Ana içeriğe geç
Sözlük

giderler ile cümle

giderler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca, genel af halinde yargılama giderleri de istenemez.'Om niet' is eveneens nog gebruikelijk in de rechtstaal.
Devlet gelirleri ve giderleriyle ilgili işler burada yürütülüyordu.Openbare financiën houdt zich bezig met de inkomsten en de uitgaven van de overheid.
Boş bir sınıfa giderler ve bu kara büyüyü yaparlar.Ze krijgen te maken met heksen die Zwarte Magie bedrijven.
Tedavi için adaya giderler.Ze gaat in therapie.
Yine içerler, yine giderler ve bu epey sürer.De oude man drinkt wat en gaat weer weg.
Ancak yaylaya et yemeye giderler.Zij verkopen het vlees voor consumptie.
F1 bırakıldığında bayrak kaybolur ve askerler bayrağın son konumuna giderler.Pas als de vlag in de andere bunker ligt, is het spel voorbij en haalt de winnende groep zijn vlag op.
Bu da sigortacıların reasürans işlem giderlerini azaltmasını sağlamaktadır.Dit om de fysieke belasting van stratenmakers te verlichten.
Elif’i karakoldan almaya giderler ancak karşılaştıkları manzara herkesi şoke eder.Moltina wordt zo gered uit haar positie, iedereen gaat het wonder bekijken.
O gece Kayıkla Bordur elçiliğine giderler.Ze varen met hun zeilboot het strand op.
Yalnızca Grace ve Jim'e dokunmaz, onlar da yakınlardaki bir pansiyona giderler ve geceyi orada geçirirler.Die denken echter dat Grace en Jim moordenaars zijn en nemen hen mee naar het bureau.
Daha sonra Sun ile beraber esas adaya giderler.Daarna verlaten hij en Eve het eiland.
Kafeteryadan sonra kütüphaneye giderler.Wat later verlaten ze samen de bibliotheek.
Erkekler işe giderler.De mannen gaan naar het werk.
Onlar, pazar günleri normal olarak kiliseye giderlerdi.Zij waren gewoon 's zondags naar de kerk te gaan.
Sonra adanın diğer tarafına giderler.Jadą na drugą stronę wyspy.
Derhal hastaneye giderler.Natychmiast udałem się do szpitala.
Hemen oraya giderler.Natychmiast tam wracają.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Zabierają ich do bezpiecznego domu, gdzie Aldo wyjaśnia im całą sytuację.
İlk önce Tottenham Court Road'a giderler.Przenieśli się do Tottenham Court Road w Londynie.
Kuruluşun giderleri bağış ile karşılanır ve web sitesi reklam barındırmaz.Finansowanie zapewniane jest wyłącznie poprzez darowizny, strona organizacji nie zamieszcza reklam.
Baba-kız birlikte maça giderler.Weź tatę na mecz.
Hepsi Bronze'a giderler.Wszystkie tropy prowadzą do Bruna.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler.Ash ze swoją dziewczyną pragną spędzić noc w opuszczonym domku w górach.
Jedi Tapınağına giderler.Byli szkoleni w Świątyni Jedi.
Ertesi sabah birlikte kilise ayinine giderler.Następnego ranka bohaterowie wybierają się do kościoła.
Han Solo ve Chewbacca onu aramaya giderler.Han i Chewbacca odnajdują Lando.
Gençleşmiş Faust ve Mefistofeles gerçek dünyaya giderler.Gdy starzec przemienia się w przystojnego młodzieńca obaj, Faust i Mefistofeles, wyruszają w świat.
Birlikte Birleşik Senato'ya giderler.Przekonajmy razem Senat..
Birlikte konuşup giderler.Wspólnie rozmawiali.
Kafeteryadan sonra kütüphaneye giderler.Do biblioteki wchodzi woźny.
Bu gelişmeler sonrası Daniel'e istediği randevu tarihi verilir ve Katie ile birlikte görüşmeye giderler.Ten od dłuższego czasu pisze do Ashley, z którą zamierza się spotkać po wyjściu.
İşletim giderleri özel bağışçıların yanı sıra çeşitli vakıflar ve sponsorlar tarafından finanse edilir.Do pozyskiwana funduszy zmuszeni są sami lekarze pozyskujący specjalne granty i sponsorów.
Çocuklar şeker toplamaya giderler.Koledzy przystępują do konsumpcji słodyczy.
(9 Haziran) Phil, Stu, Alan ve Doug, Stu’nun düğünü için Bangkok'a giderler.Następnego dnia Stu, Phil i Alan budzą się w hotelu w Bangkoku.
2'si o akşam adli tıpa giderler.O 12.00 w południe rozbrzmiewają kuranty.
Şıpka Kalesi'ne doğru giderler.Udali się do zamku Mrocznego.
Daha sonra bir ara sokağa giderler ve yağmur altında kışkırtıcı bir şekilde dans ederler.Następnie są one pokazane na wielu tłach, aż w końcu wspólnie tańczą w deszczu.
Oraya giderler.Tam się rozchodzą.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.W podróży zatrzymują się przy restauracji.
Jack, Val ile beraber içeri girer ve bombayı kurmak üzere giderler.Jack razem z Benem wyjeżdża w góry, chcąc się z nim zaprzyjaźnić...
İkinci gün kız tarafının kadınları damat evine giderler.Po drugim dniu wesela pannę młodą przeprowadzano do nowego domu.
İyi insanlar arafa giderler.Ludzkość ewakuuje się w kierunku Plejad.
390 - Haleth halkını Eriador'a götürür ve 391 yılında Teiglin'den güneye giderler.390: Haleth leder sitt folk från Eriador och år 391 kommer de till länderna söder om Taeglin.
Yiyecek ithalindeki giderleri düşürmek için, ticaret gemilerinin vergiden muaf olduğu ilan edildi.För att sänka kostnaden för import av mat förklarades handelsfartyg fråntagna beskattning.
Derhal hastaneye giderler.Nikki åker genast in på sjukhus.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.Många åker hem så länge till sina gårdar och hjälper till med skörden.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.Vi vägrar äta på restaurang.
Bunun üzerine Harry ve Hermione tek başlarına Godric's Hollow'a giderler.Harry och Hermione träffar sedan på symbolen igen i Godric’s Hollow.
Burada 7 kaçak ona katılır, birlikte Sirion Vadisi’ne giderler.Sju laglösa under Asgon förenade sig med Húrin och tillsammans kom de till Sirions dal.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler.Ash och hans flickvän Linda åker till en, som de tror, övergiven stuga i skogen.
Ancak kırmızı çiçeklere, bu çiçekler mor ışınları yansıttığı zaman giderler.Liksom de röda rosorna, kan dessa rosor avbryta demonernas attack.
Oraya giderler.Och de komma.
Sonra adanın diğer tarafına giderler.För andra betydelser, se Île Côté.
İkili Berlin'e giderler.Paret flyttar till Paris.
Charles'ın randevu defterindeki son adrese giderler.Kvar ligger självmordsbrevet på Carls skrivbord.
Mark, Marnie'yi kendisi ile evlenmeye mecbur eder ve balayına giderler.I denna bok har Artie Cohen gift sig och är på väg att ge sig ut på smekmånad.
Revire giderler.Går i Funäsdalen.
Ayak üstü avcılık yaparlar ve avlarının peşinden giderler.Stövare används vid rävjakt och vid jakt på hare.
Dah sonraki çeviriler daha iyiye doğru giderler.I detta perspektiv skulle då tolkningar som passa bättre in.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod