Ana içeriğe geç
Sözlük

gir ile cümle

gir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Müzenin girişi nerede?Where is the entrance to the museum?
Müzenin girişi neresi?Where is the entrance to the museum?
Müzeye giremezsin. Şu anda onarımda.You cannot enter the museum. It is currently under repair.
Binaya ne zaman girdiğini bilmiyorum.I don't know when he entered the building.
O, bu odaya girmiş olmalı.He must have entered this room.
O bir eve zorla girdi.He broke into a house.
Binaya girerken görüldü.He was seen to enter the building.
Onun kazanacağına 10.000 yen bahse girerim.I'll bet 10,000 yen on his winning.
Onun mağazaya girdiğini gördüm.I saw him enter the store.
O içeri girdi ve aynı zamanda zil çaldı.He came in, and at the same time the bell rang.
O, içeri girdiğinde hava kararmıştı.It was dark when he came in.
O, içeri girdiğinde, ben bir kitap okuyordum.I had been reading a book when he came in.
Onun odaya gizlice girdiğini fark ettim.I noticed him sneak into the room.
O uyurken içeri bir hırsız girdi.A burglar broke in while he was asleep.
Beş dolarına bahse girerim ki gelmeyecek.I bet five dollars that he will not come.
O, nehri yüzerek geçme girişiminde başarısız oldu.He failed in his attempt to swim across the river.
Geçen hafta hırsızlar tarafından onun evine zorla girildi.His house was broken into by burglars last week.
Onun girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.His attempt ended in failure.
O uyuklarken biri zorla içeriye girdi.Someone broke in while he was asleep.
Kaçış girişimi başarılıydı.His attempt to escape was successful.
Onun teorileri yürürlüğe girmiştir.His theories were put into effect.
Ebeveynleri ona bir üniversiteye girmesini söyledi.His parents told him to get into a university.
20 yıl önce,kolejin hemen adından kamu hizmetine girdi.He entered civil service 20 years ago right after college.
O, otuz yaşına girmeden önce resim yapmaya başladı.It was not until he was thirty that he started to paint.
O, iyi bir otele giriş yaptı.He checked in at a good hotel.
Paltosu üzerinde sınıfa girdi.He entered the classroom with his overcoat on.
O giriş sınavını geçmek zorunda.He is bound to pass the entrance examination.
O ilk ve son olarak girişiminden vazgeçti.He gave up his attempt once for all.
O son olarak girişiminden vazgeçti.He gave up his attempt once and for all.
O, bu bahar Tokyo Üniversitesine girdi.He entered Tokyo University this spring.
O bir satıcı kılığına girdi ve onun evini ziyaret etti.He disguised himself as a salesman and visited her house.
O, kulübe giriş için başvurdu.He applied for admission to the club.
O, eve girmeye çalışan bir hırsızı gördü.He caught sight of a thief attempting to break into the house.
O, eve girenleri ve çıkanları izledi.He watched those who went in and out of the house.
O bana koleje girme konusunda biraz iyi tavsiyeler verdi.He gave me some good advice about entering that college.
O atın üzerine iki paund bahse girdi.He bet two pounds on the horse.
Kapıyı çaldı, sonra içeri girdi.He knocked on the door, then came in.
O kapıyı kırarak girdi.He broke the door open.
O çok meşgul görünüyor. Onunla görüşmeye giremem.He seems very busy. I can't come into contact with him.
O, binaya girdiğinde, ani bir çığlık sesiyle korkutuldu.When he entered the building, he was frightened by a sudden cry.
Zavallı adama yardımcı olmak için zahmete girdi.He took the trouble to assist the poor man.
O özel mülkümüze izinsiz giriyor.He is trespassing on our private property.
Bir riske gireceğini söyledi.He said he was going to take a risk.
O, bizi odaya girmememiz için uyardı.He warned us not to enter the room.
Eve vardıktan sonra derhal bir yemek hazırlamaya girişti.Upon arriving home, he immediately set about preparing a meal.
O, öğretmenliğe girdi.He went into teaching.
O, bir sözlü sınava girdi.He took an oral examination.
O başının belaya gireceğini seziyor.He anticipates that he will be in trouble.
O ne zaman başı derde girse kız kardeşinin yardımına sığınır.When he is in trouble, he always turns to his sister for help.
Geçen yıl eylül ayında bu okula girdi.He got into this school in September last year.
Bankaya müdür olarak girdi.He started at the bank in the post of manager.
Ne zaman başım derde girse yanımda oldu.He stood by me whenever I was in trouble.
O, ağzımdan girip burnumdan çıktı.He twisted my arm.
O benim odama girdi.He entered my room.
O beni istasyonda uğurlama zahmetine girdi.He took the trouble to see me off at the station.
O, içeri girmemi açıkça reddetti.He flatly refused to let me in.
Sınava girmeliydi.He should have taken the examination.
O, odasına girdi.He entered his room.
O, borca girdi.He ran into debt.
Patronunun bürosuna girmeden önce derin bir biçimde nefes aldı.He breathed deeply before entering his boss's office.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod