Bir roketin yörüngeye girmesi için yaklaşık on dakikaya ihtiyacı var.A rocket needs about ten minutes to get into orbit.
Tom Mary'nin dairesine girdi.Tom broke into Mary's apartment.
Bazı çocuklar Tom'un evinme zorla girdi ve onu altüst etti.Some kids broke into Tom's house and ransacked it.
Mutfağa girme.Don't go in the kitchen.
Boston'a senden daha hızlı varabileceğime dair seninle otuz dolara bahse girerim.I'll bet you thirty dollars I can get to Boston faster than you can.
O yarın 15 yaşına girecek.She will turn 15 tomorrow.
Takıma girmeyi beklemiyordum.I didn't expect to make the team.
Tom ve Mary tartışmaya girdi.Tom and Mary got into an argument.
Tom Mary'nin otel odasına zorla girdi.Tom broke into Mary's hotel room.
Tom kırmakla ve girmekle suçlanıyordu.Tom was accused of breaking and entering.
Tom'un kur yapma girişimleri genellikle başarısız olur.Tom's attempts to woo usually fail.
Film işine giriyorum!I am going into the movie business!
Spor yayıncılığına girmek istiyorum.I want to go into sports broadcasting.
Zorla girildiğine dair hiçbir işaret yoktu.There were no signs of forced entry.
Politikaya girmek istiyorum.I want to get involved in politics.
Tom kapıdan girmek için başını eğmek zorunda kaldı.Tom had to duck his head to get through the doorway.
Tom'un ataması derhal yürürlüğe girer.Tom's appointment takes effect immediately.
Tom'un istifası pazartesi günü yürürlüğe girdi.Tom's resignation was effective Monday.
Tom üniversite derslerine girmeyi bıraktı.Tom quit attending university classes.
Tom odaya girmeye teşebbüs etmedi.Tom didn't attempt to enter the room.
Tom detaylara girmek istemedi.Tom didn't want to go into details.
Bir daha asla başım derde girmeyecek.I'll never get in trouble again.
Grup binaya girdi.The group entered the building.
Tom'u görmen için senin içeri girmene izin verdiler mi?Did they let you in to see Tom?
Tom daha fazla detaya girdi.Tom went into a lot of detail.
İzinsiz giren kişi bir kayak maskesi takmış.The intruder wore a ski mask.
Tom olaya girmekten korkuyor.Tom is afraid to get involved.
Tom daha üniversiteye yeni girdi.Tom has just entered college.
Tom giriş sınavında başarısız oldu.Tom failed the entrance exam.
Tom röportaj için içeri girdi.Tom came in for an interview.
Ona karşı bahse girmezdik.We wouldn't bet against it.
İşte o vakit Tom içeri girdi.It was then that Tom came in.
Irkçılar her renge girebilirler.Racists come in all colors.
Tom detaylara girmeyecek.Tom won't go into specifics.
Tom ayrıntılara girmeyecektir.Tom won't go into specifics.
Yeni yılın girmesine 5 dakika kaldı.It is only 5 minutes left for New Year.
Tom isteyerek hapise girdi.Tom willingly went to jail.
Tuvalate girmem gerekiyordu.I had to use the bathroom.
Buna nasıl girdin?How did you get into this?
Hapse girmeyi tercih ederim.I'd rather go to prison.
Tom, Mary'nin evine girdi.Tom entered Mary's house.
Sanırım şoka girdim.I think I was in shock.
Tom bu riske girdi.That's the risk Tom ran.
Bu konuda bahse girebilirsiniz.You can bet on that.
İşe girişsem iyi olur.I'd better get busy.
Bahse girmek isteyen var mı?Anybody want to bet?
Tüm girişimler başarısız oldu.All attempts failed.
Hapse girecek miyim?Am I going to jail?
Hesabıma giriş yapamıyorum.I can't log in to my account.
Mary bir güzellik yarışmasına girdi.Mary entered a beauty pageant.
Puro içen bir eşeği fotoğraflamak için yapılan tüm girişimler başarısız oldu.All attempts to photograph a donkey smoking a cigar failed.
Liseye giren bir sopa çekirgesi hakkında bir opera yazdı.He wrote an opera about a stick insect going through high school.
Kumarhane girişinin yakınında hamile bir kedi gördük.We saw a pregnant cat near the casino entrance.
Sarhoş ayı bizim kabinlerine girdi.The drunk bear broke into our cabins.
Tom genellikle bar kavgasına girer.Tom usually gets into bar fights.
Üniversiteye girmesinin nedeni buydu.This is the reason why he entered at the university.
İzin almadan evime girmeye nasıl cüret edersin!How dare you enter my house without permission!
Mülkiyetime izinsiz girmeye nasıl cesaret edersin!How dare you trespass on my property!
İçeri gir ve babana yardım et.Go inside and help your father.
İçeri gir ve annene yardım et.Go inside and help your mother.