Ana içeriğe geç
Sözlük

gir ile cümle

gir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom 65 yaşına girdiğinde şirketten emekli oldu.Tom retired from the company when he turned 65.
Harvard'a girdiğimi sana söyledim mi?Did I tell you I got into Harvard?
Tom'a mağaraya girmemesini söyledim.I told Tom not to go into the cave.
Sana söylersem başım çok belaya girer.If I tell you, I'll be in a lot of trouble.
Bu odaya girmesine izin verilmediğini Tom'a söyledin mi?Did you tell Tom he's not allowed in this room?
Sakıncası yoksa ofisime nasıl girdiğini bana söyler misin?Would you mind telling me how you got into my office?
Tom'un sana söylemeye çalıştığı gibi, buraya giremezsin.As Tom tried to tell you, you're not allowed in here.
Tom'a kulübümüze girmesinin mümkün olmadığını söyledim.I told Tom it wasn't possible for him to get into our club.
Dün gece daireme biri girmiş.Someone broke into my apartment last night.
Bahse girerim, sen beni tekrar bu kadar erken görmeyi beklemiyordun.I bet you didn't expect to see me again so soon.
Birkaç dakika içeri girebilir miyim?Can I come in for a few minutes?
İçeri girin ve oturun.Come on in and sit down.
Ben odaya girdiğimde ve ışıkları açtığımda Tom karanlıkta oturuyordu.Tom was just sitting in dark when I entered the room and turned on the lights.
Tom, Noel yemeğinde ofisteki bir arkadaşı ile yumruk yumruğa girdi.Tom came to blows with a colleague at the office Christmas lunch.
Şimdi girmek güvenli mi?Is it safe to enter now?
Sence bu mağaraya girmek güvenli mi?Do you think it's safe to go into this cave?
Girişinizde gümrükten geçmek gerekiyor.It is necessary to go through customs at your arrival.
Girmeden önce kapıyı çalın.Knock at the door before entering.
Giriş pazar günleri ücretsizdir.Admission is free on Sundays.
Çok şişman olduğu için bir diyete girmeli.She must go on a diet because she is too fat.
Birçok çocuk okula girmeden önce bile bir bilgisayar kullanmayı öğrenir.Many children learn to use a computer even before entering school.
Affedersiniz, boş olduğunu düşündüğüm için odaya girdim.Pardon me, I came in because I thought the room was free.
Sen Louvre Müzesi'ne girmek için uzun bir kuyrukta beklemek zorundasın.You have to wait on a long line to get into the Louvre Museum.
Muhasebecime göre borsaya girmek için iyi bir zaman değil .According to my accountant, this isn't a good time to invest in the stock market.
Girdikten sonra çadırın fermuarını kapatmayı unutma.Don't forget to close the fly of the tent after you enter.
İçeri girmeden önce ayaklarınızı silin.Wipe your feet before coming in.
PIN'imi gireceğim.I'm going to enter my PIN.
Dolandırmadan konuya gireceğim.I'm going to cut right to the chase.
Eve girdim.I went into the house.
Hiçbir koşulda buraya giremezsin.Under no circumstances can you enter in here.
Bıyıklı, şişman bir adam şimdi içeri girdi.A fat guy with moustache just walked in.
Oraya girmek zorundayız.We've got to get in there.
İçeriye girmek için başka bir yol bulmak zorundayız.We've got to find another way to get in.
Oraya girmek zorunda kalacağız.We're going to have to get in there.
Bu konuya girmiyoruz.We're not getting into that.
Biz buraya giriyoruz.We're going in here.
Riske gireceğiz.We'll take the risk.
Doğrudan konuya giriyoruz.We'll get right to it.
Asla içeri girmeyeceğiz.We'll never get inside.
O riske girmek zorunda kalacağız.We'll have to take that chance.
İçeri birlikte girdik.We came in together.
Şimdi ona giremeyiz.We can't go into that now.
Girmek için şifreye ihtiyacımız var.We need a password to get in.
İçeriye girmeniz gerektiğini düşünüyoruz.We think you should come in.
İçeriye girsek iyi olur.We'd better go back in.
İçeriye girmeliyiz.We need to go back in.
İçeriye girmemiz gerekiyor.We need to go back in.
İçeri girdiğini gördük.We saw you come in.
Tom büyük bir bavul taşıyarak içeri girdi.Tom came in carrying a big suitcase.
Polis hırsızın bir bodrum penceresinden girdiğini düşünüyor.The police think the burglar entered through a basement window.
Kimse oraya giremez.Nobody's allowed in there.
Tom bir bahse girdi.Tom made a bet.
Bir saniye içeri girebilir miyim?Can I come in a second?
Şimdi oraya girebilir miyim?Can I go in there now?
Tom'a içeri girmesini rica edebilir misin?Can you ask Tom to come in?
Riske girmeyi göze alabilir miyiz?Can we afford to take the chance?
İçeri girmem gerekiyor.I've got to come in.
İçeri girmeliyim.I've got to come in.
İçeri girmek zorundayım.I've got to come in.
Tom'un diyete girmesi gerektiğini düşünüyorum.I think Tom should go on a diet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod