Ana içeriğe geç
Sözlük

gideyim ile cümle

gideyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Con có đi ăn ở đâu, cũng không gì sánh được bằng cơm nhà.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.In qualunque ristorante vada, non c'è paragone ad un pasto fatto in casa.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Naar welke restaurant ik ook ga, niets kan vergeleken worden met een thuis gekookte maaltijd.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Nu conteaza la ce restaurant merg, nimic nu se compara cu o mancare gatita acasa.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Spelar ingen roll vilken resturang jag går i, ingenting kan jämföras med hemlagad mat.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Tidak peduli saya pergi ke restoran manapun, tidak ada yang seenak masakan di rumah.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Δεν έχει σημασία σε ποιο εστιατόριο θα πάω, τίποτα δεν συγκρίνεται με ένα σπιτικό μαγειρεμένο φαγητό.
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››Daj mi żony moje, i dzieci moje, za którem ci służył, że odejdę; bo ty wiesz posługi moje, jakom ci służył.
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››Dă-mi nevestele şi copiii, pentru cari ţi-am slujit, şi voi pleca; fiindcă ştii ce slujbă ţi-am făcut.``
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››내가 외삼촌에게서 일하고 얻은 처자를 내게 주어 나로 가게 하소서 내가 외삼촌께 한 일은 외삼촌이 아시나이다
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››תנה את נשי ואת ילדי אשר עבדתי אתך בהן ואלכה כי אתה ידעת את עבדתי אשר עבדתיך׃
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››اعطني نسائي واولادي الذين خدمتك بهم فاذهب. لانك انت تعلم خدمتي التي خدمتك.
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››請 你 把 我 服 事 你 所 得 的 妻 子 、 和 兒 女 給 我 、 讓 我 走 . 我 怎 樣 服 事 你 、 你 都 知 道
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››請 你 把 我 服事 你 所得 的 妻子 、 和兒 女 給我 、 讓 我 走 . 我 怎樣 服 事 你 、 你 都 知道
İflas Kanunu'nun 7. maddesine dayanarak kişisel direk iflasa gideyim.Vyhlásím bankrot podle kapitoly 7.
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Jimž odpověděl fík: Zdali já, opustě sladkost svou a ovoce své výborné, půjdu, abych postaven byl nad stromy?
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı."무화과나무가 그들에게 이르되 나의 단것, 나의 아름다운 실과를 내가 어찌 버리고 가서 나무들 위에 요동하리요 한지라"
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Mas a figueira lhes respondeu: Deixaria eu a minha doçura, o meu bom fruto, para ir balouçar sobre as árvores?
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Nhưng cây vả đáp rằng : Ta há sẽ bỏ sự ngọt ngon và trái tươi_tốt ta đặng đi xao_động trên các cây_cối ư ?
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Nhưng cây vả đáp rằng: Ta há sẽ bỏ sự ngọt ngon và trái tươi tốt ta đặng đi xao động trên các cây cối ư?
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Rispose loro il fico: Rinuncerò alla mia dolcezza e al mio frutto squisito, e andrò ad agitarmi sugli alberi
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.Смоковница сказала им: оставлю ли я сладость мою и хороший плодмой и пойду ли скитаться по деревам?
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.ותאמר להם התאנה החדלתי את מתקי ואת תנובתי הטובה והלכתי לנוע על העצים׃
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.فقالت لها التينة أأترك حلاوتي وثمري الطيب واذهب لكي املك على الاشجار.
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.無 花 果 樹 回 答 說 、 我 豈 肯 止 住 所 結 甜 美 的 果 子 、 飄 颻 在 眾 樹 之 上 呢
‹‹İncir ağacı, ‹Tatlılığımı ve güzel meyvemi bırakıp ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?› diye yanıtladı.無花果 樹 回答 說 、 我豈肯 止 住所 結 甜美 的 果子 、 飄颻 在 眾樹 之上 呢
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen.Aku mau kencing. Tidak ada kompetisi kali ini.
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen.Hugyolnom kell. És most verseny nélkül, kérlek.
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen.Ik moet pissen. En geen gevolgen dit keer alstublieft.
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen.Jeg skal pisse. Og ingen konkurrence denne gang.
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen.Sjung! Jag måste pissa. Ingen tävling denna gång, tack.
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen.Tengo que ir a mear.
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen. - Yalancı!Πάω για κατούρημα, μόνος... <i>Ψεύτη!
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen.Трябва да се изпикая. И този път няма конкуренция.
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen.Трябва да се изпикая. Този път няма да се измъкнеш.
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen..אני חייב להשתין .ובלי תחרויות הפעם
İşemem lazım Bu sefer damsız gideyim lütfen.أريد أن أتبول . ممنوع السباق خلال ذلك الوقت لو سمحتم
Kabul et de gideyim.Cầm lấy đi, tôi phải đi.
Kabul et de gideyim.Fogja, hogy mehessek végre!
Kabul et de gideyim.Ia-o! Ca sa pot pleca!
Kabul et de gideyim.Prendila! Cosė posso andarmene!
Kabul et de gideyim.Prenez-le ! Que je puisse partir !
Kabul et de gideyim.Terima ini supaya aku cepat bisa pergi.
Kabul et de gideyim.¡Tómelo! ¡Así me puedo ir!
Kabul et de gideyim.Vezmi si to, abych mohla jít.
Kabul et de gideyim.Вземи го! Трябва да тръгвам!
Kabul et de gideyim.Забирай, и я пойду!
Kabul et de gideyim.إقبليها, لكي أغادر
(kahkahalar) "Bunun yerine, ben gideyim deniz kenarı bir yerde mojito içeyim.""Zamiast tego wolę sobie posiedzieć gdzieś na plaży i pić mohito".
Kalbim yerinden oynamış gibi oldu. Bırak gideyim.. Baba!Mitt hjärta kändes som om den sjönk!
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Asi que avanzaré a la nueva ciencia de la felicidad.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Doch nun zur neuen Wissenschaft des Glücks.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Jadi, izinkan saya melanjutkan ke ilmu baru tentang kebahagiaan.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.그럼 행복에 관한 새로운 연구에 관해 말해보죠.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Lasciatemi proseguire verso la nuova scienza della felicità.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Permettez-moi de passer à la nouvelle science du bonheur.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Pozwólcie zatem, że przejdę do nowej nauki o szczęściu.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Trec mai departe, spre noua ştiinţă a fericirii.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.Vì thế tôi sẽ nói thẳng về ngành khoa học mới về hạnh phúc.
Mutluluğun yeni bilimine gideyim.We komen nu aan de nieuwe wetenschap van het geluk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod