.
That's Snow Ghost (İşte Kar Hayaleti) Ekibin gittiği yerde bir kar hayaleti vardır.Sniego danga – sniego sluoksnis, susidarantis sningant.
İnsanların öğle yemeğine gittiği saatlerde inişler, öğle yemeğinden dönüşte çıkışlar daha yoğundur.Diena prasideda, kai mokiniai atvyksta į Didžiąją salę pusryčiauti.
Kendisinin sürekli bir komploya kurban gittiğini savundu.Beveik neabejojama, kad jis prisidėjo prie sąmokslo.
Çoban bu koyunun nereye gittiğini merak eder ve koyunu izler.Prisiploję prie žemės, jie seka avių bandą ir valdo ją žvilgsniu.
Gittiği yirmi beşinci bahçede, Winkie yaşlı bir kadınla karşılaşır.Po trylikos bendro gyvenimo metų Aleksandras išėjo pas kitą moterį.
Bu girdap ruhların ölüler dünyası Tuonela'ya gittiği kapıdır.Per jį mirusių sielos patenka į mirusiųjų karalystę – Tuonelą.
Pazar, insanların kiliseye gittiği gündür.Sekmadienis yra diena, kai žmonės eina į bažnyčią.
Gittiği her yerde topluluğun dikkatini çekmiştir.Kõikjal innustas ja toetas ta oma külaskäikudel kohalikku rahvast.
Neyin yanlış gittiğini anlayamamaktadır.Ei ole võimalik teada seda, mis on väär.
Öğreniminin bir kısmını babasıyla birlikte gittiği ABD'de yaptı.Osa oma haridusest omandas ta USA-s.
Bu girdap ruhların ölüler dünyası Tuonela'ya gittiği kapıdır.Pöörlemisel tekkis tuuleiil, mille läbi läksid hinged surnute maale, Tuonelasse (toonelasse).
Diffy ailesi taş devrine gezmeye gittiğinde zaman makinesine gizlice bindi.Kui naaber perekonda hoiatas, õnnestus neil küüditamise ajaks varjuda.
Bu çevredeki köylerden Kurtuluş Savaşı zamanında orduya giyecek gittiği bilinen kayıtlar arasındadır.Seljamägi olnud muistsete sõdade ajal ümbruskonna rahva pelgupaik.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyor당신이 0.1초에서 0.2초로 지연을 늘린다면 지연이 클 수록 더 간지러울 겁니다.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorAhogy haladunk az 1 tizedtől a 2 tized felé, egyre csiklandósabbá válik.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorA když pak prodlevu zvyšujeme z 0,1 na 0,2 vteřiny, lechtivost stále roste.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorA keď potom oneskorenie zvyšujeme z 0,1 na 0,2 sekundy, šteklivosť stále rastie.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorAls je gaat van 0,1 tot 0,2, kietelt het meer aan het eind.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorA medida que va de 0,1 a 0,2, se vuelve mas cosquilloso al final.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorCând treci de la 0.1 la 0.2, gândilatul e mai puternic la sfârșit.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorEn passant de 0.1 à 0.2 secondes, ça chatouille plus à la fin.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorKhi bạn đi từ 0.1 đến 0.2, nó trở nên bị kích thích về phía cuối.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorMentre passiamo da 0,1 a 0,2, soffre ancora di più il solletico.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorMiędzy 0,1 a 0,2 sekundy łaskocze tym bardziej, im większe opóźnienie.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorQuando passamos de 0,1 para 0,2, provoca mais cócegas no final.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorWenn man von 0,1 auf 0,2 geht, wird es zum Ende immer kitzliger
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorΑπό το ένα στα δύο δέκατα του δευτερολέπτου, γίνεται πάλι πιο έντονο.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorЕсли переходим от 0,1 до 0,2, становится более щекотно в конце.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorПреминавайки от 0,1 към 0,2, става по-силно към края.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorЯк ви йдете від 0,1 до 0,2, це стає все більш делікатні в кінці.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorכאשר עוברים מ-0.1 ל-0.2, הרגישות עולה עוד.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorو بذهابنا من 0,1 إلى 0,2، يصبح أكثر دغدغة في النهاية.
0.1'den 0.2'ye gittiğinizde sonunda daha da gıdıklayıcı oluyorさらにくすぐったくなります 0.2秒の遅延になると
0'dan 90 dereceye gittiğimizde çemberin üst noktasına geliriz.90° odpovídá tomuto místu na jednotkové kružnici.
0'dan 90 dereceye gittiğimizde çemberin üst noktasına geliriz.Ihr geht 90 Grad. Wir sind dann hier auf dem Einheitskreis.
0'dan 90 dereceye gittiğimizde çemberin üst noktasına geliriz.Завъртаме на 90 градуса. Сега сме на единичната окръжност.
0'dan 90 dereceye gittiğimizde çemberin üst noktasına geliriz.מסתובבים 90 מעלות. אנו על מעגל היחידה.
10 birim gittiğinizde, 4.50 birim çıkıyorsunuz yukarı. Grafiğimiz bu şekilde görünecek.Když se posunete doprava o 10, musíte se posunout nahoru o 4,50 graf bude vypadat nějak takhle
10 birim gittiğinizde, 4.50 birim çıkıyorsunuz yukarı.Når vi bevæger os 10, stiger vi 4,5.

İlgili Sayfalar