Revire giderler.Szobára mennek.
Eğer insanlar benim filmlerime giderlerse, evet bu başarı.Ha meglesznek a sztárok, mehet a film.
Juliyet'i ziyarete giderler.Így hát ő Juliet miatt segít.
Oraya giderler.Elvonatoznak oda.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.Elmennek a boltba kaját venni.
Hepsi Bronze'a giderler.Mindenki a boxba hajtott.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Renato aggodalmat színlelve próbálja Albint távozásra bírni.
İnsanlar dünyadaki hareketlerine ve inançlarına göre cennete veya cehenneme giderler.Emiatt az ember lelke vagy a Pokolba, vagy a Mennybe juthatott.
Bu iki çift bundan sonra birlikte Nevruz ciçek bayramını kutlama şenliklerine giderler.A két ló végül nagy boldogságban visszatér Szilaj ménesébe.
Yavrular doğdukları zaman vajinadan annenin kıllarına tutunarak keseye giderler.A kölykök születésükkor képesek anyjuk szőrébe kapaszkodni.
Ash Williams ve kız arkadaşı Linda, ormanda terk edilmiş bir kulübeye tatil yapmak üzere giderler."Ash" Williams és barátnője Linda a hegyekbe indul.
Sonra Locke, Kate, Jack ve Shannon ormana giderler.A dzsungelben Locke, Sayid, Kate és Rousseau megközelítik a tanyát.
O gece Kayıkla Bordur elçiliğine giderler.Naplementére a csónakot már ki is kötik a Barakkoknál.
Ana Lucia, Sayid ve Charlie, Henry Gale'nin balonunu bulmaya giderler.Ana Lucia, Sayid ja Charlie lähtevät etsimään Henryn kuumailmapalloa.
Hurley, Ben ve Locke ile birlikte Jacob'a giderler.Ben lähtee Locken ja Hurleyn kanssa Jacobin mökille.
Sonra adanın diğer tarafına giderler.Seuraavan kerran he tapaavat maapallon toisella puolella.
Daha sonra Mason, Reznov ile beraber Rebirth adasına Steiner'ı öldürmek için giderler.Mason ja Reznov suuntaavat Rebirth-saarelle salamurhaamaan Steinerin.
Jack, Kate, Charlie ve Locke mağaraları keşfetmeye giderler.Jack, Kate, Charlie ja Locke lähtevät tutkimaan luolia ja hakemaan sieltä vettä.
Hastanenin giderlerinin neredeyse tamamı bağışlarla karşılanmaktadır.Lähes kaikista palveluista on maksettava.
İkisi istasyonda karşılaşırlar ve trenle şehre birlikte giderler.Asiakkaat saapuvat kaupunkiin junalla.
O gece Kayıkla Bordur elçiliğine giderler.He yöpyvät vanhassa laivan hylyssä.
Kasaba Homer'la övünür, motosikletine Marge'ı alıp güneşin batışına giderler.Kaupunkilaiset ylistävät Homeria, joka ottaa Margen moottoripyöränsä kyytiin.
Gençleşmiş Faust ve Mefistofeles gerçek dünyaya giderler.Varsinkin kohtaus, jossa Faust ja Mefistofeles lentävät maan yllä on maininnan arvoinen.
Genellikle sırtlan ve kartalların saldırılarına kurban giderler.Yleensä he taistelivat secutoreja ja murmilloja vastaan.
Dr. Loomis ve Haddonfield polisi ilkokula giderler.Illalla Loomis saapuu Haddonfieldin poliisilaitokselle.
Derhal hastaneye giderler.Hänet kuljetettiin välittömästi sairaalaan.
Derhal hastaneye giderler.Μεταφέρθηκε γρήγορα στο νοσοκομείο.
Casare, Cornelia ve Sesto Mısır Kraliyet Sarayı'na Tolomeo ile görüşmek üzere giderler.Ο Καίσαρ, η Κορνηλία και ο Σέξτος πηγαίνουν στο παλάτι για να συναντήσουν τον Πτολεμαίο.
Her vatandaşın giderleri, ortak kullanılacak olan merkezi fondan karşılanmaktadır.Όλα τα μέλη ωφελούνται από τα πλεονεκτήματα που προσφέρει το κοινό καταφύγιο.
Üçü birlikte Buffy'nin evine giderler.Όλοι μαζί πηγαίνουν στο σπίτι των Ουέσλι.
Çocuklar okul için Nevada'ya otobüsle giderler.Τα αδέλφια πήγαιναν σχολείο με το τρένο.
Sonra erkek kunduzlar kendi ailelerini kurmaya giderler.Μετά εγκαταστάθηκαν οι Βλογγαίοι με τις οικογένειες τους.
Erkek evine düğün için gelenlerin hepsi toplu bir şekilde gelin evine giderler.Μετά το γάμο, όλος ο κόσμος γυρίζει στο σπίτι της Νύφης για το γαμήλιο γλέντι.
Hemen oraya giderler.Έρχονται τώρα προς τα εδώ.
Sonra grup bir tabela görür "Buraya varanlar hayatta kalır " ve oraya giderler.Κι έπειτα υπάρχει μια σκηνή στην οποία κοιτά πίσω τους και όλοι τους είναι νεκροί.
Sırlar Odası'nda, Weasley ailesi Diagon Yolu'na Uçuş Tozu aracılığıyla giderler.I Hemmelighedernes Kammer rejser familien Weasley med Susepulver til Diagonalstræde.
Derhal hastaneye giderler.De blev umiddelbart sendt til sygebarakken.
Jack, Kate, Charlie ve Locke mağaraları keşfetmeye giderler.Jack, Kate, Charlie og Locke tager til hulerne for at hente vand og udforske.
Ailedeki çocuk sayısına göre belirlenen aile ödeneği bütçedeki en büyük giderlerden birisidir.For de fleste familier er disse omkostninger ved uddannelse den største af familiens udgifter.
Bir grup erkek ve kız ıssız bir adaya tatile giderler.En flok ældre mænd og kvinder mødes på en forfalden cykelbane.
Daha sonra Jim'i bir ormanın ortasında bırakıp giderler.Bagefter bærer han hende med ind til midten af Skoven.
Avrupa Birliği üyelerinin hepsi aynı anda, saat 01:00 UTC'de değişikliğe giderler.Spejdere over hele verden fejrer samme begivenhed kl. 8.00 lokal tid.
Baba-kız birlikte maça giderler.Hun og hendes far danser kort sammen.
Oraya giderler.Derhen kørte de.
Sonic ve Elise, zamanda geriye giderler.Og ham og Alyx tager omsider af sted.
İşletim giderleri özel bağışçıların yanı sıra çeşitli vakıflar ve sponsorlar tarafından finanse edilir.Strøm finansieres af offentlige puljer og tilskud samt af private sponsorater.
Revire giderler.Forlader salen.
Birlikte konuşup giderler.De tager sammen af sted.
2000 yılı verilerince göre Birleşik Krallık'ta 1996 yılında 2342 sterlinlik dış tarım giderleri tespit edildi.3,6 millioner norske kroner blev sat ind på hans forskellige konti i udlandet.
Mısırda hazine gelirlerini ve giderlerini yoluna koymaya çalıştı.Her bevæbnede han arabiske frivillige og finansierede deres rejse til Afghanistan.
O gece Kayıkla Bordur elçiliğine giderler.Skibet stævnede ud på sin jomfrusejlads dagen efter.
Birlikte Bingo oynamaya giderler.Han spiller for BK Frem.
Derhal hastaneye giderler.Han blir fort sendt til sykehus.
Bazı durumlarda, Yunanlar kölelerin işgücüne başvurma yoluna giderlerdi.I noen tilfeller brukte grekerne slavearbeid.
Eğer insanlar benim filmlerime giderlerse, evet bu başarı.Hvis noen kaster opp mens de ser på en av filmene mine, er det som stående applaus.
Ertesi gün o ve Telemakhos, Laertes’in bağ evine giderler.Den neste dagen besøkte Odyssevs og Telemakhos gården til hans gamle far Laertes.
Solaklar Padişahın bindiği atın sağında giderler.Til høyre anes de hestene som kongene har kommet ridende på.
Bir grup erkek ve kız ıssız bir adaya tatile giderler.Fem unge kvinner ferierer sammen på en øde øy.
6 ay sonra Alex, Clear ve Carter, Paris'e giderler.Seks måneder senere er Alex, Clear og Carter i Paris, og de tror at de endelig har klart å unngå døden.
Bütçeden giderleri için pay ayrılmıştır.De deler på utgiftene.