Ana içeriğe geç
Sözlük

gitmesi ile cümle

gitmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çıkış yaptıktan sonra daha da kötüye gitmesi nasıl mümkün olabilir?Comment se fait-il que le talent de ce gars ne cesse de diminuer depuis ses débuts ?
Çıkış yaptıktan sonra daha da kötüye gitmesi nasıl mümkün olabilir?¿Cómo es que el talento de ese tipo sigue cayendo desde su debut?
Çıkış yaptıktan sonra daha da kötüye gitmesi nasıl mümkün olabilir?Cum se face ca talentul lui scade treptat de la debutul sau?
Çıkış yaptıktan sonra daha da kötüye gitmesi nasıl mümkün olabilir?Hogy lehetséges az, hogy egyre csak hanyatlik, amióta debütált?
Çıkış yaptıktan sonra daha da kötüye gitmesi nasıl mümkün olabilir?Jak je to možné, že se od té doby co debutoval, je jenom horší.
Çıkış yaptıktan sonra daha da kötüye gitmesi nasıl mümkün olabilir?Tại sao anh ấy hát ngày càng tệ thế?
Çıkış yaptıktan sonra daha da kötüye gitmesi nasıl mümkün olabilir?Защо талантът му намалява от дебюта насам?
Çıkış yaptıktan sonra daha da kötüye gitmesi nasıl mümkün olabilir?Почему он поёт всё хуже и хуже?
Çıkış yaptıktan sonra daha da kötüye gitmesi nasıl mümkün olabilir?.كيف يمكن أن لا يزداد إلا سوءً من بعد ظهوره الأول
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Chcę się nauczyć w tym tygodniu, że nie ma nic złego w rozluźnieniu.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.De les die ik deze week wil leren, is dat het oké is om los te laten.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Denn die Lektion, die ich selber diese Woche versuche zu lernen ist, dass es okay ist, los zu lassen.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Karena pelajaran yang saya coba pelajari sendiri minggu ini adalah tidak apa-apa untuk melepaskan.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.제가 이번 주에 스스로 얻으려는 교훈은 손에서 놓아도 괜찮다는 것이기 때문입니다.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Koska opetus, jota yritän opettaa itselleni tällä viikolla on, että irtipäästäminen on OK.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Mert amit én szeretnék megtanulni ezen a héten, az az, hogy el lehet engedni dolgokat.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Parce que la leçon que j'essaie d'apprendre cette semaine est qu'on peut se passer de certaines choses.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Pentru că lecţia pe care vreau să o învăţ săptămâna asta e că e în regulă să mă detaşez.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Perché la lezione che sto cercando di imparare questa settimana è che è giusto lasciar andare.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Porque a lição que eu própria tentei aprender esta semana é que não há problema em deixarmos as coisas irem.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Porque la lección que estoy tratando de aprender esta semana es que hay que dejar atrás ciertas cosas.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Pretože tento týždeň sa snažím naučiť to, že je v poriadku nechať veci odísť.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Protože to, co se pokouším tento týden naučit, je, že je v pořádku nechat věci být.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Vì sau tuần này, bản thân tôi đang cố gắng tiếp thu một bài học rằng cho đi là tốt.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Оскільки на цьому тижні я намагаюсь засвоїти урок, що потрібно вміти відпускати.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Потому что я хочу научиться относиться к вещам с лёгкостью.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.Тъй като урокът, който се опитвам да науча през тази седмица е, че е добре да се дарява.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.מפני שהלקח שאני מנסה ללמד את עצמי השבוע זה שזה בסדר לשחרר.
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.لانني احاول ان اعلم نفسي درساً هذا الاسبوع .. وهو انه من الجيد احيانا " ترك بعض الاشياء ترحل "
Çünkü bu hafta kendi kendime öğrenmeye çalıştığım ders tamamsa gitmesine izin vermek.手放しても構わない ということだからです 愛着をもつ必要はありません
Çünkü bu noktanın buraya gitmesini istiyoruz.Chcemy bowiem, żeby ten punkt przeszedł na ten.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Denn sie musste mit den anderen drei Kindern an diesem Abend woanders sein.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Ea trebuia să fie altundeva cu ceilalţi 3 copii în acea seară.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Harry, à l'école. " Parce qu'elle devait se rendre autre part avec les trois autres enfants pour la soirée.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Harry, "från skolan". För hon behövde vara någon annanstans med de andra tre barnen den kvällen.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Karena dia perlu pergi ke tempat lain bersama ketiga anak yang lain malam itu.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Ker ona je morala biti tisti večer nekje drugje z ostalimi tremi otroki.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.아내가 다른 세 아이와 함께 그날 밤 어딘가에 가야 했기 때문입니다.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Lebo ona musela byť niekde inde s ostatnými troma deťmi v ten večer.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Mert neki valami programja volt a másik három gyerekkel valahol aznap este.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Omdat zij op die avond met de andere drie kinderen ergens anders moest zijn.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Perché quel pomeriggio doveva andare in un altro posto con gli altri tre bambini.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Porque ela tinha de estar noutro sítio com as outras três crianças naquela noite.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Porque ella tenía que ir a algún otro lado con los otros 3 niños esa tarde.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Protože musela být s našimi dalšími třemi dětmi ten večer někde jinde.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Tamtego wieczora musiała być z pozostałą trójką gdzie indziej.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Γιατί έπρεπε να πάει κάπου άλλου με τα άλλα τρία παιδιά εκείνο το απόγευμα.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu."Найджъл, трябва да прибереш най-малкият ни син, Хари, от училище."
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Оскільки того вечора вона з трьома іншими дітьми мала бути деінде.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.Поскольку в тот вечер ей нужно было быть где-то еще с тремя другими детьми.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.כי היא היתה צריכה ללכת לאן שהוא עם שאר שלושת הילדים באותו ערב.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.لأنها كانت في مكان آخر مع الأطفال الثلاثة الأخرين ذلك المساء.
Çünkü o akşam kendisinin diğer dört çocuğumuzla başka bir yere gitmesi gerekiyordu.私は1時間早く仕事を上がり
Çünkü zamanında biliyordum ki onun gitmesine izin verecek kadar akıllıydın.Bo wiedziałem, że kiedyś zmądrzejesz na tyle, by pozwolić mu odejść.
Çünkü zamanında biliyordum ki onun gitmesine izin verecek kadar akıllıydın.Fordi med tiden vidste jeg at du ville være klog nok til at lade ham gå.
Çünkü zamanında biliyordum ki onun gitmesine izin verecek kadar akıllıydın.Ich wusste, dass Du schon bald die Weisheit erlangen würdest, ihn gehen zu lassen.
Çünkü zamanında biliyordum ki onun gitmesine izin verecek kadar akıllıydın.Mert tudtam, hogy idővel elengeded őt.
Çünkü zamanında biliyordum ki onun gitmesine izin verecek kadar akıllıydın.Omdat ik wist dat je uiteindelijk wijs genoeg zou zijn om hem te laten gaan.
Çünkü zamanında biliyordum ki onun gitmesine izin verecek kadar akıllıydın.Parce que je savais qu'à la longue, tu serais assez sage pour le laisser partir.
Çünkü zamanında biliyordum ki onun gitmesine izin verecek kadar akıllıydın.Perchè sapevo che un giorno saresti stata abbastanza saggia da lasciarlo andare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod