Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.Вече не може да има напредък в технологията, освен ако дизайнът не е интегриран от самото начало.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.Мы не можем более двигаться вперед в области технологий, если дизайн не будет интегрирован с самого начала.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.אי אפשר לקבל יותר התקדמות בטכנולוגיה. אלא אם כן התכנון מובנה כבר מן ההתחלה.
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.لا يمكننا الحصول على تقدم في التكنلوجيا أكثر إلا إذا تم دمج التصميم من البداية-
Daha en başından işin içinde tasarım yoksa, artık teknolojide daha öteye gitmemiz mümkün değildir.組み込まれているのでない限り もはやテクノロジーを 前に進めることはできないのです
Daha önce yaptığım iğrençlikleri hatırlatıyorsun bana. <i>Çekip gitmemi mi istiyorsun?</i>Ça me rend malade de savoir que c'est de ta faute tout cela. Tu veux que j'attendes patiemment ?
Daha önce yaptığım iğrençlikleri hatırlatıyorsun bana. <i>Çekip gitmemi mi istiyorsun?</i>Em làm anh chán lắm rồi Anh muốn em đi sao?
Daha önce yaptığım iğrençlikleri hatırlatıyorsun bana. <i>Çekip gitmemi mi istiyorsun?</i>Kau membuatku benci akan apa yang aku punya sebelumnya Kau ingin aku berjalan?
Daha önce yaptığım iğrençlikleri hatırlatıyorsun bana. <i>Çekip gitmemi mi istiyorsun?</i>Mam dosyć tego co bylo wcześniej Chcesz mnie się pozbyć? Pożałujesz
Daha önce yaptığım iğrençlikleri hatırlatıyorsun bana. <i>Çekip gitmemi mi istiyorsun?</i>Me haces enfermar de lo que tenia antes. ¿Quiéres que me marche?
Daha önce yaptığım iğrençlikleri hatırlatıyorsun bana. <i>Çekip gitmemi mi istiyorsun?</i>Me haces enfermar de lo que tenia antes. ¿Quiéres que me marche?
Daha önce yaptığım iğrençlikleri hatırlatıyorsun bana. <i>Çekip gitmemi mi istiyorsun?</i>Per colpa tua mi sto stancando di quello che avevo prima. Vuoi che me ne vada?
Daha önce yaptığım iğrençlikleri hatırlatıyorsun bana. <i>Çekip gitmemi mi istiyorsun?</i>Unom már, hogy mindig a múltad hozod fel. Azt akarod, hogy lelépjek?
Daha önce yaptığım iğrençlikleri hatırlatıyorsun bana. <i>Çekip gitmemi mi istiyorsun?</i>أنت تشعرينى بالغثيان لما كنت عليه من قبل تريدني أن أمشي؟
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.A magazin ezt nem volt hajlandó kifizetni nekem.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Das Magazin wollte mich nicht bezahlen, um dorthin zu gehen.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi. (Gülüşmeler)Het tijdschrift wilde dat niet voor me betalen.. .
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Il giornale non ha voluto pagarmi una notte qui.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.잡지사가 이 곳을 체험하는 것까지 지원해주진 않더군요.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Le magazine n'a pas voulu payer pour que j'aille là-bas.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Magasinet ville ikke betale for at jeg tog derhen.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Magazín mi nezaplatil vstup sem.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.No podía conseguir que me pagaran para ir allí.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Penerbit majalah tempat saya menulis tidak akan membiayai saya untuk pergi kesana.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Revija ni želela plačati, da grem tja.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Revista nu a vrut să plătească pentru ca să mă duc acolo.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Tạp chí của tôi không chi trả cho việc tôi có mặt ở những nơi đó.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Ten magazyn mi za to nie zapłacił.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Το περιοδικό δεν θα πλήρωνε για να πάω εκεί.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Списанието не би ми платило, за да отида там.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.Этого мой журнал не оплатил.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.כתב העת לא הסכים לממן שהות שלי שם.
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.المجلة لم تدفع لي لأذهب إلى هناك
Dergi oraya gitmem için bana para ödemezdi.(笑)
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.Am mers atât de departe încât am construit CRT-urile sub forma feței oamenilor.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.Ci spingemmo così in là da costruire monitor modellati sul viso delle persone.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.월트 디즈니의 역사를 조금 참고할 수 밖에는 없었죠. 우리는 실제로 CRT 모니터를 사람의 얼굴 모양으로 만드는 것까지 시도하게 된 것이지요.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.Llegamos tan lejos como para construir pantallas de CRT con forma de los rostros de la gente.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.Nous sommes en fait allés jusqu'à construire des écrans qui avaient la forme du visage des personnes.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.Zbudowaliśmy ekrany kineskopowe w kształcie twarzy rozmówców.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.И всъщност стигнахме толкова далеч, че създадохме кинескопите във форма с лицата на хорат.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.היינו צריכים לקחת דף מההסטוריה של דיסני -- הגענו כל כך רחוק שבנינו מסכים בצורה של הפנים של האנשים.
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.كان علينا أن نأخذ صفحة من تاريخ والت ديزني. حتى اننا بنينا أنابيب أشعة الكاثود على شكل وجوه هؤلاء الاشخاص
Disney'in izinden gitmemiz gerekiyordu, insanların yüzünün şeklinde tüplü ekran yapacak kadar ileri gittik.人の顔をしたブラウン管までも 作ったりしました 友人のピーター スピローグに電話を掛けるときには
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Az orvosaim és családom tanácsa ellenére muszáj voltam visszamenni a temetésre.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Bất chấp ý muốn của các bác sĩ và gia đình tôi, tôi phải về dự đám tang.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Contra os desejos da minha família e dos meus médicos, eu precisava de voltar para ir ao funeral.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Contrariamente a quanto volevano i miei medici e la mia famiglia, avevo bisogno di partecipare al funerale.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Contre la volonté de mes médecins et de ma famille, j'avais besoin de rentrer pour les funérailles.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Gegen den Wunsch meiner Ärzte und der Familie, musste ich nach Hause zur Beerdigung.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.제 의사들과 가족들의 바램에 반하여, 저는 장례식으로 돌아가야만 했습니다.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Navzdory prianiam mojich doktorov a rodiny som sa potrebovala vrátiť na pohreb.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Saya menentang permintaan dokter dan keluarga saya dan kembali untuk menghadiri pemakaman itu.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Sprzeciwiając się lekarzom i rodzinie pojechałam na pogrzeb.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Παρά τα όσα έλεγαν οι γιατροί και η οικογένειά μου είχα ανάγκη να είμαι εκεί στην κηδεία του.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Мои доктора и родители были против, но мне было нужно вернуться на похороны.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Противно на желанията на лекарите и семйството ми имах нужда да се върна за погребението.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.כנגד הבקשות של הרופאים שלי והמשפחה שלי, אני הייתי צריכה ללכת ללוויה.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.ومتجاهلةً تعليمات الاطباء .. والاهل رجعت لكي احضر الجنازة
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.帰ってお葬式に行って なんらかの形で