Tom, terliklerini almak için yatağın altına girdi.Tom reached under his bed to get his slippers.
Tom hayatının çoğunda akıl hastanelerine girip çıkmıştı.Tom has been in and out of mental hospitals most of his life.
Tom'un yardımcısı içeri girdi ve Mary'ye bir mesaj uzattı.Tom's assistant came in and handed Mary a message.
Tom kulübe girebilmek için yaşı hakkında yalan söyledi.Tom lied about his age to get into the club.
Tom kendisini odasına kilitledi ve kimsenin içeri girmesine izin vermedi.Tom locked himself in his room and wouldn't let anyone in.
Ben 20 yaşına henüz girdim.I've just turned 20.
Tom apartman dairemize nasıl girdiğini söyledi mi?Did Tom say how he got into our apartment?
Tom'u gerçekten Mary'nin ofisine girerken gördün mü?Did you actually see Tom going into the Mary's office?
Tom'un restorana girdiğini gördün mü?Did you see Tom going into the restaurant?
İçeri girebilip giremeyeceğimize bakalım.Let's see if we can get inside.
Bir dakikalığına girebilir miyiz?Can we come in for moment?
Girebilir miyiz?Can we come in?
İçeri girebilir miyiz lütfen?Could we come in, please?
Herhangi biri içeri girdiğini gördü mü?Did anyone see you come in?
Tom senin içeri girdiğini gördü mü?Did Tom see you come in?
Neden buraya girdin?Why did you come in here?
İçeri girer misin lütfen?Would you come in, please?
İstersen içeriye girebilirsin.You can come in if you want.
Buraya girebileceğini kim söyledi?Who said you could come in here?
Endişelenme. Her şey yoluna girecek.Don't worry. Everything's going to work out.
Bütün gece bunun hakkında endişe ederek uyumadığına bahse girerim.I bet Tom didn't stay up all night worrying about this.
Tom eve girmek için Mary'nin verdiği anahtarı kullandı.Tom used the key Mary had given him to enter the house.
Buraya girmeme izin verebilir misiniz?Can you give me a permission to enter here?
Hırsızlar saraya girdi ve prensesin elmaslarını çaldılar.Thieves broke into the palace and stole the princess's diamonds.
Biz girişimimizi yapmak için hazırız.We're prepared to make our attempt.
Tom yeniden forma girmeye çalışıyor.Tom is trying to get back into shape.
Yeniden forma girmek için ne yapmamı tavsiye edersin?What do you recommend I do to get back into shape?
Her gün işe giderken bisikletine binmen yeniden forma girmene yardım etmeli.Riding your bicycle to work every day should help you get back into shape.
İçeri gir ve mayonu değiştir.Go inside and change into your swimsuit.
Bir içki için girmek ister miydiniz?Would you like to come in for a drink?
Tom daireye girdi ve kapıyı kapattı.Tom stepped into the apartment and closed the door.
Tom nasıl içeriye girecek?How will Tom get in?
İçeri nasıl girdiniz?How did you get inside?
Nasıl içeri girdin?How did you get inside?
Beni yakalayamayacağına bahse girerim.I bet you can't catch me.
Tom komaya girdi ve bilinci yerine gelmedi.Tom lapsed into a coma and didn't regain consciousness.
Tom bir bilet satın aldı ve içeri girdi.Tom bought a ticket and went in.
İnsanlar bilet almak için sıraya girdiler.People were lined up to buy tickets.
Ben sizi otelin giriş salonunda karşılayacağım.I will meet you in the hotel foyer.
İçeri gir. Seni götüreceğim.Get in. I'll give you a ride.
Tom'un evine zorla girildikten sonra, polis komşuları sorguladı.After Tom's house was broken into, the police questioned his neighbors.
Sınıfa girdiğimde çalışan tek kişi Tom'du.Tom was the only one studying when I entered the classroom.
Fallar fal kurabiyelerine nasıl giriyor?How do fortunes get inside of fortune cookies?
Tom yardım etmek için devreye girdi.Tom stepped in to help.
Tom bizim mahallede bir eve zorla girerken polis onu suçüstü yakaladı.The police caught Tom red-handed, breaking into a house in our neighborhood.
O kulübe asla girmeyeceksin.You'll never get in that club.
Bir işe girmen gerekir.You should get a job.
Yakalanırsak başımız belaya girer.We'll get in trouble if we get caught.
İçeri girsek iyi olur.We'd better get inside.
Tom 13 yaşına girdi.Tom turned 13.
Tom eve pencereden girdi.Tom entered the house through the window.
Kocam bir işe girmeme izin vermeyecek.My husband won't let me get a job.
Sen girişimci misin?Are you enterprising?
Dün gece göz kırpmadan uyumadığına bahse girerim.I'll bet you didn't sleep a wink last night.
Sen içeri girmeme izin vermelisin.You must let me in.
İçeri girmeme izin vermelisin.You need to let me in.
İçeri girmeme izin vermek zorundasın.You have to let me in.
Mary odaya girdiğinde Tom konuşmayı kesti.Tom stopped talking when Mary entered the room.
Be odaya girdiğimde Tom benim hakkımda konuşuyordu.Tom was talking about me when I entered the room.
İçeri girmemi ve senin için Tom'la konuşmamı ister misin?Would you like me to go in and talk to Tom for you?