"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Ale bude pryč, než se můžete dostat ho do nemocnice."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Ale on będzie się wcześniej można dostać go do szpitala."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Bo Ampak on je odšel, preden lahko spraviti v bolnišnico."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Dar el va fi plecat înainte de a vă puteţi-l ducem la spital."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""De lesz ment, mielőtt rávenni, hogy kórházba."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""He'sa勇敢な仲間は、"女性は言った。 "彼らは女性の財布を持ってしまい、
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""당신이 병원에 갈수하지만 그는 사라져 버릴 겁니다."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Maar hij zal weg zijn voordat je hem naar het ziekenhuis."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Mais il serai parti avant que vous puissiez lui faire à l'hôpital."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Ma lui se ne andrà prima di portarlo in ospedale".
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Mas ele vai ter ido embora antes que você possa levá-lo ao hospital."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Men han kommer vara borta innan du kan få honom till sjukhuset."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Men han vil være væk, før du kan få ham til hospitalet."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Mutta hän on mennyt ennen kuin voit saada hänet sairaalaan."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Pero él se ha ido antes de que pueda llevarlo al hospital."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Tapi dia akan pergi sebelum Anda bisa membawanya ke rumah sakit."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Tuy nhiên, ông sẽ được đi trước khi bạn có thể có được anh ta đến bệnh viện."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Αλλά αυτός θα πρέπει να περάσει πριν από εσάς να τον πάνε στο νοσοκομείο."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Але він ще був до вас може отримати його в лікарню".
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Но он еще был до вас может получить его в больницу".
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Но той ще отиде преди да можете да го получите в болница."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""אבל הוא כבר לא נהיה כאן לפני שתוכל לקחת אותו לבית חולים".
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak."واضاف "سوف يكون ذهب ولكن قبل أن تتمكن من الحصول عليه الى المستشفى."
Amaz'd değil durun. Isen, prens azap ölüm sana. Bu nedenle, uzakta, gitmiş olacak!amaz'd되지하라. 너는 예술 촬영한 경우 왕자는 파멸로 죽음을 그대합니다. 따라서 거리에 사라져!
Amaz'd değil durun. Isen, prens azap ölüm sana. Bu nedenle, uzakta, gitmiş olacak!לא תעמוד המום. הנסיך יהיה אבדון אותך למוות אם הנך נלקח. לפיכך, להיעלם, מכאן!
Amaz'd değil durun. Isen, prens azap ölüm sana. Bu nedenle, uzakta, gitmiş olacak!لا تقف amaz'd. سوف الأمير عذاب الموت اليك اذا انت الفن اتخاذها. وبالتالي ، يكون ذهب بعيدا!
Amaz'd değil durun. Isen, prens azap ölüm sana. Bu nedenle, uzakta, gitmiş olacak!ロミオOは、私は幸運のばかだ!
Amcamla birlikte "Aguner Poroshmoni" filmini izlemeye gitmiştik.A nagybátyám és én elmentünk megnézni az Aguner Poroshmoni című filmet.
Amcamla birlikte "Aguner Poroshmoni" filmini izlemeye gitmiştik.Mi tío y yo fuimos a ver “Aguner Poroshmoni”.
Amcamla birlikte "Aguner Poroshmoni" filmini izlemeye gitmiştik.ذهبت أنا وعمي لمشاهدة فيلم "آجنر بوروشموني".
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Aber wenn sie versiegen, wird auch das meiste Trinkwasser wegfallen.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Ale až zmizí, zmizí i spousta pitné vody.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Ale kiedy lodowce czasowo zanikną, to samo stanie się z większością wody pitnej.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.C'est autant d'eau potable de perdue.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Dar cand dispar, asa se intampla si cu apa potabila.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Keď však odtečú, odíde s nimi aj väčšina pitnej vody.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.얼음이 다 녹아버리면, 식수도 고갈될 것입니다.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Maar wanneer ze verdwijnen, verdwijnt ook het drinkwater.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Mas quando eles se esvaírem, com eles perde-se grande parte da água potável.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.När de försvinner, gör mycket av dricksvattnet det också.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Når der ikke er mere at smelte, så forsvinder drikkevandet.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Nhưng khi chúng cạn kiệt, thì nước uống cũng không còn.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Pero cuando se vayan, también lo hará gran parte del agua.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Però quando diminuisce, lo stesso accade all'acqua potabile.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Tetapi, begitu sungai ini hilang, air minumnya juga akan hilang.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Αλλα όταν τελειώσουν, θα τελειώσει και αρκετό από το πόσιμο νερό.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Але коли потоки зменшуються, з ними зменшується і кількість питної води.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Но когато те си отидат, си отива и питейната вода.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Но когда уменьшаются потоки, с ними уменьшается и количество питьевой воды.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.אבל כשהם יעלמו כך גם יקרה למי השתייה.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.لكن عندما تذهب، كذلك تذهب الكثير من مياة الشرب.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.カリフォルニアのシエラ山脈では
Ardından da bir erkeğin evine gitmişti.Então foi para a casa de um rapaz.
Ardından da bir erkeğin evine gitmişti.남자 선배네 집을 찾아갔던 거죠
Ardından da bir erkeğin evine gitmişti.Lalu pergi kerumah seorang pria
Ardından da bir erkeğin evine gitmişti.Y se fue a la casa de un tipo.
Ardından da bir erkeğin evine gitmişti.ثم ذهبت إلى بيت رجلٍ ما
Aslında tuvaletlere bakmak ve insan atığını temizlemeye gitmiştik.All'inizio eravamo lì per occuparci dei bagni e rimuovere i rifiuti umani da terra. Questo va bene.
Aslında tuvaletlere bakmak ve insan atığını temizlemeye gitmiştik.Byliśmy tam by zbudować toalety i zająć się odpadami wytwarzanymi przez ludzi. Nie ma sprawy.
Aslında tuvaletlere bakmak ve insan atığını temizlemeye gitmiştik.Estábamos allí originalmente para ver los inodoros y sacar los desechos humanos del suelo.