Ana içeriğe geç
Sözlük

girme ile cümle

girme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Küçüklerin girmesine izin verilmez.Minors aren't allowed to enter.
Onlar kimsenin özel izni olmadan girmesine izin vermezler.They don't let anyone enter without special permission.
Sivrisinekler içeri girmesin diye pencereleri kapatmak zorunda kaldık.We had to close the windows so that the mosquitoes wouldn't come in.
Eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir.You must remove your shoes before entering a house.
Evlere girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmalısınız.You have to take off your shoes before entering houses.
Diskoya girme sorunumuz vardı.We had trouble getting into the disco.
Norikura'da kaplıcaya girmek harikadır.Getting into a hot spring at Norikura is great.
Lütfen girmeden önce kapıyı vurun.Please knock before entering.
Girmesine izin ver.Let him enter.
Her şahıs memleketin kamu hizmetlerine eşitlikle girme hakkını haizdir.Everyone has the right of equal access to public service in his country.
Buraya girme, lütfen!Don't come in here, please!
Köpeğin içeri girmesine izin vermeyin.Don't let the dog in.
Bu bilet iki kişinin girmesine olanak tanır.This ticket allows two people to enter.
Çocuklarımızın güvenliği için, lütfen yetişkin sitelerine girmeyin.For our children to be safe, please do not enter adult sites.
Çocuklarımızın güvenliği için, lütfen porno sitelerine girmeyin.For the safety of our children, please do not enter porn sites.
Pazar günü bir sınava girmek zorunda olduğuma inanamıyorum!I can't believe I have to sit an exam on Sunday!
Ödüller üniversiteye girmene yardımcı olabilir.Awards can help you get into college.
Birçok öğrenci en iyi üniversitelere girmek için yarışıyor.Many students compete to get into the best universities.
Tom odaya girmeye karar verdi.Tom decided to enter the room.
Ziyaretçiler müzeye girmek için uzun bir kuyrukta beklediler.The visitors waited in a long line to get into the museum.
Hırsız arabaya zorla girmek için bir tornavida kullandı.The thief used a screwdriver to break into the car.
Hırsız arabaya girmek için bir tornavida kullandı.The thief used a screwdriver to break into the car.
Gelecek hafta İngilizcede bütünleme sınavına girmek zorundayım.I have to take a make up test in English next week.
Eve girmeden önce, hırsız telefon hatlarını kesmiş.The thief cut the telephone lines before breaking into the house.
O, bu riske girmedi.He would not take this chance.
Gazete muhabirlerine içeri girmesine izin verilmedi.Newspaper reporters were not permitted inside.
Oturanların alana girmesine izin verilmedi.Inhabitants were not permitted to enter the area.
Hepimiz, eve girmeden önce ayakkabılarımızı çıkaralım.We should take off our shoes before entering the house.
Eve girmeden önce ayakkabılarımızı çıkarmalıyız.We must remove our shoes before entering the house.
Kusura bakmayın, tanımadığım insanların içeri girmesine izin vermem.I'm sorry, I don't let in people I don't know.
O onun hakkında düşündüğü için saatlerce gözüne uyku girmedi.She lay awake for hours thinking about him.
Önümüzdeki hafta tekrar İngilizce sınavına girmek zorundayım.I have to resit an English exam next week.
Perdeler hiçbir ışığın içeri girmesine izin vermiyor.The curtains don't let any light in.
Sen ofisime girmeden önce kapıyı çalmayan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know who doesn't knock before entering my office.
İçeri girmek için nereden bir bilet alabilirsin?Where can you buy a ticket to get in?
Fedai onun içeri girmesine izin vermedi.The bouncer wouldn't let him in.
Tom'un odasına girmeden önce her zaman kapıyı çalmalısın.You should always knock before entering Tom's room.
Tom çocuklara sıraya girmelerini söyledi.Tom told the boys to line up.
Tom forma girmeli.Tom needs to get into shape.
Tom'un bu binaya girmesi yasaklandı.Tom is banned from entering this building.
Tom sonunda beğendiği bir işe girmeyi başardı.Tom finally succeeded in getting a job that he liked.
Tom yatağa girer girmez uykuya dalar.Tom falls asleep as soon as he gets into bed.
Tom insanların evine girmesine izin vermez.Tom doesn't allow people to enter his house.
Tom Mary'nin içeri girmesine izin vermezdi.Tom wouldn't let Mary in.
Tom Mary'nin girmesine izin vermedi.Tom refused to let Mary in.
Tom Mary'yi düşündüğü için neredeyse bütün gece gözüne uyku girmedi.Tom lay awake almost all night thinking about Mary.
Tom kapıdan içeriye girer girmez Mary şikayet etmeye başladı.Tom had no sooner walked in the door than Mary started to complain.
Tom Mary ile yürüyüşe girmemeye karar verdi.Tom decided not to go hiking with Mary.
Tom Mary'nin yolunu bloke etti ve onun odasına girmesine izin vermedi.Tom blocked Mary's way and wouldn't let her enter the room.
Harvard'a girmede Tom'un şansının ne olduğunu düşünüyorsun?What do you think Tom's chances of getting into Harvard are?
Patronunun bürosuna girmeden önce derin bir nefes aldı.He took a deep breath before entering his boss's office.
NPD'nin Eyalet meclisine girmesi muhtemeldir.The NPD is likely to enter the Landtag.
Tom siyasete girmek istedi.Tom wanted to go into politics.
Tom kilitli odaya girmeye çalıştı.Tom tried to get into the locked room.
Tom Mary hakkında düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.Tom lay awake for a long time thinking about Mary.
Tom herhangi bir riske girmek istemiyor.Tom doesn't want to take any chances.
Tom riske girmek istemedi.Tom didn't want to take any chances.
Tom Mary'nin evine girmesini istemiyordu.Tom didn't want to let Mary into his house.
Tom yarışmaya girmeye karar verdi.Tom decided to enter the competition.
Dün gece Tom'un gözüne uyku girmedi.Tom couldn't sleep a wink last night.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod