Ana içeriğe geç
Sözlük

gideyim ile cümle

gideyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.항상 지니고 다녀요. 어디에 가든지 말이에요.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.Mindig magammal viszem, bárhova is megyek. férfi anyanyelvén beszél: Kulcsok.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.Nosím ji všude s sebou. muž rodnou řečí: Klíče.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.Noszę go wszędzie ze sobą. mężczyzna mówi w ojczystym języku: Klucze.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.Otan sen mukaani kaikkialle. mies puhuu omaa kieltään: Avaimet.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.Το παίρνω μαζί μου όπου κι αν πάω. άντρας που μιλάει στη γλώσσα του: Κλειδιά.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.Ношу его с собой повсюду. мужчина говорит на родном языке: Ключи.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.ويكون معي حيثما ذهبت.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.持っていくの 男(母国語): 鍵
O zaman ben gideyim.Adesso me ne vado.
O zaman ben gideyim.Aku akan pergi sekarang.
O zaman ben gideyim. Başına bu kadar bela açtığım için özür dilerim.난 그만 가볼게. 여러 가지로 피해 해 줘서 미안.
O zaman ben gideyim. Başına bu kadar bela açtığım için özür dilerim.O sa plec acum. imi pare rau pentru toate problemele pe care ti le-am creat.
O zaman ben gideyim. Başına bu kadar bela açtığım için özür dilerim.אני אעזוב עכשיו. אני מצטרת עם גרמתי לך צרות
O zaman ben gideyim. Başına bu kadar bela açtığım için özür dilerim.سأغادر الان. أعتذر عن المشاكل التي قد سببتها لك.
O zaman ben gideyim. Başına bu kadar bela açtığım için özür dilerim.お前らしくない いつも通りにしろよ
O zaman ben gideyim.Ich gehe jetzt.
O zaman ben gideyim.Jag går nu.
O zaman ben gideyim.Ja už pôjdem.
O zaman ben gideyim.Je vais partir maintenant.
O zaman ben gideyim.Lähden nyt.
O zaman ben gideyim.Most megyek.
O zaman ben gideyim.Tak já půjdu.
O zaman ben gideyim.Tôi đi đây.
O zaman ben gideyim.Zdaj bom šla...
O zaman ben gideyim.Θα φύγω τώρα.
O zaman ben gideyim.Я сейчас уйду.
O zaman bırakın gideyim.Atunci daţi-mi drumul.
O zaman bırakın gideyim.Dan laat me gaan.
O zaman bırakın gideyim.Vậy hãy để tôi đi.
O zaman bırakın gideyim.Тогда я хочу уйти.
Özür dilerim, ben gideyim. Hayır, lütfen.Non, c'est bête, c'est juste que...
Pekala, ben gideyim efendim.Będę leciał, pani generał.
Pekala, ben gideyim efendim.Comunque, io devo andarmene.
Pekala, ben gideyim efendim.Então, tenho de ir andando.
Pekala, ben gideyim efendim.Jag måste ta mig iväg, sir.
Pekala, ben gideyim efendim.Minun pitääkin lähteä.
Pekala, ben gideyim efendim.Så vil jeg komme videre, sir.
Pekala, ben gideyim efendim.Tengo que retirarme, señor.
Pekala, ben gideyim efendim.Εγώ πρέπει να πηγαίνω, κύριε.
Pekala, ben gideyim efendim.Ну, что ж, тогда я пойду.
Problemimi tamamlayıp eşimin yanına gideyim. pi radyanın 180 dereceye eşit olduğunu biliyoruz, öyle değil mi?Anzi, finiamo questa e poi mi occupo della moglie
Problemimi tamamlayıp eşimin yanına gideyim. pi radyanın 180 dereceye eşit olduğunu biliyoruz, öyle değil mi?Pero sabemos que pi radianes es igual a 180 grados, ¿verdad?
Problemimi tamamlayıp eşimin yanına gideyim. pi radyanın 180 dereceye eşit olduğunu biliyoruz, öyle değil mi?בעצם, אני רק אגמור את התרגיל הזה ואז אני אלך לאשתי. אבל אנחנו יודעים שפאי רדיאנים שווים ל-180 מעלות, נכון?
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,Da nu Rakel hadde født Josef, sa Jakob til Laban: La mig fare, så jeg kan dra hjem til mitt eget land!
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,După ce a născut Rahela pe Iosif, Iacov a zis lui Laban: ,,Lasă-mă să plec, ca să mă duc acasă, în ţara mea.
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,라헬이 요셉을 낳은 때에 야곱이 라반에게 이르되 나를 보내어 내 고향 내 본토로 가게 하시되
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,Kort na Jozefs geboorte wendde Jakob zich tot Laban en zei: "Ik wil naar huis terug.
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,Sesudah Rahel melahirkan Yusuf, Yakub berkata kepada Laban, "Izinkanlah saya pulang ke negeri saya
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,Y aconteció que cuando Raquel dio a luz a José, Jacob dijo a Labán: --Déjame ir a mi lugar, a mi tierra
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,А като роди Рахил Иосифа, Яков рече на Лавана: Пусни ме да си отида в моето място и в отечеството си.
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,ויהי כאשר ילדה רחל את יוסף ויאמר יעקב אל לבן שלחני ואלכה אל מקומי ולארצי׃
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,وحدث لما ولدت راحيل يوسف ان يعقوب قال للابان اصرفني لاذهب الى مكاني والى ارضي.
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,拉 結 生 約 瑟 之 後 、 雅 各 對 拉 班 說 、 請 打 發 我 走 、 叫 我 回 到 我 本 鄉 本 土 去
Rahel Yusufu doğurduktan sonra Yakup Lavana, ‹‹Beni gönder, evime, topraklarıma gideyim›› dedi,拉結生 約瑟 之後 、 雅各 對拉 班說 、 請打發 我 走 、 叫 我 回到 我本鄉 本土 去
Senin konukların var, ben gideyim.Ai musafiri, asa ca o sa plec.
Senin konukların var, ben gideyim.Anh có khách, em nên rời khỏi đây.
Senin konukların var, ben gideyim.Du hast Gäste, darum geh ich mal los.
Senin konukların var, ben gideyim.Hai ospiti, quindi credo sia meglio che vada.
Senin konukların var, ben gideyim.Kau ada tamu, aku sebaiknya pergi
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod