Ana içeriğe geç
Sözlük

gir ile cümle

gir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Depresyona giriyorum.I'm getting depressed.
Bu benim odam. Buraya paldır küldür giremezsin.This is my room. You can't just barge in here!
Tom 20 Ekimde otuz yaşına girecek.Tom will turn thirty on October twentieth.
Tom yirmi ekimde otuz yaşına girdi.Tom turned thirty on October twentieth.
Tom ekim ayında otuz yaşına girecek.Tom will turn thirty in October.
Tom sadece otuz yaşına girdi.Tom just turned thirty years old.
Riske girdiğimi biliyordum.I knew I was taking a chance.
Tom riske giriyor.Tom is sticking his neck out.
Tom hiç hapse girmedi.Tom has never been in prison.
NASA'nın Juno uzay aracı Jüpiter etrafındaki yörüngesine girdi.NASA's Juno spacecraft has entered into orbit around Jupiter.
Mary mutfağa girdiğinde, zemin suyla kaplıydı.When Mary entered the kitchen, the floor was covered in water.
Ben bir sınava girmek zorundayım.I have to take an exam.
Tom gizlice Mary'nin planlarını boşa çıkarma girişiminde bulundu.Tom secretly attempted to frustrate Mary's plans.
Hangi üniversiteye girmek istiyorsun?Which university do you want to get into?
Bir camiye kirli çoraplarla girmek doğru mudur?Is it proper to enter a mosque wearing dirty socks?
İzinsiz girmediğimizi umuyorum.I hope we're not intruding.
Bu girişken bir adam.This is one feisty man.
İçeri girip ödevimi yapmak zorundayım.I have to go inside and do my homework.
Tom bu ekim ayında otuz yaşına giriyor.Tom is turning thirty this October.
Kahve içmek için içeri girdim.I went inside to drink coffee.
Tom odasına girmeme izin vermezdi.Tom wouldn't let me in his room.
Köpek girmesine izin vermeyin.Don't let the dog come in.
Ben mağazaya giriyorum.I'm going into the store.
Muriel 20 yaşına girdi.Muriel turned 20.
Meyve prese girmeden önce güzel parçalanmış olmalıdır.The fruit must be finely fragmented, before it can go into the press.
O arabaya girmek istedi.She wanted to go into the carriage.
O, vagona girmek istedi.She wanted to enter the carriage.
Havuza girmek istemiyorum.I don't wanna go in the pool.
Kaybedecek hiç zamanım yok: Yarın sınavıma giriyorum.I have no time to lose: I am taking my exam tomorrow.
O binanın içinde gir. Daha sonra ne yapacağını sana söyleyeceğim.Go inside that building. I will tell you what to do next.
Tom yerin dibine girmek istedi.Tom wanted to sink through the floor.
Biz yalnızdık ve bir adam içeri girdi.We were alone and a man broke in.
Bizim bir kulübe girmemize izin verildi.We were let into a club.
Yeni sürümü bir giriş doğrulamak için yüz tanıma yazılımı kullanır.The newest version uses facial-recognition software to validate a login.
Biri evime girmiş.Somebody has broken into my house.
Neden riske giriyorsun?Why take chances?
Onların hepsi hapse girecek.They're all going to prison.
Tom riske girmiyor.Tom isn't taking any chances.
Tom'un yüksek ücretli bir işe girmesi gerekiyor.Tom needs to get a high-paying job.
Tom yalnızca otuz yaşına girdi.Tom just turned thirty.
Tom odaya gizlice girdi.Tom snuck into the room.
Bir bayanın biletini göstermeden kapıdan girdiğini gördüm.I saw a lady go through the gate without showing her ticket.
Derse girseydin bunu bilirdin.If you had taken the class, you would know this.
Biz sadece girişken olmak zorundayız.We just have to be aggressive.
Daha girişken olmamız gerekiyor.We need to be more aggressive.
Tom girmemi işaret etti.Tom motioned for me to enter.
Daha girişken olmamız gerekiyordu.We needed to be more aggressive.
Benim hobilerim, okuma, yazma, yürüyüş ve çekilişlere girmedir.My hobbies are reading, writing, walking and entering sweepstakes.
Biz sadece o riske girmek zorundayız.We just have to take that chance.
Odaya girdiğim an, bir şeyin hatalı olduğunu biliyordum.The moment I walked into the room, I knew something was wrong.
Tom'un kızacağına bahse girerim.I bet Tom will get mad.
Sadece daha girişken olmalıyız.We just have to be more aggressive.
Şubat ayında on yedi yaşına girdi.He turned seventeen in February.
Tom'un onu çok beğendiğine bahse girerim.I bet Tom enjoyed it a lot.
Tom'un geç kalacağına seninle bahse girerim.I bet you Tom will be late.
Yatak odama girmeden önce izin gerekiyor.Permission is needed before you go into my bedroom.
Tom içeri girmem için işaret etti.Tom beckoned me to come in.
Bazen depresyona girerim.I get depressed sometimes.
Tom'un onu zamanında yapmayacağına bahse girerim.I bet Tom doesn't make it on time.
Bunun için hayatıma bahse girerdim.I would've bet my life on it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod