Ana içeriğe geç
Sözlük

giderler ile cümle

giderler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Derhal hastaneye giderler.و انتقلت على الفور إلى المستشفى.
Evlenip birlikte Almanya'ya giderler.تزوجا وانتقلا إلى ألمانيا.
Hemen oraya giderler.فقامت في الحال.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler.ومن ثم يذهب آش وليامز وصديقته ليندا في عطلة رومانسية في كوخ مهجور في احدى الغابات.
Tedavi için adaya giderler.وسافرت إلى لندن للعلاج.
Bazı hayır kurumlarının giderleri kendi adlarına kurulan vakıflar aracılığıyla sağlanır. ^ "hayrat."فرد عليهم ما قبضته من أموالهم (تعني صدقات علي الموصى بها في بني الحسن).
Oraya giderler.لقاء هناك .
Genelde firmalar daha sonra bu reklamı satın alma yoluna giderler.وبصفة عامة لاتبيع هذه المحطات وقتًا للإعلان.
Silah ateşi oldukça kalabalık bir aylak sürüsünün dikkatini çeker ve hızlıca çiftliğe giderler.يجذب صوت إطلاق النار قطيعاً كبيراً من الموتى السائرون ويهاجم المزرعة مجبراً المجموعة على الهرب.
Bu nedenle devletin giderlerini karsilamak icin vergi gelirlerini artırma yolunu seçti.لذلك القطاع العام يعتمد أكثر على مستوى الضريبه من إعتماده على زيادة الناتج المحلي الإجمالي.
Bir grup erkek ve kız ıssız bir adaya tatile giderler.رحلة ألف سؤال رحلة في جزيرة مهجورة.
Nancy ve Glen geç bir vakitte Rod ile konuşmak için karakola giderler.يشاهد بلو وغانسي في رحلة في وقت متأخر بالليل .
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.Canio e Beppe aceitam, mas Tonio recusa.
Derhal hastaneye giderler.Ela é levada para o hospital imediatamente.
Bunların bir kısmı sürekli deltada bulunsa da, büyük çoğunluğu geçici olarak gelir ve giderler.Estes podem permanecer por bastante tepo depois que a maioria dos outros sinais agudos diminuirem.
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.Eles se sentam lado a lado na viagem para casa e Summer convida Tom para uma festa em seu apartamento.
6 ay sonra Alex, Clear ve Carter, Paris'e giderler.Seis meses depois, Alex, Clear e Carter estão em Paris celebrando a sobrevivência.
Ian ve kız arkadaşı Erin'in çalıştıkları depoya giderler.Eles encontram Ian e Erin trabalhando em um depósito de construção.
Daha sonra Mason, Reznov ile beraber Rebirth adasına Steiner'ı öldürmek için giderler.Nesse meio tempo, Mason e Reznov estão a caminho da ilha para assassinar Steiner.
Doktor, Bill ve Nardole'u TARDIS'e toplar ve Vatikan'da derinlerde yer alan gizli bir kütüphaneye giderler.O Doutor vai com Bill Potts e Nardole até biblioteca secreta dentro do Vaticano.
İkisi Bronze'a, Efendi'yi öldürmeye giderler.Ambos então vão procurar o Sr. Lundie.
Sağlık giderleri GSYİH'nın %2'sidir (2006).Despesas com saúde foi de 2% do PIB em 2006.
Hepsi birlikte saldırmaya giderler ve dizi biter.As duas fogem de lá e o clipe acaba.
Hepsi Bronze'a giderler.Os dois ficaram com o bronze.
Marge, Bart ve Lisa İrlanda'yı gezmeye giderler.Marge leva Bart e Lisa para uma excursão de fim de semana.
Aileler anlaşma yoluna giderler.A família continua seu caminho.
Eğer insanlar benim filmlerime giderlerse, evet bu başarı.Se as pessoas continuarem a ver esses filmes, então eles vão continuar fazendo.
Birlikte konuşup giderler.A Gente Se Fala.
Hastanenin giderlerinin neredeyse tamamı bağışlarla karşılanmaktadır.Os arquivos são adquiridos na sua quase totalidade a partir de doações.
Han Solo ve Chewbacca onu aramaya giderler.Han e Chewbacca unem-se à Aliança Rebelde.
Avrupa Birliği üyelerinin hepsi aynı anda, saat 01:00 UTC'de değişikliğe giderler.Quer no início, quer no fim dos esquemas, o relógio muda à 1h00 UTC.
Sonra helikopterle olay yerinden giderler.Alguma coisa cai do helicóptero.
Buradaki tedavi giderleri SSK tarafından karşılanır.A totalidade do processo de pagamento é realizado de maneira segura SSL.
Bunun üzere Dawn'ın "avcılık hisleri" kabarır ve okula giderler.Um dia, fica com ciúmes de Dewey e decide ir à escola.
Takip ederken Ölüm Yıldızı'na giderler.Ele a acompanha no leito da morte até sua morte.
İkisi istasyonda karşılaşırlar ve trenle şehre birlikte giderler.Os dois se encontram e entram em um trem.
Bu da sigortacıların reasürans işlem giderlerini azaltmasını sağlamaktadır.O mesmo acontece aos homens, reduzindo assim os riscos de tentação.
Çocuklar şeker toplamaya giderler.Jurados querem foder com garotinhas.
İkili Berlin'e giderler.Os dois seguem para Paris.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.Het gezin gaat in een restaurant eten.
Derhal hastaneye giderler.Ze worden meteen naar het ziekenhuis gebracht.
Oraya giderler.Daar gaan ze naartoe.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.Zij gaan aan het eind van de dag naar huis om hun verdienste aan hun familie af te dragen.
Daha sonra Mason, Reznov ile beraber Rebirth adasına Steiner'ı öldürmek için giderler.Mason en Reznov gaan naar Rebirth Island om Steiner te vermoorden.
Kevin ile birlikte yemek yemeye giderler ama ölüm onları takip etmektedir.Hij geeft toe samen met Kevin mensenvlees te hebben gegeten, en is klaar om te sterven.
Çocuklar şeker toplamaya giderler.Aanwezige kinderen rapen het snoepgoed op.
Birlikte konuşup giderler.Ze praten elkaar bij.
İnsanlar dünyadaki hareketlerine ve inançlarına göre cennete veya cehenneme giderler.Mensen kunnen na de dood, afhankelijk van hun aardse daden en geloof, naar de hel of naar het paradijs gaan.
Hepsi Bronze'a giderler.Ze behoren allemaal tot het Brabants.
Sünger Bob ve Patrick sık sık oraya denizanası avlamaya giderler.Hier komen SpongeBob en Patrick vaak sorbets eten.
Anakin, Padmé ve Kenobi Geneosis'e giderler.Daarom reizen Anakin en Padmé naar Geonosis.
Gardiyanlar Juan'ı 211 numaralı hücreye bırakırlar ve yardım çağırmaya giderler.Hij wordt naar cel 211 gebracht, terwijl er hulp wordt gehaald.
Ancak sigortacının hasar giderleri azalacağından sovtaj önem taşımaktadır.Hierdoor wordt de schadelast van de verzekeraar beperkt.
Sam ve Lila araştırmak için motele giderler.Sam en Lila gaan naar het motel.
Birlikte Birleşik Senato'ya giderler.Daarna verhuis ik naar de Senaat.
Çocuklar O'nun öldüğünü varsayarak giderler ama olaylar tekrar başlarsa Derry'ye dönmek için söz verirler.De Stumpers beloven elkaar naar Derry terug te keren, als 'Het' ooit terugkomt en opnieuw begint met moorden.
İkili Berlin'e giderler.De twee moeten Berlijn ontvluchten.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Aldo benutte daarop de kans om een directe rematch aan te gaan.
16 yaşında bazı öğrenciler belagat okuluna giderlerdi.Op 16-jarige leeftijd gingen leerlingen naar de Realskole of het Gymnasium.
Eğer insanlar benim filmlerime giderlerse, evet bu başarı.Wanneer ze zelf pornofilms gaan maken en dit ze ook lukt, stijgt hun populariteit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod