girişim ile cümle

girişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ailesi Almanya'da da girişimciler bilinmektedir.Jo šeima yra gerai žinomi verslininkai Vokietijoje.
Bu etki girişim olarak bilinir.Šis efektas žinomas kaip interferencija.
Papanın bir takım girişimleri de sonuçsuz kalmıştı.Boso partijų atlikėjo paieškos irgi užtruko.
Buhara'yı alma girişimi başarısız oldu.Aplenkti „Džiugo“ tada nepavyko.
1997 yılında Ekonomist Dergisi tarafından "Yılın Girişimcisi" seçildi.1997 m. jo iniciatyva įsteigtas žurnalas „Socialiniai tyrimai“.
Bu darbe girişiminden sonra, Bolşevikler daha da güçlendi.Blogėjant karinei padėčiai, batalione stiprėjo bolševikinės nuotaikos.
Avrupa Yatırım Bankası da bu girişimin finanse edilmesinde verdiği kredilerle önemli bir rol üstlenmiştir.Nustatant ESF finansavimo prioritetus didelį vaidmenį vaidina ir Europos socialinė darbotvarkė.
Ancak bu girişimden de bir sonuç çıkmadı.Be to puolimas jiems nebuvo staigmena.
Bu girişimler genel olarak lokal anestezi altında gerçekleştirilir.Kai kurie veikia kaip vietiniai anestetikai.
Yamaha, Torakusu Yamaha adlı müzisyen ve girişimci tarafından 1887 yılında kurulmuş olan bir Japon şirketidir.Kompanija buvo įkurta 1887 m. Hamamatsu, Japonija, pavadinta įkūrėjo Torakusu Yamaha garbei.
Bölgeyi geri alma girişimleri başarılı olmamıştır.Bandymai atgaivinti žemės ūkį nebuvo sėkmingi.
Başkanlığı sırasında Betancur birkaç Kolombiyalı gerilla grubuyla barış görüşmeleri girişiminde bulundu.Gamarai tapus prezidentu, pasirašyta taikos sutartis su Didžiąja Kolumbija.
Bu klip formatı çoğu kez başka girişimlere örnek olmuştur.Šis stilius dažniausia yra kaip priemaiša kitoms Trance atšakoms.
20 Temmuz günü çemberi yararak çıkma girişimi başarısız olur.Negalėdamas išsilaikyti liepos 19 d. būrį paleido.
Sosyal girişimcilik sosyal girişimcinin yaptığı iştir.Socialinės adaptacijos vidinė determinacija.
Rusya, yeni hükümeti tanımamıştır ve darbe girişimi olarak nitelendirmiştir.Jungtinė Karalystė jos nepripažino ir paskelbė ekonominį boikotą.
Ortak girişim Lotus Glass'a dayanıyor.Komandos pavadinimas yra duotas pagal partnerystę su Lotus Cars.
1903 yılında bir ve 1904 yılında iki suikast girişiminden kurtulmuştu.Šis ir kiti 1904 m. prašymai atmesti.
Çeşitli ayrılıkçı girişimler başarısızlıkla sonuçlandı.Kai kurie sąmoningi mėginimai subalansuoti padėtį baigėsi nesėkme.
Buna yıkıcı girişim denir.Šis principas vadinamas inkapsuliacija.
İkisi de Michelson-Morley deneyi ve Young'ın girişim deneyinde gözlemlenmiştir.Mõlemad on jälgitavad nii Michelsoni-Morley katses kui ka Youngi interferentsi katses.
Avrupa Yatırım Bankası da bu girişimin finanse edilmesinde verdiği kredilerle önemli bir rol üstlenmiştir.Euroopa Investeerimispank on oluliselt kaasa aidanud nende projektide rahastamisel laenude kaudu.
Bluetooth Smart, dar bant girişim problemlerine karşı koymak için frekans atlaması yapmaktadır.Bluetooth Smart kasutab sagedushüplemist, et neutraliseerida kitsasribaühenduse interferentsi probleeme.
20 Temmuz suikast girişimi20. juuli vandenõu
2005 yılında Wentz'in intihar girişimiyle grup sarsıntı yaşamıştır.2005. aasta veebruaris üritas Wentz teha enesetappu.
Büyük bir girişimin olduğu iki nokta arası uzaklık menzili uyumluluk alanı Ac olarak adlandırılır.Eraldatuse vahemik kahe punkti vahel, kus esineb märkimisväärne häirimine, nimetatakse koherentsuse alaks, Ac.
Bilim insanları laboratuvar deneylerinde uzun süredir yıldırım topu üretme girişiminde bulunuyorlar.Teadlased on juba ammu püüdnud laboratoorsetes tingimustes keravälku valmistada.
2002 - Hollandalı politikacı Pim Fortuyn, bir suikast girişimi sonucu öldürüldü.2002. aastal tapeti Hollandi poliitik Pim Fortuyn, et kaitsta moslemeid.
1992 yılında Başkan Carlos Andrés Pérez hükümetine karşı başarısız bir darbe girişimine liderlik yaptı.1992 – Venezuelas toimus mässuliste ebaõnnestunud riigipööre Carlos Andrés Péreze kukutamiseks.
Ama Macaristan'daki ilk girişimi Töton Şövalyeleri'nin 1225'te bölgeden sürülmesiyle başarısızlığa uğradı.Ungari aadlike protestid ordu kohaloleku vastu sundisid rüütlid sealt siiski 1225. aastal lahkuma.
Arabuluculuk Yasası Ancien Rejimi ve Cumhuriyeti arasında Napolyon'un girişimi bir uzlaşma oldu.Vahendusakt oli Napoleoni püüe kompromissile Ancien Regime ja vabariigi vahel.
Sovyetler de bu girişime karşı Doğu Almanya'da yeni bir rejim kurmaya girişti.Fašistlik režiim rääkis ka liidu loomisest uue režiimiga Saksamaal.
Suikast girişiminde altı kişi öldü.Rünnakus hukkus kuus inimest.
19 Ağustos 1991'de Moskova'da askeri müdahale girişimine başkanlık etti.19. augusti hommikuks oldi valmis võimu haarama Moskvas.
Ama bu girişimler sonuçsuz kaldı.Need kavandid osutusid aga elujõuetuks.
Fakat bu girişimler de başarılı olamadı.Kuid ka see katse ei olnud edukas.
İstanbul Radyosu’nun kurulmasını sağlayan bir girişimci ve radyonun ilk idare müdürüdür.Lään on Eesti esimese eraraadiojaama Tartu Raadio looja ja kauaaegne peadirektor.
Sosyal girişimcilik sosyal girişimcinin yaptığı iştir.Sotsiaalne ettevõtlus on sotsiaalsete ettevõtjate töö.
Bu talebi de işte bu girişimciler karşılamıştır.Seekord andsid saadikud oma saavutustest aru.
Ancak bu girişim de sonuç vermedi.Kuid seegi pöördumine ei andnud tulemusi.
Fizik yetenekleri anlaşılmış ve Dharma Girişimi'nde bilim adamı olmuştur.See on teadvuse kõrgeim võimalik seisund, kuhu jõutakse dharma harjutamise kaudu.
Bu onun first lady olarak başlıca girişimi sayılır.See oli tema esimene välisvisiit peaministrina.
Bir girişim aklına gelince "Yırttık abicim yırttık" sözünü kullanır.Oma kollegi lävele astudes sõnas ta "mu aju on avatud", ja sisenes.
10 yıl boyunca ABCD birçok CompTIA girişimi ve üyelik kazançları için zemin oluşturmaya çalışmıştır.Aastate jooksul on Alpbach kogunud palju auhindu ja esiletõstmisi.
Demiryolunun inşası yerel koşullar altında çok iddialı bir girişimdi.Jõe ületamine pidi teostuma Sihveri isiklikul järelevalvel.
Ancak 1941'de bu girişimi durduruldu.Aastal 1941 lõpetas see tegevuse.
2010 yılında, 247 kişi intihar etti ve 54 kişi başarısız intihar girişiminde bulundu.2010. aastal oli eeldatav enesetapukatsete arv 200, millest 54 lõppesid surmaga.
Millî Güvenlik Konseyi 33 kurucu üyenin bulunduğu girişimi veto etti.Umbusaldamist toetas 63 Riigikogu saadikut.
Bu girişimler, Birleşmiş Milletler’in Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmada ülkelere yardımcı olmasını sağlar.Eelmainitud vahendeid kasutatakse Ameerika Ühendriikide välispoliitiliste eesmärkide saavutamise toetamiseks.
1999 - Özbekistan'nın başkenti Taşkent'te, Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'a suikast girişimi yapıldı.Usbekistani pealinnas Taškendis suri riigi president Islom Karimov.
13 Mayıs - Mehmet Ali Ağca Papa II. Jean Paul'e karşı suikast girişiminde bulundu.22. juuli – Mehmet Ali Ağca mõisteti eluks ajaks vangi atentaadi eest paavst Johannes Paulus II vastu.
Bu dönemde Haccâc, Emevî muhaliflerini bertaraf etmeye yönelik ciddi girişimlerde bulundu.Justiitsminister lubas oma vastuses, et ERLi tehtud ettepanekuid kaalutakse tõsiselt.
1967 de, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) hastalığı ortadan kaldırmak için ciddi bir girişim yaptı.1967 begann die WHO ein unfassbares Programm, eine Kranheit auszurotten.
1967 de, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) hastalığı ortadan kaldırmak için ciddi bir girişim yaptı.1967년 세계보건기구가 매우 대단한 프로그램을 시작했는데 질병 퇴치를 목표로 하고 있었습니다.
1967 de, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) hastalığı ortadan kaldırmak için ciddi bir girişim yaptı.Em 1967, a OMS entrou num programa ambicioso para erradicar uma doença.
1967 de, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) hastalığı ortadan kaldırmak için ciddi bir girişim yaptı.En 1967 la OMS se embarcó en lo que era un impresionante programa para erradicar una enfermedad.
1967 de, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) hastalığı ortadan kaldırmak için ciddi bir girişim yaptı.En 1967, l'OMS s'est engagée dans un programme exorbitant pour éradiquer une maladie.
1967 de, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) hastalığı ortadan kaldırmak için ciddi bir girişim yaptı.In 1967 begon de WHO met een gedurfd programma om de ziekte uit te roeien.
1967 de, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) hastalığı ortadan kaldırmak için ciddi bir girişim yaptı.În 1967, OMS s-a angajat într-un program nemaiîntâlnit de a eradica o boală.
1967 de, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) hastalığı ortadan kaldırmak için ciddi bir girişim yaptı.Nel 1967, l'OMS si è imbarcato in quello che era un programma fuori dal mondo debellare una malattia.
İlgili Sayfalar