En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.Perguntei como fazer o maior Ridgeway, e ele disse-me para seguir via Guernsey.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.Pregunté cómo hacer el mayor Ridgeway y me dijo que fuera por Guernsey.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.Saya menanyakan rute greater Ridgeway, dan program ini mengatakan untuk pergi lewat Guernsey.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.Tôi hỏi làm thế nào để tới được đường lớn Ridgeway và nó cho biết tôi nên đi thẳng qua Guernsey.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.Zeptal jsem se, jak projít Ridgeway, a navedlo mě to přes Guernsey.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.Ρώτησα πώς να κάνω τον περίπατο στο μονοπάτι Ρίτζγουεϊ και μου είπε να πάω μέσω Γκουέρνσι.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.Попитах как да измина Риджуей (най-старата британска пътека) и ми каза да мина през Гърнзи.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.Я спитав, як пройти по Greater Ridgeway, і отримав шлях через острів Гернсі.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.Я спросил, как пройти по Большому Риджвею, и система мне посоветовала идти через Гернси.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.שאלתי איך לעשות את הרידג'ווי, וזה אמר לי ללכת דרך גרנסי.
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.وعندما طلبت منه الذهاب الى Ridgeway قال لي انه يتوجب الذهاب عبر Guernsey
En iyi Ridgeway'a nasıl gidebileceğini sordum, ve Gurnsey üzerinden gitmemi söyledi.ガーンジー島を経由するようになっていて このルートは歩道や緑道が
En kısa sürede gitmemiz lazım!¡Debemos irnos de aquí cuanto antes!
En kısa sürede gitmemiz lazım!Dobbiamo andarcene al pių presto!
En kısa sürede gitmemiz lazım!Meidän on päästävä pois.
En kısa sürede gitmemiz lazım!Musimy się stąd wynieść.
En kısa sürede gitmemiz lazım!Temos de sair daqui o mais depressa que pudermos!
En kısa sürede gitmemiz lazım!Vi måste härifrån direkt!
En kısa sürede gitmemiz lazım!Vi må straks væk herfra!
En kısa sürede gitmemiz lazım!Πρέπει να φύγουμε από εδώ όσο πιο γρήγορα γίνεται!
En kısa sürede gitmemiz lazım!Надо уходить отсюда как можно быстрее!
"Eşcinsel olan oğlumun eğer bir erkek arkadaş bulursa cehenneme gitmemesi için kafasını kestim."Como eu sabia "que o meu filho 'gay' ia para o inferno, se arranjasse um namorado, "cortei-lhe a cabeça.
"Eşcinsel olan oğlumun eğer bir erkek arkadaş bulursa cehenneme gitmemesi için kafasını kestim."Como sé que mi hijo gay iba a ir al infierno si encontraba un novio le corté la cabeza.
"Eşcinsel olan oğlumun eğer bir erkek arkadaş bulursa cehenneme gitmemesi için kafasını kestim.지옥에 갈 것을 알기 때문에,
"Eşcinsel olan oğlumun eğer bir erkek arkadaş bulursa cehenneme gitmemesi için kafasını kestim.יילך לגהינום אם ימצא חבר,
"Eşcinsel olan oğlumun eğer bir erkek arkadaş bulursa cehenneme gitmemesi için kafasını kestim.وانا اعلم انه ذاهب للجحيم ان مارس الشذوذ
"Eşcinsel olan oğlumun eğer bir erkek arkadaş bulursa cehenneme gitmemesi için kafasını kestim.首を切り落としてあげた" と言えるでしょう
Etkilemem gereken insanlar... ... gitmem gereken yerler var."A oni odpowiedzi "Tak jest!"
Etkilemem gereken insanlar... ... gitmem gereken yerler var."מקומות להגיע אליהם.
Eve gitmemi söyledi.Dia menyuruhku pulang duluan.
Eve gitmemi söyledi.Μου είπε να πάω σπίτι πρώτος.
Eve gitmemiz lazım. 3...2...1... [tezahurat]3...2...1... [éljenzés]
Eve gitmemiz lazım. 3...2...1... [tezahurat]3...2...1... [hurrarop]
Eve gitmemiz lazım. 3...2...1... [tezahurat]3...2...1... [hurrausta]
Eve gitmemiz lazım.Đó là mưa!
Evet bu 20 doları hiç gitmemiş olsam da ödeyeceğim.그래서 20달러를 지불합니다 참석을 안 한다고 해도요
Evet bu 20 doları hiç gitmemiş olsam da ödeyeceğim.Así que tendré que pagar $20 incluso si no fuí
Evet bu 20 doları hiç gitmemiş olsam da ödeyeceğim.Det er 20 kroner, selvom vi slet ikke var med til noget yoga.
Evet bu 20 doları hiç gitmemiş olsam da ödeyeceğim.Szóval akkor 20 dollárt kell fizetnem, noha egyszer sem mentel el jógázni.
Evet bu 20 doları hiç gitmemiş olsam da ödeyeceğim.Zaplatím 20 aj keď som tam nebol
Evet. Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.A revista não me pagou para lá ir.
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.Allora, spero di non averti oppresso.
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.Bueno, espero que no les he abrumado (confundido).
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.Cóż, mam nadzieję że was nie przytłaczam.
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.Dúfam, že toho na vás nie je príliš veľa.
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.Hát, remélem nem terhellek ezzel túl.
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.Jag hoppas att jag inte överväldigar dig.
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.이런것들이 당신을 압도하지 않기를 희망합니다
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.No, doufám, že jsem vás nezahltil...
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.Надявам се, че не ви отрупвам с информация.
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.אני מקווה שאני לא מעמיס עליכם יותר מדי.
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.حسنا، آمل أنني لم أزد عليكم
Evet muarım çok aşırı gitmemişimdir.我希望没有让你们不解
Evet... yani bilmiyorum... sanırım. Bilmiyorum, gitmem lazım.Sim, penso que sim... não sei, tenho que ir.
Evet... yani bilmiyorum... sanırım. Bilmiyorum, gitmem lazım.Wel goed, geloof ik.
Evet... yani bilmiyorum... sanırım. Bilmiyorum, gitmem lazım.نعم، أعتقد ذلك لا أعرف، يجب أن أذهب
Evlenme çağındaki genç kızları tuvaleti olmayan bir aileye gelin gitmemeleri konusunda iknaya çalışıyor.젊은 신부들에게 화장실이 없는 집안으로는 시집을 가지 말라는 운동이죠.
Evlenme çağındaki genç kızları tuvaleti olmayan bir aileye gelin gitmemeleri konusunda iknaya çalışıyor.שמשכנע כלות צעירות לא להינשא למשפחות שאין להן שירותים.
Evlenme çağındaki genç kızları tuvaleti olmayan bir aileye gelin gitmemeleri konusunda iknaya çalışıyor.تقوم بإقناع المتزوجين حديثاً ألا يتزوجوا من الأسر التي ليس لديها مرحاض.
Evlenme çağındaki genç kızları tuvaleti olmayan bir aileye gelin gitmemeleri konusunda iknaya çalışıyor.という運動が行われています これを「No Loo(トイレ), No I Do」 といいます