Ana içeriğe geç
Sözlük

gir ile cümle

gir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Büyük bir köpeği olan adam içeri girdi.A man with a big dog came in.
Bir üniversiteye girme hayatımın amacı değil.Entering a university is not the purpose of my life.
Ben üniversiteye girdiğimden beri birçok arkadaşlar edindim.I've made a lot of friends since I entered college.
Eğer üniversiteye girebilirsem, iki yabancı dil konuşmayı öğrenmeyi umuyorum.If I can get into university, I am hoping to learn to speak two foreign languages.
Üniversiteye mi gideceğimden ya da bir işe mi gireceğimden henüz emin değilim.I am not sure yet if I will go to a university or get a job.
Devlet Başkanının korumaları girişin önünde konuşlandırıldılar.The President's guards are stationed in front of the entrance.
Birisi içeri girmeye çalışır diye kapıyı kilitledim.I locked the door, in case someone tried to get in.
Biri evime girdi ve tüm paramla birlikte kaçtı.Someone broke into my house and ran away with all of my money.
Kim gelirse gelsin, içeri girdirmeyeceğim.Whoever comes, I won't let him in.
O, camı kimin kırdığını sorduğunda, bütün çocuklar masum havasına girdiler.When he asked who had broken the window, all the boys put on an air of innocence.
Herhangi birinin bu odaya girmesine ya da yaklaşmasına izin verme.Don't let anyone enter or approach this room.
Hiç kimse oraya giremez.No one can go in there.
Kimseyi odaya girdirme.Don't let anyone enter the room.
Mermi dizin üzerine girdi.The bullet entered above the knee.
Bir adamın odaya girdiğini gördüm.I saw a man enter the room.
Metro girişinin nerede olduğunu bana söyleyebilir misin?Can you tell me where the subway entrance is?
Er ya da geç başın belaya girecek.Sooner or later, you will be in trouble.
Kalkış saatinden en az 45 dakika önce giriş yaptığınızdan emin olun.Be sure to check in at least 45 minutes prior to departure time.
Niçin girip burada beklemiyorsun?Why not come in and wait here?
İçeri girmezsem kulaklarım donacak.My ears are going to freeze if I don't go in.
İçeri girmeme izin ver.Let me in.
Şehre girerken kulenin görüntüsünü kaybettik.We lost sight of the tower as we entered the town.
Uzun süre gözüne uyku girmedi, geleceğini düşündü.She lay awake for a long time, thinking of her future.
Eve bir hırsız girdi.A burglar broke into the house.
Bir hırsız zorla içeri girdi ve bütün takılarımla kaçtı.A thief broke in and made off with all my jewelry.
Hırsız bir üst kat penceresinden zorla girmiş gibi görünüyor.It seems that the burglar broke in through an upstairs window.
Hırsız fark edilmeden içeri girdi.The thief got in without being noticed.
İki soyguncu bir mağazaya girdi.Two robbers broke into a store.
Girin ve kendinizi evinizde gibi hissedin.Come on in and make yourself at home.
Onun hakkında yanıldığına bahse girerim.I'll bet you that you're wrong about that.
Burada giriş yapabilir miyim?Can I check in here?
Tokyo Üniversitesine girmeye çalışıyordum ama düşüncemi değiştirdim.I was going to try to get into Tokyo University, but I've changed my mind.
Kayıp bir köpek dün bizim çevreye girdi.A lost dog strayed into our neighborhood yesterday.
Aniden kapı açıldı ve babası girdi.Suddenly, the door opened and her father entered.
Kapı girişinde aniden bir adam göründü.A man suddenly appeared in the doorway.
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.Refugees poured in from all over the country.
Japonya'da insanlar bir eve girdikleri zaman ayakkabılarını çıkarırlar.In Japan people take off their shoes when they enter a house.
Japonya'da bir eve girdiğinizde ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor.You are supposed to take off your shoes when entering a house in Japan.
Bir Japon evine girerken ayakkabılarını çıkarmalısın.You must remove your shoes when you enter a Japanese house.
Japonlar eve girerken ayakkabılarını çıkarırlar.The Japanese take off their shoes when they enter a house.
O içeriye girer girmez düştü.The instant he came in, he fell down.
İçeriye girmeyebilirsin.You may not come in.
Girebilir miyim?Might I come in?
Girişte ayakkabılarımızı çıkarmamız gerek.We are supposed to take off our shoes at the entrance.
Girişte ayakkabılarımızı çıkarmamız gerekiyor.We are supposed to take off our shoes at the entrance.
Lütfen girişte evrakları teslim edin.Please hand in the papers at the entrance.
İçeri girmeden önce kapıyı çalmalıydın.You should have knocked before you came in.
Lütfen girmeden önce kapıyı çalın.Please knock on the door before you enter.
Giriş sınavımız çok yakındı.Our entrance examination was near at hand.
Giriş sınavını başardığını duyuyorum. Tebrikler!I hear you passed the entrance exam. Congratulations!
Giriş sınavını geçmek için elimden geleni yapacağım.I will make every effort to pass the entrance examination.
Giriş sınavına girecek misin?Are you going to take the entrance examination?
Giriş töreni saat onda düzenlenecek.The entrance ceremony will be held at 10 o'clock.
Giriş ücretsiz.Free Admission.
Ücretsiz giriş.Free Admission.
Giriş ücreti ne kadardır?How much is the entrance fee?
Giriş ücreti nedir?What's the admission fee?
Giriş ücretsizdi.Admission was free.
Yanan evin içine girmen cesurcaydı.It was brave of you to go into the burning house.
Ahıra girerken kayıp bir bisiklet buldu.On entering the barn, he found a missing bike.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod