Bir yıl sonra Ukek'e gitmişler ve Buhara'ya devam etmişlerdir.A year later, they went to Ukek and continued to Bukhara.
Geri kalanlar ise muhtemelen Urartu'nun çöküşünden sonra tamamen ortadan yok olup gitmişlerdir.We can say that they disappeared only after fulfilling their goals in full measure.
Kocası ve o Afgan Savaşı Savaşı sonrası 1919'da Kabil'e gitmişlerdi.She and her husband were living in the Wirral again by 1939.
İkinci bölümde ise yanlış otobüse binip Kaya Kasabası'na gitmişlerdir.On the first hill he got off his bike and sat by the roadside.
Neredeyse yerine Hatter görmek için gitmişlerdi diliyoruz! ' >I almost wish I'd gone to see the Hatter instead!' >
Neyse, bir uzmanı görmeye gitmişler, annesi ile birlikte.(Laughter) Anyway, she went to see this specialist.
Taa Lanka'ya kadar gitmişler.It went all the way up to Lanka.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.They had melted like snowballs on a hot stove.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler."But this people has a revolting and a rebellious heart; they have revolted and gone.
İsanın öğrencileri yiyecek satın almak için kente gitmişlerdi.For his disciples had gone away into the city to buy food.
Allah, Meryem oğlu Mesih'tir. diyenler küfre gitmişlerdir.Verily they are unbelievers who say: "The Messiah, son of Mary, is God."
And olsun ki kendi kendilerine büyüklenmişler, azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.They are full of self-conceit and behave with intense arrogance.
Derken, arkalarını çevirip gitmişlerdi onlar.But they turned their backs on him and went away.
Ben, sapıp gitmişleri yardımcı edinecek değilim.I would not take as helpers those who lead (men) astray.
Andolsun ki onlar kendileri hakkında kibire kapılmışlar ve azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.They are full of self-conceit and behave with intense arrogance.
Elçileri kendilerine açık delillerle gitmişlerdi, ancak onlar inanmayı reddetmişlerdi.Their apostles had brought clear proofs to them, yet they never believed.
Kendi kendilerine büyüklük taslamışlar ve azgınlıkta pek ileri gitmişlerdi.They are full of self-conceit and behave with intense arrogance.
Elçileri kendilerine apaçık belgelerle gitmişlerdi.There came unto them their apostles with evidences.
İşte böylece, geçip gitmişlerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz.Thus We relate to you (O Muhammad SAW) some information of what happened before.
Elçileri onlara apaçık delillerle gitmişlerdi.And Allah's Messengers came to them with Clear Signs.
Bunlar, sana haberlerini aktardığımız toplumlardır. Elçileri, onlara apaçık delillerle gitmişlerdi.Those villages We narrate their news to you.
Nausikaa ve nedimeleri çamaşır yıkamak için sahile gitmişlerdir.Nausicaä and her handmaidens go to the seashore to wash clothes.
Fransız Devrimi'nin 1793 yılında şiddetini arttırmasıyla birlikte kaybolup gitmişlerdir.They faded away after the French Revolution reached a violent stage in 1793.
Lange Thompson ile tanıştığında, Hill ve Thompson'ın oğulları arabalarını tamir ettirmeye gitmişler.When Lange met Thompson, Hill and Thompson's sons were out looking to get their car fixed.
Ayrıca fotonlar , ya bir yoldan ya da diğer yoldan gitmişlerdir.Einzelne Photonen müssen also entweder den einen oder den anderen Weg genommen haben.
Annesi ile kazandığı bale bölümüne gitmişlerdir.Pamela wird der Truppenabteilung ihrer Mutter zugeordnet.
Geri kalanlar ise muhtemelen Urartu'nun çöküşünden sonra tamamen ortadan yok olup gitmişlerdir.Diese flohen daraufhin unter Zurücklassung allen schweren Gerätes.
Japon Elçiliği Papa Paul V ile Roma'da Kasım 1615'te görüşecekleri İtalya'ya gitmişlerdir.L'ambassade japonaise arrive en Italie où elle rencontre le pape Paul V à Rome en novembre 1615.
Eski insanlar bu verimli topraklara yerleşmişler ve bu yerlerden bilinmeyen bir sebepten dolayı gitmişlerdir.Les habitations se sont déplacées vers le lieu actuel pour une raison inconnue.
Muhacirlerin terk ettikleri gibi Ulu çukurlular da adeta geri dönmemek üzere gitmişlerdir.So secretly like wrongs hushed-up, they went.
Yıl 2008'dir ve 3 karakter kendi yollarına gitmişlerdir.Ahora es 2008, y los dos personajes han tomado caminos diferentes.
Japon Elçiliği Papa Paul V ile Roma'da Kasım 1615'te görüşecekleri İtalya'ya gitmişlerdir.La misión japonesa llegó a Italia, donde podrían conocer al papa Paulo V en Roma en noviembre de 1615.
Bunun da etkisiyle, İran'daki bazı Kürtler ana dillerinde eğitim görmek amacıyla Irak'a gitmişlerdir.Consecuentemente, muchos kurdos iraníes han marchado a Irak, donde pueden estudiar en su idioma nativo.
Annesi ile kazandığı bale bölümüne gitmişlerdir.Asimismo, estudió clases de ballet impartidas por su madre.
İkisi beraber General Grievous'u yakalamak için Utapau'ya gitmişlerdir.Más adelante, Obi-Wan viaja a Utapau para capturar al general Grievous.
İkinci Haçlı Seferi (1147) sırasında da, Fransa’daki Yahudiler sık sık katliamlara kurban gitmişlerdir.Nel Seconda Crociata (1147) gli ebrei in Francia furono oggetto di massacri frequenti.
Yedi yaşından beri en iyi arkadaş olan Paul ve Dave, ayrıca birlikte sinema okuluna gitmişlerdir.È il migliore amico di Dave e Brad sin dai tempi del college.
Daha sonra aile İngiltere'ye taşınmış, babanın 1912 yılında vefat etmesiyle ise Viyana'ya gitmişlerdir.La sua famiglia si è successivamente trasferita in Inghilterra, in seguito alla morte del padre nel 1928.
'Haunted' bölümünde de Noah, Rex ve Annie ile perili eve gitmişlerdir.Alla spiaggia, arrivano anche Antonio, Anna e i ragazzi.
Mehmet Hoca ve ailesi köydeki çocukları okutmaya gitmişlerdir.TK e Matt vanno a visitare la loro nonna in campagna.
Muhacirlerin terk ettikleri gibi Ulu çukurlular da adeta geri dönmemek üzere gitmişlerdir.Terminato però il racconto, anche i topi si allontanano senza più ritornare.
Daha sonra Rocky'nin evine gitmişlerdir ve orada kaynaşıp flört yaşamaya başlamışlardır.Они вернулись к дому Лори, чтобы почиститься и выпить.
Sünger Bob ve Patrick, uçaklarını denemek için oraya gitmişlerdir.Однажды туда пытались долететь Губка Боб и Патрик, чтобы найти инопланетян.
Sadrazam ise şehirdeki konağına ve yanındaki askerlerde şehir kışlalarına gitmişlerdi.Пачкуля путешествовал с друзьями в Солнечный город.
Muhtemelen Cebelitarık'a sonradan gitmişlerdir.Вероятно, позднее стал сеньором Беленуа.
Japon Elçiliği Papa Paul V ile Roma'da Kasım 1615'te görüşecekleri İtalya'ya gitmişlerdir.ذهب البعثة اليابانية إلى إيطاليا واستطاعوا أن يقابلوا البابا بولس الخامس في روما في نوفمبر من عام 1615 م.
Miken Uygarlığı'nın çöküşünden (MÖ 1200) sonra Ege'deki bazı mülteciler Kilikya sahillerine gitmişlerdir.وأنه عقب انهيار الحضارة الميسينية "1200 قبل الميلاد" قدِم بعض اللاجئين من بحر إيجة حتى سواحل كليكيا.
Bir yıl sonra Ukek'e gitmişler ve Buhara'ya devam etmişlerdir.Um ano depois, eles vão para Ukek e seguem para Bucara.
Yedi yaşından beri en iyi arkadaş olan Paul ve Dave, ayrıca birlikte sinema okuluna gitmişlerdir.Pete e Dan, aliás, são amigos desde os 5 anos de idade, quando estudaram juntos no mesmo colégio.
Kocası ve o Afgan Savaşı Savaşı sonrası 1919'da Kabil'e gitmişlerdi.Posteriormente, Sofie e o seu filho tiveram de fugir após a invasão da Polónia em 1939.
Ziggy onu çölde bulmuştur birlikte Corinh şehrine gitmişlerdir.Hij vond Ziggy, en nam hem mee naar Corinth.
Günlerden bir gün kızlar dereye balık tutmaya gitmişler.Samen gingen ze elke dag naar de zee om vissen te vangen.
Angelus ve Darla gittikleri her yere birlikte gitmişlerdir.Hierna namen Angelus en Darla haar mee op hun moorddadige reizen.
Çünkü şef ve adamları, bebeği aramaya gitmişlerdir.De bewakers verplichtten de broeders de pater te zoeken.
Muhtemelen Cebelitarık'a sonradan gitmişlerdir.Najprawdopodobniej pozostali oni jednak w Bydgoszczy.
Daha sonra yokolup gitmişlerdir.Później podniosłem się.
Mehmet Hoca ve ailesi köydeki çocukları okutmaya gitmişlerdir.Але вдома його зустрічає Мегара і діти в жалобі.
Günlerden bir gün kızlar dereye balık tutmaya gitmişler.Jednoho dne se dva muži z vesnice rozhodli jít lodí na ryby.
İkinci Haçlı Seferi (1147) sırasında da, Fransa’daki Yahudiler sık sık katliamlara kurban gitmişlerdir.În timpul celei de-a Doua Cruciade (1147) evreii din Franța au fost supuși unor frecvente masacre.
Bunlar sonradan köyden gitmişler.Pentru un timp au rătăcit din sat în sat.