Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Защото скулптурата е толкова малка, нищо не може да се обърка.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Поскольку скульптура такая маленькая, ошибки недопустимы.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.בגלל שזה פסל כזה קטן אסור ששום דבר ישתבש.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.ولأن المنحوتة صغيرة جدا فهذا يعني أنه ليس هناك مجال للخطأ.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.間違いは許されないんだ 組み立てることを決めて
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Dar părinţii au fost foarte nemulţumiţi, şi au spus,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;De ouders waren erg ongelukkig, en zeiden:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Et les parents étaient très mécontents, et ils ont dit,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;부모들은 화를 냈습니다. 그들은 말하길
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Och föräldrarna var inte alls nöjda, och de sade,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Os pais ficaram muito infelizes, e disseram:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Questo irritò molto i genitori, che dissero:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Rodzicom nie spodobała się myśl, że tani i prosty lek mógłby być lepszy od drogiego i skomplikowanego.
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Und die Eltern waren sehr unglücklich und sagten:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Y los padres estuvieron muy descontentos, y dijeron:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Οι γονείς ήταν πολύ δυστυχισμένοι, και είπαν:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Но родители были очень недовольны, они сказали:
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;Родителите били много нещастни и казали,
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;:וההורים לא שמחו בכלל, ואמרו
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;وكان الاباء مستائين جدا,وقالوا
Bu durum ebeveynlerin hiç hoşuna gitmemiş, ve şöyle demişler;安価で簡単な方法が厄介な方法と同じ効果があるとは思えない
Bu ebevenlerin bir çoğu için, hayat umdukları gibi gitmemiş olacak.Para muchos de estos padres, la vida no ha seguido el camino que ellos planearon.
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Che ne dici di non andare oggi a scuola e rimanere a casa?
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Mengapa kamu tidak berpikir untuk libur saja hari ini?
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Może zrobisz sobie wolne i nie pójdziesz dzisiaj do szkoły?
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Nu crezi ca ar trebui sa-ti iei o zi libera de la scoala astazi?
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Que penses-tu d'un petit jour de repos ?
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Sao con không nghỉ học hôm nay đi?
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Vad sägs om att du hoppar över skolan idag?
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Was hälst du davon, dir heute einen Tag von der Schule frei zu nehmen?
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Wat denk je ervan om vandaag een dag vrij te nemen van school?
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Τι λες να μην πας καθόλου σήμερα στη σχολή;
Bugün okula gitmemeye ne dersin?Может пропустишь сегодня школу?
Bugün okula gitmemeye ne dersin?لماذا لا تأخذين اليوم أجازة ولا تذهبين للكلية؟
Bugün okula gitmemeye ne dersin?大丈夫ですよ
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Als ich den Clip sah, dachte ich, "Das ist eine Story mit der ich zu John gehen sollte."
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Amint végignéztem ezt a videót, "Erre a sztorira rá kell harapnunk Johnnal. "
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Después de verlo, pensé, "Le llevaré esta historia a John".
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Después de verlo, pensé, "Le llevaré esta historia a John".
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Gdy tylko obejrzałam ten klip pomyślałam-- Z tą historią mogę iść do Johna.
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Když jsem to viděla poprvé, pomyslela jsem si, "Tohle je téma, s kterým můžu jít za Johnem."
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Kun näin sen klipin, ajattelin, "Tämä on tarina, johon voin mennä John kanssa."
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.När jag såg att klämma, tänkte jag, "Det här är en historia jag kan gå till John med."
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Quando vi o vídeo, pensei: "Este é um tema que eu e o John podemos profundar."
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Toen dat ik dit clipje zag, dacht ik, dit is een verhaal waarmee ik naar John kan gaan.
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Όταν είδα αυτό το κλιπάκι, σκέφτηκα, "Αυτή είναι μια ιστορία για να την παραδώσω στον John."
Bu klibi ilk gördüğümde, John'la gitmem gerektiğini düşünmüştüm.Када сам погледала тај видео снимак, помислила сам: "Са овом причом могу да одем код Џона."
Bu konu bize bir ip ucu verecektir. Cevap için, uzun zaman önceye gitmemiz gerekiyor.Acontece que isso dá-nos uma boa pista, mas temos de recuar bastante no tempo.
Bu konu bize bir ip ucu verecektir. Cevap için, uzun zaman önceye gitmemiz gerekiyor.Cela nous donne effectivement une bonne piste, si ce n'est qu'il va falloir revenir pas mal en arrière.
Bu konu bize bir ip ucu verecektir. Cevap için, uzun zaman önceye gitmemiz gerekiyor.Das gibt uns einen ziemlich guten Ansatzpunkt, man muss allerdings ziemlich weit zurück in der Zeit gehen.
Bu konu bize bir ip ucu verecektir. Cevap için, uzun zaman önceye gitmemiz gerekiyor.Esto nos da, lo que resulta, una pista bastante buena, excepto que tenemos que regresar bastante en el tiempo.
Bu konu bize bir ip ucu verecektir. Cevap için, uzun zaman önceye gitmemiz gerekiyor.Het blijkt dat dat ons een goed aanknopingspunt geeft, maar je moet wel redelijk ver teruggaan in de tijd.
Bu konu bize bir ip ucu verecektir. Cevap için, uzun zaman önceye gitmemiz gerekiyor.To da nam, jak się okazuje, całkiem dobrą wskazówkę, tyle że trzeba się dość daleko cofnąć w czasie.
Bu konu bize bir ip ucu verecektir. Cevap için, uzun zaman önceye gitmemiz gerekiyor.Αυτό μας δίνει, όπως φαίνεται, μια καλή ένδειξη, αν και χρειάζεται να πάμε αρκετό καιρό πίσω.
Bu konu bize bir ip ucu verecektir. Cevap için, uzun zaman önceye gitmemiz gerekiyor.Оказывается, это даёт нам довольно хорошее понимание, но придётся посмотреть далеко в прошлое.
Bu noktadan buradaki noktaya gitmemiz gerekiyor.Chceme jít z tohoto bodu sem.
Bu noktadan buradaki noktaya gitmemiz gerekiyor.Disons que nous voulons aller de ce point à ce point là.
Bu noktadan buradaki noktaya gitmemiz gerekiyor.Então digamos que queremos ir a partir daqui este ponto por aqui.
Bu noktadan buradaki noktaya gitmemiz gerekiyor.Vi går fra det her punkt til det her punkt.
Bu noktadan buradaki noktaya gitmemiz gerekiyor.Да кажем, че искаме да отидем от тази до тази точкa