Sekiz yıl oldu ve size Çin'e hukukçu olmaya gitmediğimi söyleyebilirim.Минаха осем години и мога да ви кажа, че не отидох в Китай да ставам адвокат.
Sekiz yıl oldu ve size Çin'e hukukçu olmaya gitmediğimi söyleyebilirim.Прошло уже 8 лет, и я могу сказать вам, что не поехала в Китай ради карьеры юриста.
Sekiz yıl oldu ve size Çin'e hukukçu olmaya gitmediğimi söyleyebilirim.كان ذلك منذ ثمانية اعوام, واستطيع اخباركم انني لم اذهب الى الصين لاصبح محامياً
Sekiz yıl oldu ve size Çin'e hukukçu olmaya gitmediğimi söyleyebilirim.結局弁護士になるために中国に行くことはありませんでした かわりにナッシュビルに行ったのです
Şey diyorum, şuna bir bak. Ya bak, bu konuşma nereye gidiyorsa hoşuma gitmedi.Знаете, мне не нравится, куда зашел разговор.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Adesso non fraintendetemi, non è andata così.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Begrijp me niet verkeerd, zo simpel was het niet.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Jangan salah, proses sebenarnya tidak seperti dalam acara ini.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.오해하지는 마세요. 말처럼 쉽게 풀린 것은 아닙니다.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Misforstå mig ikke, det gik ikke bare sådan af sig selv.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Não me interpretem mal, não foi assim que aconteceu.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Ne értsenek félre, nem volt ilyen egyszerű.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Ne me faites pas dire ce que je n'ai pas dit, ça ne s'est pas fait si facilement.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Nhưng đừng hiểu lầm, mọi chuyện không đơn giản đâu.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Nie zrozumcie mnie źle, to nie działo się tak łatwo.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Nun, verstehen Sie mich nicht falsch, das ging nicht einfach so.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Para que no haya malentendidos: no fue así:
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Să nu mă înțelegeți greșit, nu a mers chiar așa simplu.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Uppfatta mig inte fel nu, det gick inte så lätt.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Τώρα, μη με παρεξηγήσετε, δεν πάει έτσι.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Не зрозумійте мене неправильно, це відбувалося не так.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Не поймите меня неправильно, это, конечно, произошло не так.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.Сега, не ме разбирайте погрешно, не стана по този начин.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.אל תבינו אותי לא נכון, זה לא הלך בקלות.
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.الان لا تفهموني بصورة خاطئة .. ان الامر ليس بهذه السهولة
Şimdi burayı yanlış anlatmayayım, o şekilde gitmedi.これらは、何週間にわたる
Siz de "Peki. Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceAle jak tak chodím kolem, všiml jsem si, že čísla domů nejdou po sobě."
Siz de "Peki. Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceVy na to, "Ok, ale pre�iel som okolo bloku a v�imol si, �e ��sla domov nejd� v porad�."
Star Trek gibi. Daha önce hiç kimsenin gitmediği bir yere gidiyorsun." dedi.꼭 스타 트랙같던데요. 당신은 아무도 가지 않은 길을 가려고 하더군요."
Star Trek gibi. Daha önce hiç kimsenin gitmediği bir yere gidiyorsun." dedi.זה כמו 'מסע בין כוכבים'. להגיע למקומות שאיש לא היה בהם."
Star Trek gibi. Daha önce hiç kimsenin gitmediği bir yere gidiyorsun." dedi.إنها مثل ستار تريك. أنت تذهب حيث لم يسبقك أحد من قبل."
Star Trek gibi. Daha önce hiç kimsenin gitmediği bir yere gidiyorsun." dedi.私は続けて言いました 「心理学者ならこう言うでしょう
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.-- Aaron.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim è certamente uno dei geni più prominenti dell'Internet originaria, e non ne ha ricavato alcun guadagno.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim er helt sikkert et meget prominent tidlig internet geni der på ingen måde sælger ud.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim es seguramente uno de los genios más prominentes de internet que no lucró con eso.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim est un génie éminent d'Internet complètement insensible au gain.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim ist echt ein sehr prominentes Genie des frühen Internets, das sich in keiner Weise verkauft.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Tim je velmi významným géniem rané internetové scény, který se z toho nesnaží zbohatnout.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Ο Tim είναι μια πρώιμη πολύ σημαντική ιδιοφυΐα του Διαδικτύου, ο οποίος με καμία έννοια δεν εξαργύρωσε.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Тим, безусловно, является очень заметным рано Интернет гений, который ни в коем смысле наличными вне.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.Тим със сигурност е много обещаващ ранен Интернет гений, който по никакъв начин не е осребрен.
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.تيم بالتأكيد من أوائل عباقرة الإنترنت البارزين، الذين وتحت أي ظرف، لم يجعل ذلك مقابل المال
Tim internetin ilk yýllarýndaki en seçkin dehalarýndan biriydi, ve asla satýp gitmedi.彼は大金を得られる方法を見つけることには まったく関心がなかった。
Üniversiteden babam da gitmedi diyip korkmayı bırakınΜη διστάζετε να πάτε Πανεπιστήμιο γιατί ο μπαμπάκας σας δεν πήγε και η μάνα σας δεν πήγε.
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?(Gelach) (Applaus)
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?(웃음) (박수)
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?(Risas) (Aplausos)
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?(śmiech) (brawa) A czasami, gdy nam się nie układa stajemy się troszkę rozdrażnieni, nieprawdaż?
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?(Tiếng cười) (Tiếng vỗ tay)
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?Wenn es nicht so läuft, wie wir es gern hätten, ärgern wir uns, nicht wahr?
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?БЛ: Інколи, коли не все вдається, ми трішки дратуємось, чи не так?
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?Иногда если что-то у нас не получается, мы расстраиваемся, не правда ли?
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?(צחוק) (מחיאות כפיים)
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?(ضحك) (تصفيق)
Ve bazen işler istediğimiz gibi gitmediğinde biraz canımız sıkılıyor, değil mi?うんざりするわけですが ここで問題なのは 認識なのです
Ve bileğime her hangi birşey gitmediğini göstermek için bileğimi tam buradan sıkacağım.Aby jste viděli, že nic nesjde z mého rukávu nahoru ani dolů. Zmáčknu svoje zápěstí právě tady.
Ve bileğime her hangi birşey gitmediğini göstermek için bileğimi tam buradan sıkacağım.A pre istotu, že mi nič nepôjde z rukáva, si budem pevne držať aj zápästie.
Ve bileğime her hangi birşey gitmediğini göstermek için bileğimi tam buradan sıkacağım.Dla pewności, że niczego w nim nie chowam będę trzymał mój nadgarstek w tym miejscu.
Ve bileğime her hangi birşey gitmediğini göstermek için bileğimi tam buradan sıkacağım.En om er zeker van te zijn dat er niets in of uit mijn mouw komt, zal ik hier in mijn pols knijpen.