Ana içeriğe geç
Sözlük

gidermek ile cümle

gidermek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.L'eau va devenir notre défi suprême: étancher la soif.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Water zal onze grote uitdaging zijn: dorst lessen.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Woda będzie naszym ogromnym wyzwaniem: gaszenie pragnienia.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Získavanie vody sa stane pre nás veľkou skúškou: Ako uhasiť smäd?
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Το νερό είναι η μεγάλη μας πρόκληση: η ικανοποίηση της δίψας.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Вода — дефицитный ресурс, проблема мировой жажды не за горами.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Водата ще е нашето най-голямо предизвикателство: утоляваща жажда.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.מים הולכים להיות האתגר הגדול, המרכזי שלנו: להרוות צימאון.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.المياه ستكون التحدي الكبير لنا: التغلب على العطش.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.のどの乾きをいかに癒すか 水を引き込む二つの生物がいます
Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.다음 몇 해 동안 우리는 손상을 막으려고 4만 마리의 코끼리를 사살했습니다.
Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.Concordaram comigo. Ao longo dos anos seguintes, matámos 40 000 elefantes, tentando parar com os seus danos.
Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.Durante los años siguientes fusilamos a 40 mil elefantes para intentar detener el daño.
Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.In den folgenden Jahren haben wir 40.000 Elefanten erschossen, um die Zerstörung aufzuhalten.
Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.Ja seuraavien vuosien aikana ammuimme yli 40 000 norsua pysäyttääksemme vahingon.
Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.ובמהלך השנים הבאות, ירינו ב-40,000 פילים במטרה למנוע את הנזק.
Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.之後嘅幾年 我哋射殺四萬隻大象嚟停止土地惡化
Sonraki yıllarda hasarı gidermek için 40,000 fil vurduk.被害を止めようと4万頭の象を撃ちました 状況は好転どころか悪化しました
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.E isto dissipa também um mito, esta falsa escolha entre o ambiente e a economia.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.En dit ontkracht de mythe ook, deze valse keuze tussen het milieu en de economie.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.Et cela a également dissipé un mythe, ce faux dilemme entre l'environnement et l'économie.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.Inoltre questo abbatte un mito, quello della falsa scelta tra ambiente ed economia.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.또한 환경과 경제성 사이에서 잘못된 선택이라는 믿음 또한 떨치게 했습니다.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.Şi asta mai elimină un mit, falsa alegere între mediul înconjurător şi economie.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.Und es beseitigt auch einen Mythos, nämlich diese vermeintliche Entscheidung zwischen Umwelt und Wirtschaft.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.Và loại bỏ những lầm tưởng, lựa chọn sai giữa môi trường và kinh tế.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.Y esto también disipa un mito, esta falsa elección entre el medio ambiente y la economía.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.Και αυτό καταρρίπτει επίσης έναν μύθο, του ψευδούς διλήμματος μεταξύ του περιβάλλοντος και της οικονομίας.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.И това също опровергава един мит, мит за фалшивия избор между околната среда и икономиката.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.И это также развенчивает миф о том, что приходится выбирать между экологией и экономикой.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.וגם הפריך מיתוס, אותה ברירה כוזבת בין הסביבה לכלכלה.
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.وهذا أيضًا يثبت خطأ الخرافة التي تقول بأنه لا يمكن أن يتقدم الاقتصاد إلا على حساب البيئة
Ve bu bir söylentiyi de gidermektedir, ekonomi ve çevre arasındaki yanlış seçimi.環境か経済を選ばなくても良いのです 製品も素晴らしいものになりました
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "A tady přichází, pokud se nemýlím, vyřešit všechny naše pochybnosti. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "A tu prichádza, ak sa nemýlim, vyriešiť všetky naše pochybnosti. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "A tu przyjdzie, jeśli się nie mylę, by rozwiązać wszystkie nasze wątpliwości. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Dan di sini dia datang, kalau saya tidak salah, untuk menyelesaikan semua keraguan kita. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "E aqui ele vem, se não me engano, para resolver todas as nossas dúvidas. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Ed eccolo che arriva, se non vado errato, per risolvere tutti i nostri dubbi. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "En hier komt hij, als ik mij niet vergis, op al onze twijfels weg te nemen. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "És itt jön, ha nem tévedek, hogy megoldja minden kétség. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Et le voici qui vient, si je ne me trompe pas, pour résoudre tous nos doutes. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "In tukaj prihaja, če se ne motim, rešiti vse naše dvome. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Ja tässä hän tulee, jos en erehdy, ratkaisemaan kaikki epäilyt. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "그리고 여기에 온다, 내가 잘못 아냐 경우, 모든 의심을 해결하기 위해. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Och här kommer han, om jag inte misstar mig, för att lösa alla våra tvivel. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Og her kommer han, hvis jeg ikke tager fejl, løse alle vores tvivl. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Şi aici vine, dacă nu mă înşel, pentru a rezolva toate îndoielile. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Und hier kommt er, wenn ich nicht irre, zu lösen alle unsere Zweifel. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Và ở đây ông đi, nếu tôi không nhầm, để giải quyết tất cả những nghi ngờ của chúng tôi. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Y aquí viene, si no me equivoco, para resolver todas nuestras dudas. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "Και εδώ έρχεται, αν δεν κάνω λάθος, να επιλύσει όλες τις αμφιβολίες μας. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "И вот он придет, если я не ошибаюсь, чтобы решить все наши сомнения. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "И тук той идва, ако не се лъжа, за да разреши всичките ни съмнения. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "І ось він прийде, якщо я не помиляюся, щоб вирішити всі наші сумніви. "
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "והנה הוא מגיע, אם אני לא טועה, כדי לפתור את כל הספקות שלנו ".
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "وهنا يأتي ، إذا لم أكن مخطئا ، لتسوية جميع لدينا شكوك ".
Ve işte o geliyor, yanılmıyorsam değilim, tüm şüpheleri gidermek için. "彼は馬のひづめと格子の車輪againstの鋭い音があったスポークとして
Yanılmıyorsam değilim Ve eğer burada o kadar, gelir tüm şüpheleri gidermek. "A tady přichází, pokud se nemýlím, na vyřešit všechny naše pochybnosti. "
Yanılmıyorsam değilim Ve eğer burada o kadar, gelir tüm şüpheleri gidermek. "A tu prichádza, ak sa nemýlim, na vyriešiť všetky naše pochybnosti. "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod