Bunu alıp gitmemi mi istedi?Hogy fogjam és tűnjek el?
Bunu alıp gitmemi mi istedi?Να πάρω αυτό και να φύγω;
Bunu alıp gitmemi mi istedi?ان اخد هذا وارحل؟
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Aja, trik je v tem, da ne greste spat, dokler niste napisali dnevnega števila besed.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Apropó, a trükk az, hogy ne menj el aludni amíg meg nem írtad a napi szószámot.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Apropo, secretul e să nu te culci până nu ţi-ai scris cuvintele pe acea zi.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.A propósito, o segredo é não irmos dormir enquanto não tivermos escrito as palavras do dia.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Au fait, le secret c'est de ne pas aller dormir avant d'avoir écrit vos mots de la journée.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Dicho sea de paso, el secreto es no irse a dormir hasta que no hayas escrito tus palabras diarias.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Du vil måske mangle søvn, men du vil færdiggøre din roman.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.E comunque, il segreto è di non andare a dormire finchè non si è raggiunto il numero di parole prefissato.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Hemligheten är, förresten, att inte gå och lägga sig förrän man skrivit dagens ord.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.참, 여기서 소설쓰기의 성공 비결은 하루 분량을 다 채우기 전에는 잠자리에 들지 않는 겁니다.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Mimochodem, tajemství je nejít spát dokud jste nenapsali vaše slova pro ten den.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Mimochodom, tajomstvom úspechu je neísť spať, kým nemáte napísané slová za ten deň.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Muuten, salaisuus on siinä, ettei mene nukkumaan ennen kuin päivän sanat on kirjoitettu.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Nebenbei bemerkt, das Geheimnis ist, nicht zu Bett zu gehen, ehe man seine Wörter für diesen Tag zusammen hat.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Nhân tiện, bí quyết ở đây là không đi ngủ cho tới khi bạn đã viết được số từ yêu cầu cho một ngày.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Tak na marginesie, nie idźcie spać dopóki nie napiszecie wszystkich słów przewidzianych na dany dzień.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Tussen haakjes, het geheim is om niet te gaan slapen totdat je je woorden voor de dag geschreven hebt.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Yah, rahasianya adalah tidak tidur sampai Anda selesai menulis seluruh jatah kata pada hari itu.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Παρεπιπτόντως, το μυστικό είναι να μην πας για ύπνο έως ότου έχεις γράψει τις λέξεις σου για την ημέρα.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Весь секрет в том, чтобы не лечь спать раньше, чем напишешь дневную норму слов.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Весь секрет успіху в тому, щоб не лягати спати, доки не напишеш денної норми слів.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.Между другото, тайната е да не отивате да спите преди да сте написали думите за деня.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.דרך אגב, הסוד הוא לא ללכת לישון עד שכתבתם את כל המילים לאותו יום.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.بالمناسبة, السر في ذلك ان لا تخلد الى النوم حتى تكتب العدد المطلوب من الكلمات في كل يوم.
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.その日のノルマを書くまでは寝ないということです 睡眠不足になるかもしれませんが
Bununla beraber, sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek.我嘅秘密係未寫完果日嘅字數 我唔上床瞓覺。
Buradaki grafikte de görebilirsiniz ki, çoğu isyancı, yaşadığı yerin bir kilometre uzağına bile gitmemiş.여러분들께서 이 그래프에서 보실 수 있듯이 수많은 폭도들이 폭동에 참가한 장소까지 가는데 1km 도 움직이지 않았어요.
Buradaki grafikte de görebilirsiniz ki, çoğu isyancı, yaşadığı yerin bir kilometre uzağına bile gitmemiş.Láthatják ezen az ábrán, hogy nagyon sokan egy km-nél kevesebbet utaztak a helyszínre.
Buradaki grafikte de görebilirsiniz ki, çoğu isyancı, yaşadığı yerin bir kilometre uzağına bile gitmemiş.Pueden ver aquí en el gráfico que muchos insurgentes viajaron menos de un kilómetro hasta el lugar del motín.
Buradaki grafikte de görebilirsiniz ki, çoğu isyancı, yaşadığı yerin bir kilometre uzağına bile gitmemiş.אפשר לראות כאן מהגרף שחלק גדול מאוד מהמפגינים היו צריכים ללכת פחות מקילומטר לאתר המהומות.
Buradaki grafikte de görebilirsiniz ki, çoğu isyancı, yaşadığı yerin bir kilometre uzağına bile gitmemiş.多くの暴徒の移動距離は 1 kmにも達していません こちらの消費者が 買い物をする場所を
Buradan gitmem lazım.Devo andar via.
Buradan gitmem lazım.Ich muss hier raus.
Buradan gitmem lazım.Ik moet hier weg.
Buradan gitmem lazım.Πρέπει να φύγω.
Buradan gitmem lazım.Я пошёл.
Büroya gitmem lazım.Tengo que ir a la redacción. ¿Cómo tardan tanto?
Büroya gitmem lazım.Вы остаётесь?
"bu sahte bir belgedir" dedi. "O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler."ez téves riasztás volt, nem észak-koreai."
Bu siteler bizlere "Kapı Tutucular" nereye gitmemiz konusunda yönlendirmeye başladılar这样的"守门人"告诉你在网络空间里你想去哪
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.A gdyśmy to usłyszeli, prosiliśmy i my i ci, którzy na onem miejscu byli, aby on nie chodził do Jeruzalemu.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.A jakž jsme to uslyšeli, prosili jsme ho i my i ti, kteříž byli v tom místě, aby nechodil do Jeruzaléma.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.A keď sme to počuli, prosili sme aj my aj miestni bratia, žeby neišiel hore do Jeruzalema.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.All'udir queste cose, noi e quelli del luogo pregammo Paolo di non andare più a Gerusalemme
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Als wir aber solches hörten, baten wir und die desselben Ortes waren, daß er nicht hinauf gen Jerusalem zöge.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Cînd am auzit lucrul acesta, atît noi cît şi cei de acolo am rugat pe Pavel să nu se suie la Ierusalim.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Cuando oímos esto, nosotros y también los de aquel lugar le rogamos que no subiese a Jerusalén
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Da vi hørte dette, bad vi ham, både vi og de der på stedet, at han ikke måtte dra op til Jerusalem.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Khi đã nghe bấy nhiêu lời, thì các tín đồ nơi đó và chúng ta đều xin Phao-lô đừng lên thành Giê-ru-sa-lem.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Khi đã nghe bấy_nhiêu lời , thì các tín_đồ nơi đó và chúng_ta đều xin Phao-lô đừng lên thành Giê-ru-sa-lem .
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.우리가 그 말을 듣고 그곳 사람들로 더불어 바울에게 예루살렘으로 올라가지 말라 권하니
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Ko smo pa to slišali, smo ga prosili mi in ondišnji, naj ne hodi gori v Jeruzalem.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Kun sen kuulimme, pyysimme, sekä me että ne, jotka siellä asuivat, ettei hän menisi Jerusalemiin.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Men da vi hørte dette, bade såvel vi som de der på Stedet ham om ikke at drage op til Jerusalem.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Mikor pedig ezeket hallottuk, kérõk, mind mi, mind az oda valók, hogy ne menjen fel Jeruzsálembe.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Quand nous entendîmes cela, nous et ceux de l`endroit, nous priâmes Paul de ne pas monter à Jérusalem.
Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalime gitmemesi için Pavlusa yalvardık.Quando ouvimos isto, rogamos-lhe, tanto nós como os daquele lugar, que não subisse a Jerusalém.