Bir adam psikiyatriste gitmiş.Приходит мужик к психиатру.
Bir adam psikiyatriste gitmiş.בחור נכנס לפסיכיאטר.
Bir adam psikiyatriste gitmiş.لقد ذهب شخص الى طبيب نفسي
Bir adam psikiyatriste gitmiş.精神科医に「きちがいだ」と言われ
Bir aile gezisiyle Karayipler'e gitmiştik... ve alçaktan adaların üzerinden uçmuştuk.Ik vloog in een klein vliegtuig laag over de eilanden.
Bir aile gezisiyle Karayipler'e gitmiştik... ve alçaktan adaların üzerinden uçmuştuk.캐리비안 해로 가는 가족 여행이었는데요, 섬들 위로 작은 비행기를 타고 낮게 날아 다녔습니다.
Bir aile gezisiyle Karayipler'e gitmiştik... ve alçaktan adaların üzerinden uçmuştuk.leciałem nisko, małym samolotem.
Bir aile gezisiyle Karayipler'e gitmiştik... ve alçaktan adaların üzerinden uçmuştuk.letěl jsem v malém letadle nízko nad ostrovy.
Bir aile gezisiyle Karayipler'e gitmiştik... ve alçaktan adaların üzerinden uçmuştuk.זה היה טיול משפחתי לקריביים, וטסתי במטוס קטן מעל האיים.
Bir aile gezisiyle Karayipler'e gitmiştik... ve alçaktan adaların üzerinden uçmuştuk.كانت رحلة عائلية فوق الكاريبي وقد حلقت بطائرة صغيرة على ارتفاع منخفض فوق هذه الجزر
Bir aile gezisiyle Karayipler'e gitmiştik... ve alçaktan adaların üzerinden uçmuştuk.僕が見たのは 丘や 谷
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Aivan yllättäen, hän olikin pois.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Không một lời nói trước, tôi nhận ra anh ấy đi rồi.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.N-am bănuit nimic, dar el plecase deja.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Ohne Bescheid zu sagen, ich fand, er war weg.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Okolo soumraku bez varování, zjistím že je pryč.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Sans crier gare, j'ai découvert qu'il était parti...
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Sem aviso, eu achei que ele tinha ido embora.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Senza preavviso, ho scoperto che se n'era andato.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Utan förvarning var han borta.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Without a warning, I found he was gone.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Without a warning, I found he was gone.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.Но знак аз нямах, че бе хлопнал вратата.
Birdenbire baktım ki, o gitmişti.どうして? 何で? こんなの今まで無かったのに
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Ai avut o intalnire pentru casatorie?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Cậu đi xem mặt à?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Du hade ett giftemåls möte?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Du hattest ein Verlobungstreffen?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Had jij een afspraak voor een gearrangeerd huwelijk?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Hai avuto un appuntamento per un matrimonio combinato?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Kau ada pertemuan penikahan? (perjodohan???)
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Miałeś spotkanie małżeńskie?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Si bil na poročnem sestanku?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Tu avais un rendez-vous arrangé ?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Πήγες σε συνάντηση για συνοικέσιο;
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?Ты ходил на свидание?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?היה לך דייט למטרת נישואים?
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?أذهبت إلى لقاء زواج مدبر؟؟
Bir evlilik görüşmesine mi gitmiştin ?ああ
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Am mers la școală într-o zi și copiii nu m-au lăsat să joc cu ei basketball.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Egy nap bementem az iskolába, és a srácok nem hagyták, hogy kosarazzak velük.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Eines Tages ließen die Kids in der Schule mich nicht mit ihnen Basketball spielen.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Fui para a escola, um dia, e os miúdos não me deixavam jogar basquete com eles.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Jag kom till skolan en dag och mina kompisar lät mig inte vara med och spela basket.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Jednoho dne jsem šla do školy a děti mi nedovolily hrát s nimi basketbal.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Jeg gik i skole en dag og børnene ville ikke lade mig spille basketball med dem.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Je suis allée à l'école, un beau jour, et les gamins ne voulaient pas que je joue au basket avec eux.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.어느 날 제가 학교에 갔을 때 친구들은 절 농구에 껴 주지 않더군요.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Któregoś dnia w szkole chłopcy nie pozwolili mi zagrać z nimi w kosza.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Một ngày nọ tôi đi đến trường và tụi bạn không thèm cho tôi chơi bóng rổ với chúng nữa.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Nekega dne sem šla v šolo in otroci mi niso pustili, da bi z njimi igrala košarko.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Op een dag ging ik naar school en de kinderen wilden niet met me basketballen
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Suatu hari saya berangkat sekolah dan anak-anak lain tidak membiarkan saya untuk bermain basket bersama.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Un día fui a la escuela y los chicos no me dejaron jugar baloncesto con ellos.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Un giorno, a scuola, gli altri bambini non volevano farmi giocare a basket.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Πήγα μια μέρα στο σχολείο και τα παιδιά δεν με άφηναν να παίξω μπάσκετ μαζί τους.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Един ден отидох на училище и децата не ми дадоха да играя баскетбол с тях.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Одного дня я прийшла до школи, а діти не дозволили мені грати з ними баскетбол.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.הלכתי לביה"ס יום אחד, והבנים לא נתנו לי לשחק איתם כדורסל.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.ذهبت للمدرسة ذات يوم، والأولاد لم يسمحوا لي بلعب كرة السلة معهم