Ana içeriğe geç
Sözlük

girme ile cümle

girme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom içeri girmemize izin vermeyecek.Tom won't let us in.
Tom onların girmesine izin vermeyecek.Tom won't let them in.
Tom içeri girmeme izin vermeyecek.Tom won't let me in.
Onlar içeri girmene izin vermeyecek.They won't let you in.
Onlar onun içeri girmesine izin vermeyecekler.They won't let him in.
Onların içeri girmesine izin vermeyeceğim.I won't let them in.
Senin içeri girmene izin vermeyeceğim.I won't let you come in.
Onun içeri girmesine izin vermeyeceğim.I won't let him come in.
Onların bu odaya girmesine izin vermeyin.Don't let them into this room.
Onun bu odaya girmesine izin verme.Don't let him into this room.
Onun bu odaya girmesine izin vermeyin.Don't let her into this room.
Onun içeri girmesine izin verme.Don't let him in.
Sadece içeri girmemize izin verin.Just let us in.
Sadece onların içeri girmesine izin verin.Just let them in.
Sadece benim içeri girmeme izin verin.Just let me in.
Onların eve girmesine izin verdim.I let them in the house.
Onun eve girmesine izin verdim.I let him in the house.
Onların içeri girmesini istedim.I asked them to come in.
Onun içeri girmesini istedim.I asked him to come in.
Onun içeri girmesini ister misin?Would you ask him to come in?
Ben onlara karşı bahse girmezdim.I wouldn't bet against them.
Ben ona karşı bahse girmezdim.I wouldn't bet against him.
Tom Mary'nin içeri girmesine izin vermeyecek.Tom won't let Mary in.
Ne yapması gerektiğini düşündüğü için Tom'un gece yarısına kadar gözüne uyku girmedi.Tom lay awake half the night, thinking about what he should do.
Tom onun arabasına girmeye çalışan adamı arıyordu.Tom was looking for the man who tried to break into his car.
Dan'ın avukatı Dan'ın sorgulandığı odaya girmek için izin verilmesini talep etti.Dan's lawyer demanded to be allowed into the room where Dan was being questioned.
Dan'in sorgu odasına girmesine izin verildi.Dan was allowed into the interrogation room.
Araştırmacılar evrenin farklı bir bölümüne girmek için kapı kullanırlar.The researchers use the portal to enter into a different part of the universe.
Dan temel anatomi derslerine bile girmedi.Dan didn't even take basic anatomy classes.
Dan yalan makinesi testine girmekte ısrar etti.Dan insisted on taking a lie detector test.
Dan, yalan makinesi testine girmek istedi.Dan wanted to have a polygraph test.
Tom sinemaya gizlice girmeye çalıştı.Tom tried to sneak into the movie theater.
Neden riske girmem gerekiyor?Why should I take the risk?
Neden riske girmeliyim?Why should I take the risk?
İçeri girmek için başka yol yok.There's no other way in.
İçeri girmeye hazır mısın?Are you ready to come inside?
İçeri girmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to come inside?
İçeri girmemiz gerektiğini düşünüyor musun?Do you think we ought to go in?
İçeri girmemizin bir sakıncası var mı?Do you mind if we come in?
Kapınızı kilitli tutun ve kimsenin içeri girmesine izin vermeyin.Keep your door locked and don't let anyone in.
Neden Tom senin eve girmene izin verdi?Why did Tom let you in the house?
Tom Harvard'a girmek için yeterince zeki olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think he's smart enough to get into Harvard.
Tom, utancından yerin dibine girmek istedi.Tom wished to sink into the ground for shame.
Tom içeri girmeye başladı fakat Mary onu durdurdu.Tom started to come in, but Mary stopped him.
Tom içeriye biraz temiz hava girmesi için kapıyı biraz açtı.Tom opened the door a crack to let in some fresh air.
Tom bankaya girmemi engelledi.Tom stopped me from entering the bank.
O muhtemelen onunla cinsel ilişkiye girmedi.She probably didn't have sex with him.
Tom'un yoluna girmemeye çalıştık.We tried not to get in Tom's way.
Ben o riske girmeyeceğim.I'm not going to take that chance.
Tom kapıyı açtı ve Mary'nin girmesine izin verdi.Tom opened the door and let Mary in.
Tom John ve Mary'nin içeri girmesi için sürgülü kapıyı açtı.Tom opened the sliding door to let John and Mary in.
Senin diyete girmen gerekiyor.You need to go on a diet.
İçeriye girmeyin!Don't you come in here!
Tom, Mary odaya girer girmez Fransızcaya döndü.Tom switched to French as soon as Mary entered the room.
Gerçekten yarışmaya girmelisin.You really should enter the contest.
Komşularım bana birinin evime girmeye çalıştığı bilgisini verdiler.The neighbors informed me that somebody had tried to break into my house.
Binaya girmemize izin verilmedi.We weren't allowed into the building.
Beni ne için arıyorsun? Ben maça girmek üzereyim.What are you calling me for? I'm just about to enter the match.
Beni ne için arıyorsun? Yarışmaya girmek üzereyim.What are you calling me for? I'm just about to enter the competition.
"Lütfen izinsiz girmemi affedin ama bu duymak isteyeceğiniz bir şey."Please forgive my intrusion, but this is something that you're going to want to hear."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod