Bizim ise hızlı olduğu kadar uzağa gitmemiz gerekmektedir.אנחנו צריכים ללכת רחוק, מהר.
Bizim ise hızlı olduğu kadar uzağa gitmemiz gerekmektedir.نحتاج للذهاب بعيداً، وبسرعة.
Bizim ise hızlı olduğu kadar uzağa gitmemiz gerekmektedir.ありがとうございました
B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.이동하도록 하고, 재화를 그 길로 이동시키는 물리적 인프라입니다.
B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.la que nos permite ir de A a B y transportar cosas.
B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.שמאפשרות לנו להגיע מנקודה א' לב' ולהזיז דברים.
B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.تمكننا من الذهاب من النقطة أ إلى النقطة ب وتمكننا من تحريك الأشياء بنفس الطريقة.
B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.物理的なインフラのほか 人とつながり
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Az az ember azt szeretné hogy menjek, és ti most azt mondjátok, nem."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.De man vraagt mij om te gaan, en nu zeggen jullie nee."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Der Mann möchte, dass ich dort hingehe, und jetzt sagt ihr nein."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Fazem-me ouvir. "O homem quer que eu vá, e vocês dizem que não."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Iar când omul îmi cere să merg nu mă lăsaţi."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.그 사람이 나에게 참가하라고 했는데 안된다고 하는 거잖아."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Manden vil have mig til at gå, og nu siger I nej."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Người đàn ông đó muốn chúng ta đi, và bây giờ bố mẹ nói không
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.On chce, żebym poszedł, a wy teraz mówicie nie" " .
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Quel tipo vuole che vada, e adesso mi dite di no."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Vous me faites aller là. Vous me faites écouter.
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Y ahora este señor quiere que vaya, y me dicen que no".
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Ο άνθρωπος θέλει να πάω και τώρα μου λέτε όχι."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.А тепер, коли чоловік каже, що треба йти, ви кажете ні".
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.Он говорит — пошли, а вы говорите — нет!".
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.האיש מבקש שאלך ( להפגנה) ואתם אומרים- לא."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.الرجل يريد أن أذهب، والآن أنتما تقولان لا."
Bu adam gitmemi istiyor ve şimdi hayır diyorsunuz.両親は一晩中考え
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Eén van de vele redenen, maar ik moet nu gaan.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Einer von vielen Gründen, aber ich muss jetzt gehen.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.En af mange grunde, men jeg bliver nødt til at gå nu.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Ez az egyik oka, de most mennem kell.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Hay muchas razones, pero me tengo que ir ahora.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.여러 이유 중 하나지만, 이제 시간이 됐네요.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.To tylko jeden z powodów, ale muszę lecieć. Dziękuję.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Trong nhiều lí do chứ, nhưng tôi phải đi rồi.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Una delle tante ragioni, ma ora devo andare.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Une raison parmi tant d'autres, mais je dois finir maintenant.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Unul dintre mai multe motive, dar acum trebuie să plec.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Ένας από τους πολλούς λόγους, αλλά πρέπει να φύγω τώρα.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Една от много причини, но трябва да тръгвам сега.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.Это всего лишь одна причина, но мне пора идти.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.סיבה אחת מני רבות, אבל זמני תם.
Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım.واحد من أسباب متعددة, لكنني يجب أن أذهب الآن.
Bu bizim A noktasından B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.É uma infraestrutura física que nos permite ir do ponto A ao ponto B e movimentar coisas.
Bu bizim A noktasından B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.Het is een fysieke infrastructuur waarmee we van A naar B kunnen en op die manier spullen kunnen verplaatsen.
Bu bizim A noktasından B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.To infrastruktura, która pozwala nam dostać się z A do B i przemieszczać tak towary.
Bu bizim A noktasından B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.Я говорю о физической инфраструктуре, позволяющей нам добраться из пункта А в пункт Б и переместить что-то.
Bu bizim Kelvin, mol gibi kavramlardan litre, bar, metreküp gibi kavramlara gitmemizi sağlar. .Es hilft nur uns aus dem einer Welt voller Mol und Kelvin eine Welt-Umgang mit
Bu bizim Kelvin, mol gibi kavramlardan litre, bar, metreküp gibi kavramlara gitmemizi sağlar. .Het helpt net ons vertalen uit een wereld behandelt mol en Kelvin tot een wereld van omgaan met, Nou, in dit
Bu bizim Kelvin, mol gibi kavramlardan litre, bar, metreküp gibi kavramlara gitmemizi sağlar. .기체상수는 몰과 캘빈을 다루는 차원에서
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Bởi vì nó là một tác phẩm điêu khắc nhỏ, mọi thứ phải thật chính xác.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Como é uma escultura tão pequena, nada pode correr mal.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Din cauza ca este o scultptura asa de mica, nimic nu se poate intampla gresit.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.제 조각품들은 워낙 작기 때문에, 뭐 하나 잘못되어도 안 되거든요.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Omdat het zo'n kleine structuur is mag er niets misgaan.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Parce que c'est une si petite sculpture, rien ne peut mal tourner.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Perché è una scultura così piccola, che niente deve andare storto.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Ponieważ rzeźba jest tak mała, nie można sobie pozwolić na błędy.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Porque es una escultura tan pequeña que nada tiene que salir mal.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Pretože pri takej malej sochy nesmiete spraviť žiadnu chybu.
Bu, çok küçük bir heykel olduğu için hiçbir şeyin ters gitmemesi lazım.Weil es eine so kleine Skulpture ist, darf nichts schief gehen.