Ana içeriğe geç
Sözlük

gideyim ile cümle

gideyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Дозвольте мені тепер перейти до нової науки про щастя.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Итак, перейду к науке о счастье.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Сега нека превключим към новата наука на щастието.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.ברשותכם אעבור למדע החדש של האושר.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.لذا اسمحوا لي أن ننتقل إلى علم السعادة الجديد.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.陰気なフロイトの世界を抜け出して
Ne kadar uzağa gidersem gideyim, nefret sadece daha çok nefret getirir.Hur mycket jag än fortsätter så föds det bara mer hat.
Ne kadar uzağa gidersem gideyim, nefret sadece daha çok nefret getirir.Nienawiść prowadzi jedynie do większej nienawiści.
Ne kadar uzağa gidersem gideyim, nefret sadece daha çok nefret getirir.Per quanto in là possa spingermi, l'odio porta soltanto altro odio.
Ne kadar uzağa gidersem gideyim, nefret sadece daha çok nefret getirir.Uanset hvor langt jeg går, så fører had bare til mere had.
Ne kadar uzağa gidersem gideyim, nefret sadece daha çok nefret getirir.Vá eu por onde vá, o ódio apenas leva a mais ódio.
Ne kadar uzağa gidersem gideyim, nefret sadece daha çok nefret getirir.Vaikka menisin kuinka pitkälle, viha synnyttää vain lisää vihaa.
Ne kadar uzağa gidersem gideyim, nefret sadece daha çok nefret getirir.Vaya adonde vaya, el odio solo engendra más odio.
Ne kadar uzağa gidersem gideyim, nefret sadece daha çok nefret getirir.Όσο μακριά και να πάω, το μίσος γεννά κι άλλο μίσος.
Ne kadar uzağa gidersem gideyim, nefret sadece daha çok nefret getirir.Где бы я ни был, ненависть лишь вызывает новую ненависть.
Nereye gideyim?¿Adónde ir?
Nereye gideyim?Où aller?
Ne zaman gideyim?Mikor kell indulnom?
Ne zaman gideyim?Quand dois-je partir ?
Ne zaman gideyim?Πότε πρέπει να φύγω;
N'olur býrak da gideyim.Let's do this, go out of your life
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Albowiem on nie jest człowiekiem jako ja, abym mu śmiał odpowiedzieć, albo żebym z nim miał iść w prawo.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Căci El nu este un om ca mine, ca să -I pot răspunde, şi să mergem împreună la judecată.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Denn er ist nicht meinesgleichen, dem ich antworten könnte, daß wir vor Gericht miteinander kämen.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.For han er ikke en mann som jeg, så jeg kunde svare ham, så vi kunde gå sammen for retten;
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Il n`est pas un homme comme moi, pour que je lui réponde, Pour que nous allions ensemble en justice.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.하나님은 나처럼 사람이 아니신즉 내가 그에게 대답함도 불가하고 대질하여 재판할 수도 없고
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Nebo Bůh není člověkem jako já, jemuž bych odpovídati mohl, a abychom vešli spolu v soud.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Poiché non è uomo come me, che io possa rispondergli: «Presentiamoci alla pari in giudizio»
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Porque ele não é homem, como eu, para eu lhe responder, para nos encontrarmos em juízo.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Porque él no es hombre como yo para que le responda, y para que juntos vengamos a juicio
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Pretože Bôh nie je človekom ako ja, aby som mu odpovedal, aby sme vošli spolu v súd.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.rt nem ember õ, mint én, hogy néki megfelelhetnék, [és] együtt pörbe állanánk.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Sillä ei ole hän ihminen niinkuin minä, voidakseni vastata hänelle ja käydäksemme oikeutta keskenämme.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Thi du er ikke en Mand som jeg, så jeg kunde svare, så vi kunde gå for Retten sammen;
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Ty han är ej min like, så att jag vågar svara honom, ej en sådan, att vi kunna gå till doms med varandra;
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Vì Ðức Chúa Trời chẳng phải loài người như tôi, mà tôi dám đối với Ngài, Ðể chúng ta cùng đi chịu phán xét.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Vì_Ðức_Chúa_Trời chẳng phải loài_người như tôi , mà tôi dám đối_với Ngài , Ðể chúng_ta cùng đi chịu phán_xét .
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Zakaj On ni mož kakor jaz, da bi mu odgovarjal, da bi skupaj šla pred sodbo.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Διοτι δεν ειναι ανθρωπος ως εγω, δια να αποκριθω προς αυτον, και να ελθωμεν εις κρισιν ομου.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Защото Той не е човек, както съм аз, та да Му отговоря И да дойдем заедно на съд.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.Ибо Он не человек, как я, чтоб я мог отвечать Ему и идти вместе с Ним на суд!
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.כי לא איש כמני אעננו נבוא יחדו במשפט׃
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.لانه ليس هو انسانا مثلي فاجاوبه فنأتي جميعا الى المحاكمة.
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.他 本 不 像 我 是 人 、 使 我 可 以 回 答 他 、 又 使 我 們 可 以 同 聽 審 判
O benim gibi bir insan değil ki, Ona yanıt vereyim, Birlikte mahkemeye gideyim.他 本 不 像 我 是 人 、 使我 可以 回答 他 、 又 使 我 們 可以 同 聽審判
Ođlum gideyim iki bira alayým, diyorum ama kaybolurum diye korkuyorum.Όπως πάντα, είσαι τέλεια!
Ođlum gideyim iki bira alayým, diyorum ama kaybolurum diye korkuyorum.От този брак, разбира се.
O halde, ben gideyim.Akkor én megyek.
O halde, ben gideyim.Εντάξει, τότε να πηγαίνω.
Onu geri getirmeye gideyim mi?Devons nous y-aller et la récupérer ?
Onu geri getirmeye gideyim mi?Menjek és hozzam el?
Onu geri getirmeye gideyim mi?Να την φέρω πίσω;
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]: Anahtarlar.Ik heb deze altijd bij me, waar ik ook naartoe ga. man in eigen taal:
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]: Anahtarlar.Sampai jumpa sabtu depan. >Baik.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum. [Adam kendi dilinde konuşur]:La porto con me ovunque vado. uomo:
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.Die nehme ich überall hin mit.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.Jag har med mig den vart jag än går. man som pratar på inhemskt språk: Nycklar.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.Jeg tager den med mig overalt. mand taler lokalt sprog: Nøgler.
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.Je l'emmène partout où je vais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod