Ana içeriğe geç
Sözlük

gitmesi ile cümle

gitmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sıcaklık ne olursa olsun, yolunda ne olursa olsun farketmiyor; nereye gitmesi gerekiyorsa oraya gidiyor.Δεν έχει σημασία η θερμοκρασία, ούτε τι είναι στο δρόμο της, θα φτάσει, έστω στο περίπου, εκεί που πρέπει.
Sıcaklık ne olursa olsun, yolunda ne olursa olsun farketmiyor; nereye gitmesi gerekiyorsa oraya gidiyor.Неважно, какова температура, неважно, что стоит у него на пути, он всегда достигает цели.
Sıcaklık ne olursa olsun, yolunda ne olursa olsun farketmiyor; nereye gitmesi gerekiyorsa oraya gidiyor.זה לא משנה מה הטמפרטורה, לא משנה מה יש בדרכו, הוא פחות או יותר יגיע לאן שהוא צריך ללכת.
Sıcaklık ne olursa olsun, yolunda ne olursa olsun farketmiyor; nereye gitmesi gerekiyorsa oraya gidiyor.لا يهم درجة الحرارة ولا يهم ما يعيق طريقها ستصل تقريبا إلى حيث تحتاج
Sıcaklık ne olursa olsun, yolunda ne olursa olsun farketmiyor; nereye gitmesi gerekiyorsa oraya gidiyor.行く手に何があったとしても 大体行くべきところに行くんです 小さいものが厄介だといっても 始めなければ
Sonra devlet, Molla halkının neden kızlarının okula gitmesine izin vermediklerini soracak.Entonces preguntará por qué los mullahs no permiten que sus hijas vayan a la escuela.
Sonra devlet, Molla halkının neden kızlarının okula gitmesine izin vermediklerini soracak.Je ne laisserais pas non plus ma soeur aller à l'école.
Sonra devlet, Molla halkının neden kızlarının okula gitmesine izin vermediklerini soracak.Pak se bude ptát, proč muláhové nedovolí svým dcerám chodit do škol.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.그러면 여전히 50억파운드가 남을 것이며, 게다가 사람들은 속도를 줄여달라고 요청을 하겠죠.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Aún tendríais 5 mil millones a cambio, y la gente pediría que los trenes fueran más lentos.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Avremmo 5 miliardi ancora in tasca e le persone chiederebbero che il treno andasse ancora più piano.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Bạn vẫn còn 5 tỷ pound và người ta sẽ yêu cầu những chuyến tàu chậm lại.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Ještě by zbylo 5 miliard a lidi by vás prosili, abyste ty vlaky zpomalili.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Man hätte dann immer noch 5 Milliarden über und die Leute würden darum bitten, dass der Zug langsamer fährt.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Man ville stadig have fem milliarder pund tilbage og folk ville bede togene om at sagtne farten.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Ne-ar rămâne încă 5 miliarde şi oamenii ar cere ca trenurile să fie încetinite.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Stále by ste mali 5 miliárd v zálohe a ľudia by Vás žiadali, aby ste vlaky ešte spomalili.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Zostałoby jeszcze 5 miliardów drobnych, a ludzie prosiliby, by pociągi jechały wolniej.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Έτσι, θα μας έμεναν ρέστα 5 δισεκατομμύρια και οι άνθρωποι θα ζητούσαν να επιβραδυνθούν τα τρένα.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Все още ще има останали 5 милиарда, а хората ще искат влаковете да бъдат забавени.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.Тогда останется ещё в виде сдачи 5 миллиардов, а пассажиры будут просить, чтобы поезд шёл помедленнее.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.במהלך כל הנסיעה? עדיין היה נשאר לך עודף של 5 מיליארד, והאנשים היו מבקשים שהרכבות יאטו את מהירותן.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.ما يزال لديك 5 مليارات متبقية، و سوف يطلب منك الركاب إبطاء سرعة الرحلة.
Sonuçta 5 milyar cepte kalırdı ve yolcular trenin daha da yavaş gitmesini isterdi.乗客はもっとゆっくり走って、と頼むだろう こんな疑問もあげました
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.Hij keek naar Sudhir, besloot dat hij geen gevaar was, en ze lieten hem naar huis gaan.
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.Il a considéré Sudhir, est arrivé à la conclusion qu'il n"était pas une menace et ils l'ont laissé partir.
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.수디르를 한번 보고 그가 아무런 위협이 되자 않는다고 판단하고는 그를 풀어줬습니다.
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.L-a cercetat pe Sudhir -- a hotărât că nu prezenta niciun pericol, şi i-au dat drumul acasă.
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.Squadrò Sudhir, decise che non costituiva un pericolo, e lo lasciò andare.
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.Zkontroloval Sudhira - rozhodl se, že není hrozbou a pak ho pustil domů.
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.Zmierzył Sudhira wzrokiem, uznał, że im nie zagraża i puścił do domu.
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.Посмотрел на Судира, решил, что тот не представляет опасности, и его отпустили домой.
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.הוא בחן את סודהיר החליט שהוא לא מהווה איום והם שיחררו אותו.
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.نظر إلى "سودير" قرر أنه ليس بخطر عليهم، فاطلق سراحه.
Sudhir'i kontrol edip bir tehlike olmadığına karar vererek gitmesine izin verdi.彼は脅威ではないと帰しました スディールは家でシャワーを浴び昼寝して
Tabii. DP: Tut ve gitmesine izin verme.ДП: дръж това и не го пускай.
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak""Firmamos, que se vayan los americanos, y así no podrán volver".
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak""Oczywiście, podpiszemy porozumienie, dzięki któremu Amerykanie odejdą, a kiedy odejdą nie będą mogli wrócić".
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak""Oni řekli, jasně, podepíšeme nějaké papíry, aspoň Američané odtáhnou."
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak"Uma vez que os americanos forem, eles não serão capazes de voltar.
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak"Північного В'єтнаму підписують мирну угоду, щоб позбутися американців.
Tamam, ben gitmesine izin vereceğim.Dobra odpuszczę to.
Tamam, ben gitmesine izin vereceğim.Oké, hagyjuk.
Tamam, ben gitmesine izin vereceğim.OK, Ich lasse los.
Tamam, ben gitmesine izin vereceğim.Ok, je vais laisser passer sa.
Tamam, ben gitmesine izin vereceğim.Ok, nu mai insist.
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?Ako dlho šiel Ron kým stretol Bev?
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?Beh, quanto ci ha messo ad arrivare da lei?
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı? Bu kadın için ne kadar sürdü?Hoje, ele sai no mesmo horário, chega 20 minutos mais cedo, assim ele viaja 2t menos 20 minutos.
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?Cóż, jak długo zabiera mu dotarcie do niej?
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?Hvor lang tid tog det ham ham at nå hen til hende?
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?Jak dlouho jel Ron než potkal Bev?
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?남편이 베브를 만날때까지 걸린 시간은
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?Luego, ¿Qué significa esto?
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?Mennyi időbe telt a férjnek hogy odaérjen a feleséghez?
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?Ами, колко време му е трябвало, за да стигне до нея?
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?Ну, сколько время у него заняло что бы до нее доехать?
Tamam, oraya gitmesi ne kadar süre aldı?どれだけかかりましたか?
Tanrı buyruğuna uyan canını korur, Gitmesi gereken yolları umursamayan ölür.Ai gìn giữ điều răn, gìn giữ lấy linh hồn mình; Nhưng kẻ nào không coi chừng đường lối mình sẽ thác.
Tanrı buyruğuna uyan canını korur, Gitmesi gereken yolları umursamayan ölür.Ai gìn_giữ điều răn , gìn_giữ lấy linh_hồn mình ; Nhưng kẻ nào không coi_chừng đường_lối mình sẽ thác .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod