gitmez ile cümle
gitmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O kiliseye gitmez.No va a la iglesia.
Uçuştan birkaç hafta önce Komarov, "Bu uçuşa gitmezsem yedek kozmonotu gönderecekler.Unas semanas antes del lanzamiento Komarov afirmó que si él no volaba «mandarán al piloto de reserva.
Bu arayışı patronu Don Copal'in hoşuna gitmez ve işinde askıya alınır.Entonces el jefe de Manny, Don Copal, se enfada con él y lo despide.
Kökleri fazla derine gitmez.Sus raíces no profundizan mucho.
Planını uygulamaya koyar fakat işler beklediği gibi gitmez.Logra escapar de la cárcel, pero las cosas no le salen como esperaba.
Fakat işler beklediği gibi gitmez ve soygun sırasında sekretere yakalanır.Finalmente las cosas no saldrán como ella pretendía y será contratada de secretaria.
Petrie, "din adamlarının nasıl hoşuna gitmez?" dedi.Thor: "La gente común le odiará."
Tom istediği kadar sık sinemaya gitmez.Tom non va al cinema spesso quanto vorrebbe.
Yağmur yağmış olsaydı gitmezdik.Se avesse piovuto non saremmo andati.
Planını uygulamaya koyar fakat işler beklediği gibi gitmez.Allora ha un piano per guadagnare tempo, ma le cose non vanno come previsto .
Tadı Sid'in hoşuna gitmez.Gatti non ci sembrava male...
Ancak her şey planlandığı gibi gitmez.Non tutto va come previsto.
Umarım bu sefer hiçbir şey ters gitmez.Только я надеюсь, что в этот раз ничего плохого не случится.
Tom oraya gitmezse, ben de gitmem.Если Том туда не идёт, я тоже не иду.
Şehir minibüsleri gitmez.Городских автобусов нет.
Bunlar gitmezler, saat üçe varınca otururlar.Я приходил в три, а уходил в семь.
Ancak işler umulduğu gibi gitmez ve tüm plan altüst olur.Пожалуй что было иначе, а кто-то всё запланировал.
"Buradaki kırık yer tekrar bir araya gitmez."Рязань на этом месте больше никогда не восстанавливалась.
Örneğin kız almaya damat gitmez.Мы не делаем это для того, чтобы заполучить девчонок.
Çoğu avlanmak için yuvalarından 3 km.'den uzağa gitmez.Не более 5 км от него располагаются множество больших болот.
Ama işler her iki taraf için de yolunda gitmez.إذن: فلن أدفع شيئاً في كلتا الحالتين.
Vajinal doğum bu durumda sezaryen ile karşılaştırıldığında bebek için sonucu daha da kötüye gitmez.ولا تؤدي الولادة المهبلية في هذه الحالة إلى تفاقم النتائج بالمقارنة مع العملية القيصرية.
Şehir minibüsleri gitmez.لا تذهب سيارات كاب الصغيرة إلى المطار.
Bunlar gitmezler, saat üçe varınca otururlar.ونسي أن يعود قبل الثالثة صباحا.
O ayakkabılar bu takım elbiseyle gitmez.هذا الحذاء لا يليق بهذه الألبسة
Anne ve babası University of Hawaiiz, Manoa'da profesördür, Callies onların izinden gitmez.Enquanto seus pais são professores na Universidade do Havaí em Manoa, Callies não seguiu seus passos.
Simon onu kurtarmaya gitmez.John kan hem niet meer redden.
Ama işler her iki taraf için de yolunda gitmez.Opvallend is, dat dit niet naar allebei de kanten even sterk uitwerkt.
Bir süre sonra ilişkiler değişir ve neticede olay gençler için bir yaz tecrübesinden öteye gitmez.Voor de jongelui wordt het een zomer om nooit te vergeten.
Aşk hayatı pek iyi gitmez.Het leven is niet leuk.
Çoğu avlanmak için yuvalarından 3 km.'den uzağa gitmez.Ze jagen zelden meer dan 6 kilometer van hun verblijfplaats af.
Planını uygulamaya koyar fakat işler beklediği gibi gitmez.Hij moet geopereerd worden maar de operatie gaat niet zoals zij gewild hadden.
Amaçları denize ulaşmak ve orada yaşamaktır; fakat hiçbir şey istedikleri gibi gitmez.Het voordeel is dat ze kan gaan en staan waar ze wil, want ze heeft vrijwel niets nodig.
Gitmez olaydım.Was ik maar niet gegaan.
Ancak kimsenin işleri yolunda gitmez ve ummadıkları şeylerle yüzleşmek zorunda kalırlar.Jak ludzie radzą sobie z sytuacjami, na które nie ma rady?
Ama hiçbir şey beklenildiği gibi gitmez katil hala gemidedir.W wyniku ataku nikt z załogi nie zginął, jednak kapitan statku został wzięty do niewoli.
Örneğin kız almaya damat gitmez.Postanawia jako towarzyszkę podróży zabrać dziewczynę.
Planını uygulamaya koyar fakat işler beklediği gibi gitmez.Poprzez pakt jego życzenie spełnia się, lecz nie w taki sposób, jaki oczekiwał.
"Bu böyle gitmez batacağız".Vi fyller den innan vi åker."
Ancak işler umulduğu gibi gitmez ve tüm plan altüst olur.Av olika anledningar kom arbetet inte i gång och hela projektet förföll.
Tahıl ve mısır ekimi köylünün kendi ihtiyacını karşılamaktan öteye gitmez.Bonde och åbo får inte ha fler hus än den behöver.
"Bu böyle gitmez batacağız".«Інакше ми просто відстанемо».
Simon onu kurtarmaya gitmez.Пітер мусить її врятувати.
Tom okula otobüsle gitmez.Том не їздить до школи на автобусі.
Yarın yağmur yağarsa, gitmezler.Якщо завтра дощитиме, вони не підуть.
Tom oraya gitmezse, ben de gitmem.Якщо Том туди не йде, я теж не піду.
Eğer onunla gitmez ise Şevketi'de Zeynep'ide öldüreceğini söylemiştir.Když to nevyjde, spoléhají na to, že ho zabije v koridě býk.
Tüm bu zaman boyunca Charlie sürekli olarak sakarlılar yaptığından işler bir türlü yolunda gitmez.Charlie se dostává do nebe, navzdory tomu, že nikdy v životě neudělal nic správného.
Anne ve babası University of Hawaiiz, Manoa'da profesördür, Callies onların izinden gitmez.Míg szülei egyetemi professzorok voltak a Hawaii Egyetemen, Callies nem akart a nyomdokaikba lépni.
Kökleri fazla derine gitmez.Gyökerei nem hatolnak mélyre.
Planını uygulamaya koyar fakat işler beklediği gibi gitmez.Megfontoltak leszünk, de az idő nem nekünk dolgozik.
Bu diğerlerindeki gibi şanslı gitmez ve hayatına mal olur.A többi a pillanatnyi formán és a szerencsén múlik.
Tadı Sid'in hoşuna gitmez.Simonelle pieni tappelu kyllä maistuisi.
Chuck'ın ortaya çıkması pek hoşuna gitmez.Ei tarvitse ihmetellä, miksei Rudy siitä pitänyt.
Elli talente çıktığında Gorgo patladı, "Baba, çıkıp gitmezsen bu yabancı seni ayartacak".Τότε παρενέβη η μικρή Γοργώ λέγοντας: "Πατέρα, καλύτερα να φύγεις, γιατί ο ξένος θα σε διαφθείρει".
Ancak işler umduğu gibi gitmez ve başarısız olur, Dreverhaven’de alacakları için dava açar.Δε μπορούν και δεν πρόκειται να τον αφήσουν να κυκλοφορεί ελεύθερος, έτσι τον φέρνουν στην Άσγκαρντ.
"Ferrari’ye de benzin koymazsanız gitmez!"Το πρόβλημα είναι ότι εσύ είσαι ικανός να οδηγάς τρακτέρ και όχι τις Φερράρι".
Aşk hayatı pek iyi gitmez.Levevilkårene er ikke særligt gode.
Yeşil kırmızı ile gitmez.Grønt går ikke sammen med rødt.
Kökleri fazla derine gitmez.Røttene vokser ikke særlig dypt.