Ana içeriğe geç
Sözlük

giderler ile cümle

giderler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Çünkü Yuan daha güçlü bir hal aldığında, insanlar daha ucuza giderlerini karşılar hale gelecekler.Silnější jüan umožňuje kupovat import laciněji.
Çünkü Yuan daha güçlü bir hal aldığında, insanlar daha ucuza giderlerini karşılar hale gelecekler.Silnejší Yuan umožňuje kupovať import lacnejšie.
Dalga geçilmeyecek. Çabucak giderlerse onlardan biri, "içeriden" olacaklar.Vão fazer parte da multidão se se apressarem.
Devlet ve yerel yönetimler toplanan vergi paralarıyla, örneğin, şu alanların giderlerini karşılamaktadırlar:Con el dinero de los impuestos, el estado y los municipios costean, por ejemplo:
Devlet ve yerel yönetimler toplanan vergi paralarıyla, örneğin, şu alanların giderlerini karşılamaktadırlar:För skattepengarna betalar staten och kommunerna till exempel:
Devlet ve yerel yönetimler toplanan vergi paralarıyla, örneğin, şu alanların giderlerini karşılamaktadırlar:Les revenus fiscaux permettent à l’État et aux communes de financer, par exemple :
Devlet ve yerel yönetimler toplanan vergi paralarıyla, örneğin, şu alanların giderlerini karşılamaktadırlar:Verorahoilla valtio ja kunnat maksavat esimerkiksi:
Devlet ve yerel yönetimler toplanan vergi paralarıyla, örneğin, şu alanların giderlerini karşılamaktadırlar:На средства от налогов государство и муниципалитеты финансируют, например:
Devlet ve yerel yönetimler toplanan vergi paralarıyla, örneğin, şu alanların giderlerini karşılamaktadırlar:تمول الحكومة والبلديات من أموال الضرائب ما يلي مثلاً:
Devlet ve yerel yönetimler toplanan vergi paralarıyla, örneğin, şu alanların giderlerini karşılamaktadırlar:税收将被国家和各地方政府用于下列公共事务:
Diğer giderlerimiz de var.Ngoài ra còn có phải tính tới các chi phí ở phía trên .
Diğer giderlerimiz de var. Satış giderleri, pazarlama giderleri, genel ve idari giderler gibi.Disons qu'actuellement je facture une petite génoise à 2$
Diğer giderlerimiz de var. Satış giderleri, pazarlama giderleri, genel ve idari giderler gibi.Eu tenho todo este custo com as despesas gerais e várias vezes, em uma declaração de renda regular,
Diğer giderlerimiz de var. Satış giderleri, pazarlama giderleri, genel ve idari giderler gibi.كل هذه النفقات الإضافية وأحياناً كثيرة في تقارير الدخل
Diğer giderlerimiz de var. Satış giderleri, pazarlama giderleri, genel ve idari giderler gibi.販売管理費とか、間接費、操業費と呼ばれます。
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.E diciamo che pago altri 100.000 $ in salari, guardie giurate e tutto il resto.
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.Et disons que je paye un autre $ 100 000 pour les salaires et pour les gardes de sécurité et tout ça.
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.Powiedzmy, że wydaję $ 100 00 na pensje i na ochroniarzy i tym podobne.
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.Řekněme, že platím dalších 100 000 dolarů na platy a ostrahu a vše ostatní.
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.Să spunem că mai plătesc 100.000 pentru salarii şi pentru agenţii de pază.
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.Và hãy nói rằng tôi phải trả một $ 100.000 tiền lương và cho nhân viên an ninh và tất cả.
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.И нека да кажем, че плащам още $100,000 за заплати, охрана и др.
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.И скажем, я могу заплатить еще $ 100 000 на заработную плату и для охранников и все это.
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.נניח שאני משלם 100,000 דולר עבור משכורות ועבור מאבטחים, וכל זה.
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.ولنفترض أني أدفع 100,000 دولار أخرى كمرتبات لحراس الأمن والأمور الأخرى
Diyelim ki bankada çalışan kişilere, veznedara, güvenlik elemanlarına, genel giderlere de 100,000 TL ödüyorum.社員や警備員に給料として支払います。 すると、残りは30万ドル。
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.De kommer ud, de finder mad, de graver boet, og dronningen kommer aldrig ud igen.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.Elles sortent, trouvent la nourriture, creusent le nid, et la reine ne sort plus jamais.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.Ies afară, iau mâncarea, sapă muşuroiul, iar regina nu mai iese niciodată.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.성충이 된 개미는 밖으로 나가서 음식을 구하고 혹은 땅을 팝니다. 여왕개미가 다시 밖으로 나가는 일은 이제 없습니다.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.Luego como hormigas adultas salen, buscan comida, y cavan su nido, y la reina nunca vuelve a salir.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.Sie gehen aus dem Bau, sie sammeln Essen, sie bauen am Nest und die Königin kommt nie mehr heraus.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.Wychodzą by zdobyć pokarm i powiększyć gniazdo, którego królowa nigdy nie opuści.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.Ze gaan naar buiten, halen voedsel, graven het nest, en de koningin komt nooit meer buiten.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.Излизат, вземат храната, изкопават гнездото, и царицата повече никога не излиза.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.Они выходят из гнезда, добывают пищу, роют гнездо, а королева уже больше никогда не выходит на поверхность.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.הן יוצאות החוצה, משיגות את האוכל, חופרות את הקן, והמלכה לעולם לא יוצאת עוד החוצה.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.يخرجون، ثم يقومون بإحضار الطعام، ومن ثم يحفرون العش، والملكة لا تخرج مرة أخرى على الإطلاق.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.女王は2度と地上に上がりません これは出来てから1年経つコロニー536番です
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."Az influenzás ember bárhol máshol a világon orvoshoz megy.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."En cualquier lugar del mundo, la gente que tiene la gripe, va al doctor.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."Kdekoli jinde na světě, když má člověk chřipku, tak jde k doktorovi.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."세계 어디서나 감기에 걸리면 의사에게 갑니다.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."N'importe où dans le monde, les gens qui ont la grippe vont chez le médecin.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."Overal ter wereld gaan mensen die griep hebben naar de dokter.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."Ovunque nel mondo la gente che ha l'influenza va dal dottore.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."Überall auf der Welt gehen Leute, die Grippe haben, zum Arzt.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."Vanligtvis söker folk upp en läkare när de har influensan.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."Где бы то ни было в мире, если люди болеют гриппом, они идут к врачу.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler."Където и да е по света хората, които имат грип, ходят на лекар.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler.ש "בכל מקום בעולם, אנשים עם שפעת הולכים לרופא.
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler.عادة ما يذهب المصابون بالأنفلونزا فى جميع دول العالم إلى الطبيب"
"Dünyanın her yerinde grip olan insanlar doktara giderler.テルアビブでは私のコンサートにやって来る」
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Albowiem tego wszystkiego narody świata szukają; aleć Ojciec wasz wie, że tego potrzebujecie.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Căci toate aceste lucruri Neamurile lumii le caută. Tatăl vostru ştie că aveţi trebuinţă de ele.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.di tutte queste cose si preoccupa la gente del mondo; ma il Padre vostro sa che ne avete bisogno
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.Efter allt detta söka ju hedningarna i världen, och eder Fader vet att I behöven detta.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.For alt slikt søker hedningene i verden efter; men eders Fader vet at I trenger til det.
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.이 모든 것은 세상 백성들이 구하는 것이라 너희 아버지께서 이런 것이 너희에게 있어야 될 줄을 아시느니라
Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.lebo to všetko hľadajú národy tohoto sveta, a veď váš Otec vie, že to potrebujete.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
giderler ile cümle - Sayfa 23 - giderler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App