Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Kiedy wydobyliśmy jego ciało, odkryliśmy, co poszło nie tak.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;그의 시신을 발견했을 때 무엇이 잘못되었는지를 파악해봤습니다.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Lorsque nous avons récupéré son corps, nous avons compris ce qui avait mal tourné.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Quando recuperammo il suo corpo scoprimmo cosa andò storto.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Toen we zijn lichaam ophaalden, zagen we wat er was misgegaan.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Όταν βρήκαμε τo σώμα του καταλάβαμε τι είχε πάει στραβά.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Когато намерихме тялото му, разбрахме какво се е объркало.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Когда мы подняли его тело на поверхность, мы поняли, что произошло.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Коли ми підняли його тіло на поверхню, ми зрозуміли, що пішло не так.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;כאשר חילצנו את הגופה שלו, הבנו שהוא טעה.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;عندما عثرنا على جثته، تبين لنا أنه توفي بالخطأ.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;彼は単純なミスをしたのです
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.As coisas podem correr mal.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Có thể sự việc bất thành.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Ehkä asiat menevät pieleen.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Lehet, hogy nem úgy sikerült.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Les choses peuvent mal se passer.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Misschien gaan er dingen mis.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Może coś poszło źle.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Mungkin hal-hal menjadi salah.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Och vilket ansvar har vi sedan?
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Poate lucrurile nu merg bine.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Puede que nos equivoquemos.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Qualcosa potrebbe andare storto.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir. Ve böylece, sonunda, bizim sorumluluklarımız nelerdir?일이 잘못 될수도 있습니다. 그렇다면, 그 다음에는 우리의 책임은 무었인가요?
Belki birşeyler yanlış gitmiştir. Ve böylece, sonunda, bizim sorumluluklarımız nelerdir?אולי דברים השתבשו. וכך, אחרי זה, מהי האחריות שלנו?
Belki birşeyler yanlış gitmiştir. Ve böylece, sonunda, bizim sorumluluklarımız nelerdir?ربما تسير الاشياء في اتجاه غير سليم,وبعد ذلك ما هي مسئوليتنا؟
Belki birşeyler yanlış gitmiştir. Ve böylece, sonunda, bizim sorumluluklarımız nelerdir?私たちは何をするべきなのか?
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Vielleicht etwas geht schief.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Ίσως τα πράγματα πάνε στραβά.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Може би нещата се объркват.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Ситуация может выйти из под контроля.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir.Ситуація може вийти з-під контролю.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikAls ich etwa sechs Jahre alt war, ging ich mit meiner Mutter und meinem Bruder Schuhe kaufen.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikCând aveam vreo 6 ani m-am dus la un magazin de pantofi cu mama și fratele meu.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikCuando tenía unos seis años, fui a una zapatería con mi madre y mi hermano.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikEt après avoir acheté nos chaussures, le vendeur nous a dit qu'on pouvait avoir chacun un ballon.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikHoe werd een ziekte een identiteit?
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikKhi tôi có lẽ được 6 tuổi, Tôi đi mua giày với mẹ và em trai.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikKiedy miałem może sześć lat, poszliśmy z mamą i bratem kupić buty.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştik제가 여섯살이던 무렵 저는 어머니와 남동생과 함께 신발 가게에 갔습니다.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikNapríklad, keď som mal 6 rokov, šiel som do obuvy s mojou mamou a bratom.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikQuando avevo forse 6 anni, andai in un negozio di scarpe con mia madre e mio fratello.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikTalán hat éves voltam, amikor egy cipőboltba mentünk édesanyámmal és a testvéremmel.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikΌταν ήμουν περίπου έξι ετών, πήγα σ' ένα μαγαζί με παπούτσια με τη μητέρα και τον αδερφό μου.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikКогда мне было шесть лет, мы с моим братом и нашей матерью отправились в обувной магазин.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikКоли мені було десь 6 років, я пішов до взуттєвої крамниці разом із мамою і братом.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikכשהייתי אולי בן שש, הלכתי לחנות נעליים עם אמי ואחי,
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştikعندما كان عمري حوالي ال6 سنوات، ذهبت مع أمي وأخي إلى محل أحذية.
Ben henüz altı yaşındayken annem ve abimle ayakkabıcıya gitmiştik母と弟と一緒に 靴屋へ行きました 靴を買った後
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Az én barna kenyér hamarosan eltűnt.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Il mio pane marrone presto sarà andato.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Mein braunes Brot wird bald verschwunden sein.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Meu pão marrom em breve terá ido.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Mijn bruine brood zullen binnenkort verdwenen.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Min bruna bröd är snart borta.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Mi pan negro pronto se habrá ido.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Mit rugbrød vil snart være væk.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Moja črni kruh bo kmalu odšel.
Benim esmer ekmek yakında gitmiş olacak.Môj chlieb bude čoskoro preč.