gittiği ile cümle

gittiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun yerine koşarak gittiğinde Chaney tarafından yakalanır.After racing to her place, he is captured by Chaney.
Bu, Alman filosunun Kuzey Denizi'nin bu kadar batısına gittiği son eylemdi.This was the last occasion on which the German fleet travelled so far west into the North Sea.
Cihazda 4100 mAh batarya bulunur ve cihazın şarjının iki gün gittiği iddia edilmiştir.The phone features a 4100 mAh battery, and is claimed to have two-day battery life.
Mike Starr'ın 15 ila 20 dakika boyunca uçak banyosuna gittiği görüldü.Mike Starr was seen going to the plane bathroom for 15 to 20 minutes.
Ailenin geri kalanının onunla mı gittiği yoksa Hindistan'da mı kaldığı kesin değildir.[4]Whether the rest of the family went with him or stayed in India is unsure.[13]
Djebar'ın babası gittiği bir ilkokul olan Mouzaïaville'de ona Fransızca öğretti.Djebar's father taught French at Mouzaïaville, a primary school she attended.
Her piyon hamlesi, piyonun gittiği yeni kare tarafından tanımlanır.Each pawn move is defined by the new square occupied by the pawn.
Sang-man onlardan kurtulmaya çalışır ama gittiği her yerde hayaletler onu takip eder.Sang-man tries to get rid of them, but ghosts haunt him everywhere he goes.
Ancak iade etmeye gittiğinde çete silahı almaz ve saklamaları için onları zorlar.He is forced to keep it himself, however, when a Rottweiler is set on him in his car.
Eğitimine Tiflis'te, seçkin insanların oğullarının gittiği Georgian Gymnasium'da başladı.Javakhishvili began his schooling in Tbilisi at the Georgian Gymnasium for sons of the gentry.
Henry'ye olanları anlatır ve neden hastaneye gittiğini sorar.She tells Henry what happened and asks why he went to the hospital.
Danimarka-Norveç'in üniversite ve kültür merkezi, genç erkeklerin okumaya gittiği Kopenhag'dı.Ibsen characterized this period as "Four Hundred Years of Darkness".
Gittiği diğer tek yer ise Banbury'dir. [7]The only other place he has been to is Banbury.[7]
Dong-hoon'un ara sıra gittiği barın sahibi, Dong-hoon'un arkadaşı.Owner of Jung-hee's Bar, friends with Dong-hoon.
Hermafroditos onun gittiğini zannedince soyundu ve boş havuzun sularına girdi.When he thought she had left, Hermaphroditus undressed and entered the waters of the empty pool.
Jeong Woo, Park Yi'yi Hye-young'dan özür dilemeye gittiğinde görmüştür ve onu tanır.Jeong Woo came to know Park Yi as Hye-young's friend when he had gone to apologise to her.
Hyka, lise ve üniversiteye gittiği Tiran'da doğup büyüdü.Hyka was born and raised in Tirana, where he went attended high school as well as university.
Sahibi daha sonra acil bir durum için eve gittiğini söyledi.The owner later claimed to have gone home on 14 August 2006 to address an emergency.
Mardavij Ocak 935'te suikasta kurban gittiği için bu tanınma kısa sürdü.This recognition proved short-lived, as Mardavij was assassinated in January of 935.
MÖ 4000'de Avustronezyalı dili konuşanlar gelene kadar insanların Pasifik'te gittiği en uzak yerdi.It was the furthest humans went in the Pacific until Austronesian speakers arrived c.
Gittiğinde seni özleyeceğim.Wenn du gehst, wirst du mir fehlen.
Tom neyin yanlış gittiğini bilmiyor.Tom weiß nicht, was schieflief.
Tom nereye gittiğini söylemedi.Tom sagte nicht, wo er hinging.
Ben idealistim. Nereye gittiğimi bilmiyorum ama yolumdayım.Ich bin ein Idealist. Ich weiß nicht wohin ich gehe, aber ich bin unterwegs.
Onun nereye gittiğini biliyor musun?Weißt du, wo er hingegangen ist?
O gittiğinden beri onu çok özlüyoruz.Nun, da er weg ist, fehlt er uns sehr.
Gittiğin yerde buna ihtiyacın olmayacak.Dort, wo du hingehst, wirst du es nicht brauchen.
Tom'un ve arkadaşlarının nereye gittiğini biliyor musun?Weißt du, wohin Tom und seine Freunde gegangen sind?
Tom'un ve arkadaşlarının nereye gittiğini biliyor musunuz?Wissen Sie, wo Tom und seine Freunde hingegangen sind?
Lütfen bana nereye gittiğimizi söyle.Sag mir bitte, wohin wir gehen!
Tom'un Boston'a gittiği doğru mu?Stimmt es, dass Tom nach Boston fährt?
Tom'un genellikle hangi berbere gittiğini biliyor musun?Weißt du, zu welchem Friseur Tom für gewöhnlich geht?
Sen gittiğinden beri burada bir sürü şey oldu.Seit du weggegangen bist, ist hier so einiges passiert.
Tom Mary'nin nereye gittiğini biliyor.Tom weiß, wohin Maria gegangen ist.
Onlar geçen yıl birlikte tatile gittiğimiz yerde bir ev satın aldılar.Sie haben dort, wohin wir letztes Jahr zusammen in Urlaub gefahren sind, ein Haus gekauft.
Tom'un neden Boston'a gittiğini bilmiyorum.Ich weiß nicht, warum Tom nach Boston gefahren ist.
Gerçek dostun, herkes gittiğinde gelir.Ein wahrer Freund kommt, wenn alle anderen gehen.
Tom'un gittiği okul yeni bir Fransızca öğretmeni arıyor.An der Schule, auf die Tom geht, wird ein neuer Französischlehrer gesucht.
Ekip oraya gittiğinde Dr. Jekyll'la karşılaşır.Nach der Operation kann Dr. Jekyll dann doch noch erscheinen.
İhanet edenler ve döneklerin gittiği yerdir.Sie dienten als Handelswege und Heerstraßen.
Belçika'ya gittiğimde görüşüyoruz.Wiedersehen in Paris.
Öldükten sonra suçluların cezalandırılmak üzere gittiği yerdir.Nach der Hinrichtung werden die Toten gehäutet.
Mason gittiği bir partide Sheena ile tanışır ve çıkmaya başlarlar.Mason besucht eine Party und lernt dort Sheena kennen.
Kulübe gittiğinde odada sadece Monika vardır.Nach der Hochzeit ist Camille allein in ihrem Zimmer.
Kendisinin sürekli bir komploya kurban gittiğini savundu.Offenbar wähnte er sich als Opfer eines Komplottes gegen sich.
Gittiği İsrail'de akıcı bir şekilde İbraniceyi öğrendi.Bei seinen Besuchen beim Vater in Israel lernte er fließend Hebräisch.
Okula gittiğinde ise çok geç kalmıştır.Nur zur Schule kommt er dabei wieder zu spät.
Bu tedavi için gittiğinde ünlü bestekâr Johann Friedrich Reichardt tarafından konukseverlikle ağırlanmıştır.Bei dieser Gelegenheit wurde er von dem Komponisten Johann Friedrich Reichardt gastfreundlich aufgenommen.
Salzburg'a gittiğiniz zaman eğer vaktiniz varsa Tomaselli'de kahve içmenizi tavsiye ederiz.Nachdem sie Chow beruhigen können, beschließen sie in einer Karaokebar etwas zu trinken.
Gidersen, yasalar gittiğini öğrenir).Das tritt dann ein, wenn sie die Regeln entdecken.
Keşişlerle iyi ilişkileri sonraki dönemlerde de sürdü ve defalarca gittiği sürgünlerde hep onları buldu.Auch später pflegte er guten Kontakt mit den Mönchen und fand mehrmals bei ihnen Asyl.
Bu haliyle gittiği Stella'nın partisinde herkesi şaşkınlığa uğratır.Dort geraten sie überraschenderweise an Paulas Mann.
Eğer gittiğiniz kişi saldırıya uğrarsa ölmeyecektir.Wer sich ihm nicht beugt, wird getötet.
Doktor, ilk başta bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmişti.Letztere legt nahe, dass der Ablauf im Vornherein abgesprochen war.
Gollum da Bilbo'nun çıkışa gittiğini düşünür ve çıkışa doğru ilerler.Gollum begibt sich zum nächsten Ausgang und hofft Bilbo dort zu erwischen.
Mitsuki Amerika’ya gittiği zaman kalbi kırılmıştı çünkü Eichi’ye gerçek hislerini söyleyememişti.Mitsuki weist Takuto aber zurück, da ihr Herz nur Eichi gehört.
Gittiği üniversitede John Taylor ile tanışır.John Taylor besuchte vorbereitende Schulen.
Pilot, yolculara her şeyin iyi gittiğini bildirir.Die Piloten lobten das gute Flugverhalten.
Şan eğitimi için gittiği Viyana'da tesadüfen tiyatro çalışmalarına başladı.Nach seiner Ausbildung begann er seine Schauspielkarriere in Wien am Theater.
Kanada'ya gittiğinde de, Metodist Kilisesi'nin bir üyesi olarak kaldı.Auch als Erwachsene ist Clinton bekennendes Mitglied der United Methodist Church.

İlgili Sayfalar