Bu yüzden Harry, Ron ve Profesör Lockhart onu bulmak için doğru borulara giderler.Harry, Ron et le professeur Lockhart pénètrent dans la Chambre des secrets.
(9 Haziran) Phil, Stu, Alan ve Doug, Stu’nun düğünü için Bangkok'a giderler.Les quatre amis Phil, Alan, Doug et Stu s'envolent vers la Thaïlande pour assister au mariage de ce dernier.
Çünkü; yörüngeleri üzerinden, sapmadan, belli bir doğrultuda giderler.Puis ils ouvrent une autre voie en libre, la voie Cames-Sarthou.
Ertesi sabah birlikte kilise ayinine giderler.Elle se rend à l’église tous les matins.
Daha sonra bir ara sokağa giderler ve yağmur altında kışkırtıcı bir şekilde dans ederler.Les enfants rient et dansent sous la pluie.
Bu parçacıklar bir kez sudan ayrıldıklarında katılarla birlikte katı atık sahasına giderler.Au moment d’aller boire, les membres de ces groupes s’envolent ensemble vers les points d’eau.
Önce Lübnan’a giderler sonra ise mülteci olarak Suriye’de yaşarlar.Ils sont d'abord partis au Liban avant de rejoindre la Syrie où ils ont vécu en tant que réfugiés.
Han Solo ve Chewbacca onu aramaya giderler.Ce qui n'est pas sans rappeler Han Solo et Chewbacca.
Oraya giderler.Ils y pénètrent.
Fakat İolkos meclisi onları sürgüne gönderir, bunun üzerine Korinthos'a giderler.Sandoval fait arrêter les deux hommes et les expédie à Cortés à Tenochtitlan.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Le roi fait le déplacement à Altamira, pour voir la découverte.
Savaş zamanında savaşa giderlerdi.Ils sont là en temps de guerre.
Tedavi için adaya giderler.Les voies en direction de Guéret.
Sonra helikopterle olay yerinden giderler.Ils s'enfuient à la fin par hélicoptère.
Kafeteryadan sonra kütüphaneye giderler.Caissons de la bibliothèque.
Davet edilen damat tarafı, yakın akrabalarını alarak kız evine giderler.À la demande de l'inconnue, les jeunes filles la ramènent chez elle.
Dışarıya mevsimlik işçi olarak çalışmaya giderler.Il travaille aux champs comme saisonnier.
Onlar her Pazar kiliseye giderler.Ellos van a la iglesia todos los domingos.
Onlar pazar günü kiliseye giderler.Van a la iglesia los domingos.
Anne ve babası her Pazar kiliseye giderler.Sus padres van a la iglesia todos los domingos.
Onlar Pazar sabahı kiliseye giderler.Van a la iglesia los domingos por la mañana.
Onlar sık sık bisikletle pikniğe giderler.A menudo se van de picnic en bicicleta.
Çocuklar Sonbaharda okula geri giderler.Los niños vuelven a la escuela en otoño.
Her Kış Nozawa'ya kayak yapmaya giderler.Van a esquiar a Nozawa todos los inviernos.
Çoğu gün sonunda evlerine giderler ve kazandıklarıyla ailelerine katkıda bulunurlar.La mayoría de ellos vuelven a casa al final del día y contribuyen con sus ingresos a la economía familiar.
Canio ve Beppe bu teklifi kabul edip giderler ama Tonio geride kalır.Canio y Beppe aceptan, pero Tonio se queda detrás.
Moonbase bölümünde Aya giderler.¿Te veré en la Base Lunar Cierto?
X-Men bunu durdurmak için oraya giderler.Los X-men acudieron a detenerlo.
6 ay sonra Alex, Clear ve Carter, Paris'e giderler.Seis meses después, Alex, Clear y Carter viajan a París para celebrar su victoria.
Üçü birlikte Buffy'nin evine giderler.Todos ellos van a casa de Buffy.
David ve kör kadın şehre kaçarlar, bir restorana giderler.David y la mujer ciega escapan a la ciudad.
Bazı köylüuler kiliseye giderler; diğerleri ise hala şarkı söyleyerek meydandan ayrılırlar.Algunos campesinos entran en la iglesia, otros van paseando mientras su canto disminuye.
İkili Berlin'e giderler.Dejad que vengan a Berlín.
Ertesi sabah birlikte kilise ayinine giderler.A la mañana siguiente, la familia va a la iglesia.
Baba-kız birlikte maça giderler.Toda la familia juega al tenis.
Birlikte bir futbol maçına, oradan da dans etmeye giderler.Ellos deciden ir juntos al baile de todos modos.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.Una noche van a cenar a un restaurante.
Oraya giderler.Allá voy yo.
Tutuklanan SR yöneticiler Sibirya’dan ülke dışına atılır ve sonunda Avrupa’ya giderler.Los políticos del SR arrestados fueron expulsados de Siberia y terminaron en Europa.
Derhal hastaneye giderler.Ella es trasladada al hospital de inmediato.
Angel ve ekibi onu kurtarmak için peşinden giderler.María y sus tropas tratan de rescatarlo.
Şıpka Kalesi'ne doğru giderler.Se dirigían al cacique Colihuinca.
Doktor, Bill ve Nardole'u TARDIS'e toplar ve Vatikan'da derinlerde yer alan gizli bir kütüphaneye giderler.El Doctor lleva a Bill y Nardole a una biblioteca secreta dentro del Vaticano, el Haereticum.
Han Solo ve Chewbacca onu aramaya giderler.Después de eso, Han y Chewbacca se acercaron más.
Ona durumu anlatır ve Abby'i ikna etmeye giderler.Entonces le envía la foto a Abby.
Buffy ve Giles çöle giderler.Al día siguiente, Giles y Buffy van al desierto.
Eğer insanlar benim filmlerime giderlerse, evet bu başarı.Para cuando nuestra película se estrene, ellos estarían .
Marge, Bart ve Lisa İrlanda'yı gezmeye giderler.Por esto, Homer y Lisa viajan a Puerto Rico.
Tedavi için adaya giderler.Viaja a Italia buscando un remedio.
Hemen kayıt stüdyosuna giderler ama artık eskisi gibi değillerdir.Tras eso, vuelve a la radio, pero no es lo mismo que antes.
Birlikte Bingo oynamaya giderler.Tasa sobre el juego del bingo.
Erkekler, traşlı ve tertemiz elbiseleri ile bayram namazına giderler.Por los pasillos siempre luce ropa cómoda y práctica pero bonita.
Köylülerin sevinç gösterileri arasında genç çift kiliseye giderler.Escuchar lo que dicen los pobres a la iglesia.
Geri Noriko'nun ve Noren'in yanına giderler.Huye junto a Noriko.
Ayrıca kızını da alarak bir süreliğine şehirden uzaklara giderler.También puedes permanecer fuera de la ciudad, sólo por un día.
Sam ve Lila araştırmak için motele giderler.Lila y Sam deciden ir al motel y registrarse como matrimonio para investigar.
Beş kahraman yerin altına giderler ve Jasmine'in büyüsüne kapılmamış bir insan birliği bulurlar.Los cinco atacan a S.H.I.E.L.D. y capturan a un Hombre Araña desenmascarado.
Aylık giderlerimizi kısmak zorundayız.Dobbiamo tagliare le spese mensili.
Bu arada Clary, Isabelle ve Simon; Dumort Oteli'ne Camille'in yanına Beyaz Kitap hakkında konuşmaya giderler.Nel frattempo, Clary, Isabelle e Simon vanno all'Hotel Dumort per prendere il Libro Bianco a Camille.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler.Ash Williams e la sua fidanzata Linda vanno in vacanza nei boschi, per soggiornare in una baita molto isolata.