Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Pavel voia să vină înaintea norodului, dar nu l-au lăsat ucenicii.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Pavlovi pak, když chtěl jíti k lidu, nedopustili učedlníci.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Phao-lô muốn chính mình ra mặt trước dân chúng, nhưng môn đồ chẳng cho.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Phao-lô muốn chính mình ra_mặt trước dân_chúng , nhưng môn_đồ chẳng cho .
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Querendo Paulo apresentar-se ao povo, os discípulos não lho permitiram.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Ενω δε ο Παυλος ηθελε να εισελθη εις τον δημον, οι μαθηται δεν αφινον αυτον,
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.И тъй, едни викаха едно, а други друго; защото навалицата беше разбъркана и знаеше защо се бяха стекли.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Когда же Павел хотел войти в народ, ученики не допустили его.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.Як же хотів Павел увійти між народ, не пустили його ученики.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.ויאל פולוס לבוא אל תוך העם ולא הניחו לו התלמידים׃
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.ولما كان بولس يريد ان يدخل بين الشعب لم يدعه التلاميذ.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.保 羅 想 要 進 去 、 到 百 姓 那 裡 、 門 徒 卻 不 許 他 去
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.保羅 想要 進去 、 到 百姓 那 裡 、 門徒 卻不許 他 去
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Bagaimana dengan sekolah? aku harus pergi ke perguruan tinggi ...
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Bagaimana dengan sekolah? aku harus pergi ke perguruan tinggi ...
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Én nem lehet férjhez ebben a korban.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...En voi olla naimisissa tässä iässä.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Eu não posso casar com esta idade.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Eu nu pot fi căsătorit la această vârstă.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Ich kann nicht in diesem Alter verheiratet zu sein.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...I, se ne more poročiti pri tej starosti.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Jeg kan ikke blive gift i denne alder.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Nemôžem byť ženatý v tomto veku.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Nemůžu být ženatý v tomto věku.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Nie mogę być w związku małżeńskim w tym wieku.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Tao không thể lấy vợ ở cái tuổi này được.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Δεν μπορώ να παντρευτεί σε αυτή την ηλικία.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...Я не можу вийти заміж в цьому віці.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...אני לא יכול להתחתן בגיל זה.
Peki ya okul ne olacak? Üniversiteye girmek zorundayım...أنا لا يمكن أن أتزوّج في هذا العمر
Riske girmekten bahsederken.Hablando de correr riesgos.
Riske girmekten bahsederken.Pomówmy o ryzyku.
Riske girmekten bahsederken.Și, vorbind de a-ți asuma riscuri.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Bon, en parlant de prendre des risques, je vais imiter quelqu'un que personne n'aime.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Così, a proposito di rischi, adesso farò qualcuno che nessuno ama.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.그래서, 위험을 감수하는 것에 대해 이야기를 합시다. 저는 아무도 좋아하지 않는 누군가를 맡을 겁니다.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Nu we het toch over risico hebben, ga ik iemand doen die niemand aardig vindt.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.בואו נדבר על לקיחת סיכונים. אני הולכת לגלם עכשיו מישהי שאף אחד לא אוהב.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.إذًا بالحديث عن المجازفة, علي ان اودي شخصية لايحبها الكثير.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.役者は好かれる役を演じる事を 好むものですが
Riske girmekten bahsederken.Tiếp theo tôi xin nói về việc liều mạng.
Riske girmekten bahsederken.И така, като стана дума за поемане на рискове.
Riske girmekten bahsederken.Так, поговорим о риске.
Sana Disney Kanalında oyunculuk ayarlarım! İçeri girmek için şifreyi bilmiyoruz. oh, biliyorum.Я выбью для тебя роль в шоу на канале Дисней.
Saraya girmek de nereden çıktı?Milyen szándéktól vezérelve jöttél a palotába?
Saraya girmek de nereden çıktı?Quelles sont tes intentions en entrant au palais ?
Saraya girmek de nereden çıktı?Τι κίνητρα έχεις για να μπεις στο παλάτι;
Saraya girmek de nereden çıktı?ما هو غرضك الحقيقي من دخول القصر؟
Şehir merkezine girmek imkansız.- Nie wiemy, ilu ich tam jest.
Şehir merkezine girmek imkansız.O centro da cidade está inacessível.
Şehir merkezine girmek imkansız.Център е недостъпен.
(seyirciler güler) Ben de Ayıcık Yapma dükkanına girmek zorunda kaldım. Saklanmak için.Y tuve que correr al "Build a Bear" sólo para mezclarme (risas)
Şimdi uzun bir kuraklık dönemine girmek üzere.이제 건기로 접어들고 있습니다.
Şimdi uzun bir kuraklık dönemine girmek üzere.לאותה שנה והיא עוברת עכשיו לעונת יובש ארוכה.
Şimdi uzun bir kuraklık dönemine girmek üzere.しかし見てのとおり雨水は
Şimdi uzun bir kuraklık dönemine girmek üzere.就快要到漫長嘅旱季
Şimdi, yolculuğa başlamak için, kan sol ventrikülden çıkmak ve vücudun en büyük arterine girmek zorunda.Krev začíná svoji cestu v levé komoře, odkud pokračuje do největší tepny (artérie) v těle.
Şimdi, yolculuğa başlamak için, kan sol ventrikülden çıkmak ve vücudun en büyük arterine girmek zorunda.Sekarang, untuk memulai perjalanan, darah harus keluar dari bilik kiri dan menuju arteri terbesar dalam tubuh.
Şimdi, yolculuğa başlamak için, kan sol ventrikülden çıkmak ve vücudun en büyük arterine girmek zorunda.И так, путешествие начнется из левого желудочка и в самую большую артерию тела.
Şimdi, yolculuğa başlamak için, kan sol ventrikülden çıkmak ve vücudun en büyük arterine girmek zorunda.Так,почнемо нашу подорож з лівого шлуночка до найбільшо артерії нашого тіла