Ana içeriğe geç
Sözlük

gitmesi ile cümle

gitmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.De droogte bleef erger worden, en ze werden in een nieuw dieet gedwongen.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.Die Dürre nahm weiter zu und sie wurden zu einer neuen Kost gezwungen:
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar. Et.La sequia siguió para empeorar, y se vieron forzados a adoptar otra dieta.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar. Et.הבצורת החמירה והם נאלצו להתפשר על מזון חלופי, בשר.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar. Et.肉である。[ 250万年前 ]
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.Kekeringan terus bertambah buruk, dan mereka terpaksa untuk memakan menu baru. Daging.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.La sécheresse continua à empirer, et ils furent forcés à suivre un nouveau régime alimentaire.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.La siccità ha continuato a peggiorare, e sono stati costretti in una nuova dieta.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.Seceta s-a înrăutațit, forțându-i să treacă la un alt tip de hrană: Carnea.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.Sucho bylo čím dál větší a byli nuceni začít novou dietu.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.Susza nadal pogarszała się, i zostały one zmuszone do nowej diety.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.Η ξηρασία συνέχισε να επιδεινώνεται, και αναγκάστηκαν να ακολουθήσουν μια νέα διατροφή... Κρέας.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.Засуха продолжала усиливатся, и они были вынуждены питаться иначе.
Kuraklığın kötüye gitmesiyle beslenme tarzlarını değiştirmek zorunda kaldılar.Сушата продължавала да се увеличава и те били принудени да преминат на друга храна. Месо.
Limanın çevresinde, ilk Avusturalyalılar bu hayaletlerin gitmesi için ateşler yakıp, kanolarından bağırırlar.Pierwsi Australijczycy rozpalają wokół portu ogniska i nawołują ze swych łodzi, aby przepędzić zjawy.
Limanın çevresinde, ilk Avusturalyalılar bu hayaletlerin gitmesi için ateşler yakıp, kanolarından bağırırlar.Xung quanh cảng, những người Úc đầu tiên đốt lửa và họ la hét từ thuyền của họ để xua đuổi sự xuất hiện này
Mars'ı biliyorsunuz, Mars ile haberleşmek sorundur; çünkü ışığın oraya gitmesi uzun sürer.Hallottak a Marsról, probléma a Marssal való kommunikáció mivel elég sok idő kell a fénynek mire odaér.
Mars'ı biliyorsunuz, Mars ile haberleşmek sorundur; çünkü ışığın oraya gitmesi uzun sürer.화성과 통신을 하는것도 큰일입니다. 빛이 왕복하는데 긴 시간이 필요하기 때문이죠.
Mars'ı biliyorsunuz, Mars ile haberleşmek sorundur; çünkü ışığın oraya gitmesi uzun sürer.Ouvimos falar de Marte, é um problema comunicar com Marte porque a luz demora algum tempo a lá chegar.
Mars'ı biliyorsunuz, Mars ile haberleşmek sorundur; çünkü ışığın oraya gitmesi uzun sürer.Sie haben von den Kommunikationsproblemen zum Mars gehört, denn das Licht braucht lange, um dort anzukommen.
Mars'ı biliyorsunuz, Mars ile haberleşmek sorundur; çünkü ışığın oraya gitmesi uzun sürer.Słysząc o Marsie myślimy o problemach z komunikacją, bo dotarcie tam światłu trochę zajmuje.
Mars'ı biliyorsunuz, Mars ile haberleşmek sorundur; çünkü ışığın oraya gitmesi uzun sürer.Ви чули про Марс — зв'язок з Марсом це проблема, бо подорож світла туди займає досить тривалий час.
Mars'ı biliyorsunuz, Mars ile haberleşmek sorundur; çünkü ışığın oraya gitmesi uzun sürer.Чували сте за Марс, трудно е да се свържеш с Марс, защото на светлината й трябва доста време да стигне дотам.
Mars'ı biliyorsunuz, Mars ile haberleşmek sorundur; çünkü ışığın oraya gitmesi uzun sürer.אתם שומעים על מאדים. זו בעיה לתקשר עם מאדים מכיוון שזה לוקח לאור די הרבה זמן להגיע לשם.
Mars'ı biliyorsunuz, Mars ile haberleşmek sorundur; çünkü ışığın oraya gitmesi uzun sürer.تسمع عن المريخ، الاتصال بالمريخ مشكلة لأنه يستغرق الضوء مدة كافية ليصل هناك.
Mars'ı biliyorsunuz, Mars ile haberleşmek sorundur; çünkü ışığın oraya gitmesi uzun sürer.光が行き来する時間がかかりますから 一番近い40〜50ほどの恒星までは
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.Az áttét, amikor a tumor egy darabja letörik, és a véráramon keresztül egy másik szervre terjed.
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.암이 전이된다는 말이 무슨 뜻이냐면 암에서 떨어져 나온 종양 조각이 혈류를 타고
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.Uitzaaiien zijn er als de tumor, of een deel ervan, afbreekt en door de bloedbaan reist naar een ander orgaan.
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.וגרורות נוצרות כאשר חתיכה מהגידול מתנתקת ונודדת עם זרם הדם
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.والانتشار هو عندما الورم - او جزء منه - ينقسم وينتقل عبر مجرى الدم
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.分離して血流に乗り 他の臓器へ移動することです これが転移です
MHC II komplekslerine gitmesine yardımcı olur.CD4 단백질은 T helper 세포에 따라서 많습니다.
MHC II komplekslerine gitmesine yardımcı olur.Esto es lo que ayuda a ir a los complejos MHC II.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.Adibusana, suka tidak suka, memperlihatkan siapa anda kepada dunia.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.A divat, akár tetszik, akár nem, segít kivetíteni a személyiségedet a világ felé.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.A moda, quer gostem quer não, ajuda-nos a projetar o que somos para o mundo.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.당신이 원하던 원하지 않던간에, 패션은 당신이 어떤 사람인지 세상에 드러내도록 도와줍니다.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.La moda, che ci piaccia o meno, aiuta a esprimere chi siamo nel mondo.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.La moda, nos guste o no, nos ayuda a proyectar quienes somos en el mundo.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.La mode, que vous le vouliez ou non, vous aide à projeter votre identité face au monde.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.Met mode, of je het nu leuk vindt of niet, kun je de wereld laten zien wie je bent.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.Moda, czy ją lubisz czy nie, pomaga ci wyrazić kim jesteś.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.Moda, fie că vă place sau nu, vă ajută să proiectați propria persoană asupra restului lumii.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.Mode, ob Sie sie nun mögen oder nicht, hilft Ihnen dabei, der Welt zu zeigen, wer Sie sind.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.Thời trang, nơi mà bạn thích nó hay không giúp cho bạn phô ra cho thế giới bạn là ai.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.Η μόδα, είτε σας αρέσει είτε όχι, σας βοηθά να προβάλετε αυτό που είστε στον κόσμο.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.Ведь мода, нравится вам это или нет, помогает человеку сообщить внешнему миру кто ты такой
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.Мода, подобається це вам чи ні, допомагає представити себе світові.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.Модата, независимо дали ви харесва, или не, ви помага да прожектирате това кой сте пред света.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.אופנה, בין אם תרצו או לא, עוזרת לכולנו להקרין לעולם מי אנחנו.
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.الموضة، سواء أعجبتكم أم لا، تساعدكم على تصور من أنتم للعالم
Moda, ister hoşunuza gitsin ister gitmesin, kendinizi dünyaya anlatmanıza yardımcı olur.ファッションは自分の個性を表現するのです ファストファッションにより
Neden gitmesine izin verdiniz?De ce a făcut sa-l părăsească?
Nedeni hızlı gitmesi değil.E não é só porque se desloca depressa.
Nedeni hızlı gitmesi değil.En dat is niet omdat ze zo snel zijn.
Nedeni hızlı gitmesi değil.E non è perché va veloce.
Nedeni hızlı gitmesi değil.És nem azért, mert gyorsan mozog.
Nedeni hızlı gitmesi değil.Et ce n'est pas parce qu'il est rapide.
Nedeni hızlı gitmesi değil.Itu bukan karena hiu itu berenang dengan cepat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod