gittiği ile cümle

gittiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonraki yıllarda Elton John'un da gittiği Pinner County Grammer School'da okudu.Frequentò il Pinner County Grammar School, lo stesso liceo dove Elton John studiò qualche anno prima.
Gittiği üniversitede John Taylor ile tanışır.David Smith non frequentò il college.
Film daha çok iki kadının hikâyesi ve hayatlarının gittiği yönle ilgilenir.Il film tratta la storia di 11 donne e il loro intrecciarsi.
Goya'nın da düşes ile birlikte gittiği ve bir süre orada kaldığı düşünülür.Un giorno Perelà incontra la regina e rimane con lei a lungo.
Bazı öykülerde yazar, gerçek hayatta gittiği yerleri ve karşılaştığı gerçek insanları anlattı.Inoltre, egli sceglie spesso di scrivere riguardo a luoghi e persone realmente esistiti.
Köye gittiğinde gördüğü bu olayı anlatır.Forse ne era consapevole quando mi ha vista.
O, bana Amerika'ya gittiğini söyledi.Он мне сказал, что уезжает в Америку.
Tom'un neden bu kadar erken gittiğini merak ettiğine bahse girerim.Готов поспорить, что тебе интересно, почему Фома съебался так рано.
Tom, her şeyin yolunda gittiğinden emin misin?Том, ты уверен, что с тобой всё в порядке?
Tom'un Boston'a ne zaman gittiğini biliyor musun?Вы знаете, когда Том уехал в Бостон?
Holmes insanlara onun Kaliforniya'daki akrabalarını ziyarete gittiğini söyler.Холмс сказал окружающим, что она уехала к родственникам в Калифорнию.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Её отец забрал её из школы, когда она была в восьмом классе.
Clegane gittiğinde Tywin, Arya Stark'ı (Maisie Williams) yemek yemeğe çağırır.Когда Клиган уходит, Тайвин приглашает Арью (Мэйси Уильямс) поесть с ним.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.После перебрался в Бельгию.
Bunalan Homer, Moe'nun Tavernasına gittiğinde Dr. Marvin Monroe'nun Aile Terapi Merkezi reklamlarını görür.Вскоре грустный Гомер оказался в Таверне Мо, где увидел рекламу «Семейной терапии доктора Марвина Монро».
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.В 1945 в качестве секретаря он сопровождал своего отца в Уругвай в его отца, Халяль миссии.
"Kuşlar,senin uzak diyarlara gittiğini söylediler bana."Мы отвечаем: «Они по соседним стойбищам поехали».
Neyin yanlış gittiğini anlayamamaktadır.Разумеется, они поймут, что что-то не так.
Konserlerdeki bilet satışları kötü gittiğinden Prince para kaybetti.Из-за этого билеты на его концерты продавались плохо.
Suçlu gittiğinde Griffinler Quahog'daki evlerine geri döner.Выясняется, что теперь Гриффинам будет непросто попасть обратно домой, в Куахог.
Okula gittiğinde ise çok geç kalmıştır.А в школу я все-таки опоздала.
Gittiği son okul Manhattan'daki Professional Children's School'dur.Потом она поступила в «Professional Children’s School» в Манхэттене.
Bu olayların 4000 yıl önceye kadar gittiği düşünülmektedir.Ты говоришь, что это случилось тысячу лет назад?
Kendisinin sürekli bir komploya kurban gittiğini savundu.Он всегда чувствовал, что был заговор против него.
Krallar Kitabında babası Ahab'ın yolundan gittiği için eleştirilmiştir.Я горжусь своим отцом Книга о Чапаеве за границей .
Gittiği ilk sezonda attığı 21 gol Serie A kulüplerinden Sampdoria'ya transfer olmasını sağladı.В 61 серии «Фома» после своего отъезда дарит им свою квартиру.
Bazı öykülerde yazar, gerçek hayatta gittiği yerleri ve karşılaştığı gerçek insanları anlattı.В своём сочинении упоминает о том, с кем встретился.
Pilot, yolculara her şeyin iyi gittiğini bildirir.Об этом пилот попросил проинформировать пассажиров.
Oğlu Arthur okula gittiği için büyükannesi ile birlikte kaldı.Семилетний Артур остался вместе с бабкой дома, чтобы ходить в школу.
Müdire Nihal, olaya müdahale etmek için gittiği sırada bilinmeyen bir kişi tarafından öldürülür.Там, после пыток с целью выведать цель визита незнакомца, они случайно убивают её.
Dergâha gittiği zaman yedi derviş onu beklemektedir artık.После отступления черкас их преследовали 10 верст.
Bu eşleşmenin sonsuza kadar gittiğini varsayıyoruz(önemli olan nokta burasıdır).Это означает, что выпуклая кривая всегда замкнута (то есть не имеет конечных точек).
Güney'e neden gittiği sorulduğununda Kral'ın Şehri'ne kraliçeyi öldürmeye gittiğini açıklar.Когда они спрашивают, зачем она идёт на юг, Арья признаётся, что идёт в Королевскую Гавань убить королеву.
Babası gezici antikacılık işi ile uğraşıyordu ve gittiği her yere ailesini de sürüklüyordu.Его дед путешествовал по миру и собирал старинные вещи.
Nereye gittiği bilinmemektedir.Никто не знает, куда он делся.
Ana yoldaki bir polis ise yolda küçük akülü bir arabanın gittiğini görür.Из-под днища машины он видит, что приехала полицейская машина.
Gittiği İsrail'de akıcı bir şekilde İbraniceyi öğrendi.Позже, уже самостоятельно выучил иврит.
Ancak, suyun nereye gittiği sorusu geriye kalmaktadır.ومع ذلك، يبقى السؤال الأهم إلى أين ذهب الماء.
Gittiği yerlerde tanınmaktadır.وأصبح معروفا في الأماكن التي يذهب إليها.
Hepburn Temmuz 1932'de Kaliforniya'ya gittiğinde 25 yaşındaydı.وصلت هيبورن إلى ولاية كاليفورنيا في تموز/ يوليو 1932، وهي في سن 25 عامًا.
İlk gittiğinde Benjamin, babası olduğunu belli etmeyen Thomas Button'la tanışır.هناك التقى بنجامين لأول مرة بوالده توماس بوتون لكنه الوالد لم يعرّف بنفسه.
Kendisinin sürekli bir komploya kurban gittiğini savundu.وكما قلت، كانت الشركة ضحية التآمر.
Hatta babasından o kadar nefret ediyor ki; 3. sezonda mezarını ziyarete gittiğinde işemiştir.حتى أنه تبول على قبر والده في الموسم الثالث.
Gittiği her yerde topluluğun dikkatini çekmiştir.وكان يقبل على مشاهدتها الناس من جميع طبقات المجتمع.
Kogelnik abartılı şapkaları ve giysileriyle gittiği her yerde büyüleyici oldu.زوج مدخن تلك القبعات الفظيعة تحريرها.
Ertesi sabah Abraham uyanır ve Ellen ve çocuklarının gittiğini görür.وفي صباح اليوم التالي تعود الجدة، وألاماين قد غادر.
Reytinglerin iyiye gittiği görüldükten sonra kadro yeniden genişledi.لاحظ لورينتز عند عودته، أن السلسلة قد تطورت بشكل مختلف.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.9- رحلته إلى بلجيكا .
7000-6500 yıllarına kadar gittiği tahmin edilmektedir.ويعتقد بأنهُ تكون قبل 7,300 إلى 25,000 سنة.
Bu kişilerin gittiği yerler de İsrail topraklarına katıldığından, mülteci konumunda kaldılar.أولئك الذين يرفضون يمكن أن يبقوا في إسرائيل كمقيمين دائمين.
25 yaşında lisansüstü öğrencisi olarak gittiği Londra’da öykü yazmaya başladı.بدأ بكتابة القصص حينما ذهب إلى لندن لتحضير الدراسات العليا حينما كان عمره 25سنة.
Ancak gittiği ilk iş görüşmesine başarısız olur ve kendisini işe almazlar.ولكن على كل حال، ينبغي عليك ألا تشعر بالاحباط إذا لم تحصل على الوظيفة الأولى التي تقدمت لشغلها.
Gözlemci soldan tek bir ışığın yandığını ve sönmeden önce sağa gittiğini söyledi.يلزم لف المصباح من اليمين إلى اليسار حتى يولج في الدواية.
Polise gittiğinde, polisin aldırmaz ve küçük düşürücü tavırları ile karşılaştı.من أجل البقاء على قيد الحياة في الشوارع، كان عليه أن يتخلى عن خجوله وصفاته الأبرياء.
Sidney 10 yaşına geldiğinde ailesiyle birlikte gittiği Nassau'da Kiliseyle tanıştı.تعلم الشطرنج في سن العاشرة حين كانت عائلته في زيارة للهند.
Henüz nereye gittiğimizi sen bile bilmiyorsun.إلى الآن أنت لا تعلم حتى أين نحن ذاهبون.
Barton randevuya gittiğinde Mayhew sarhoştur ve çılgınca bağırmaktadır.Quando Barton chega, Mayhew está bêbado e gritando loucamente.
Hepburn Temmuz 1932'de Kaliforniya'ya gittiğinde 25 yaşındaydı.Hepburn chegou à Califórnia em julho de 1932, aos 25 anos de idade.
Gittiği yer, ücra bir köydür.No lugar para onde ele vai, ele será um imigrante.
Ekim 2008'de Heide Schmidt gittiğinden sonra, Werner Becher Liberal Forum'un yeni lideri oldu.Desde 2008 que Werner Becher é o líder do Foro Liberal.

İlgili Sayfalar