Ana içeriğe geç
Sözlük

giderler ile cümle

giderler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yok olup giderler sonunda Hades'in karanlığına.På eftermiddagen nådde de fram till Hatteras.
Genelde firmalar daha sonra bu reklamı satın alma yoluna giderler.En, vanligen, känd person kommer in i butiken för att köpa något.
Hemen kayıt stüdyosuna giderler ama artık eskisi gibi değillerdir.Ми все ще спілкуємось на Facebook, але не так багато, як раніше.
Daha sonra bir ara sokağa giderler ve yağmur altında kışkırtıcı bir şekilde dans ederler.В кінці хлопець приїжджає і вони цілуються під дощем на вулиці.
Gezinti yapmak için önceden yer ayırttıkları bir gemiye giderler.До відправлення пароплава їм треба було десь жити.
Saray giderleriyle ilgili ödeme emirler, devlet ricalinden on iki kişinin imzasını taşıması gerekmektedir.Для вступу протоколу в силу необхідна його ратифікація десятьма країнами-учасницями Пакту.
390 - Haleth halkını Eriador'a götürür ve 391 yılında Teiglin'den güneye giderler.390 - Галет відвела своїх людей з Таргеліону і у 391 році приводить їх на землі південного Тейгліну.
Dah sonraki çeviriler daha iyiye doğru giderler.Більше того, ідуть суперечки щодо правильного перекладу.
Derhal hastaneye giderler.Останнього одразу ж було доставлено в лікарню.
Oraya giderler.Вони відправляються туди.
İşletim giderleri özel bağışçıların yanı sıra çeşitli vakıflar ve sponsorlar tarafından finanse edilir.Фінансується переважно завдяки пожертвам та спонсорам.
Sam ve Lila Arbogast'ı aramak için Fairvale'e giderler ve kasaba şerifiyle görüşürler.Сем та Лайла приїжджають до Фейрвела в пошуках Арбоґаста.
Doktor'la beraber TARDIS'e doğru giderler.Він із дочкою втікає до татар.
Genç keşiş ve kadın beraber ormana giderler ve birlikte olurlar.Потім чоловік і одна жінка входять у ліс разом і мастурбують один одному стоячи.
Birlikte yemeğe giderler ve flört ederler.Повечерявши, колядують.
Daha sonra Carol ve Mika ormana malzeme aramaya giderler ve orada bir geyik ile karşılaşırlar.Одної ночі Сава з Михайлом пішли в ліс за деревом, щоб полагодити пліт.
Ted'in keçi saldırısına uğraması sonucu hastaneye giderler.На порозі з лікарні у Теда виникає плевральний випіт.
Yarım saat içerler, 5-10metre ileriye giderler.Чашечка дзвоникувата, 3-5 мм завдовжки.
Onlar her gün işe giderler.Вони ходять на роботу кожного дня.
David ve kör kadın şehre kaçarlar, bir restorana giderler.David spolu s oslepenou ženou utíkají do města a stavují se v restauraci.
Kimono giydiricileri lisanslı olarak kuaför salonlarında çalışırlar ve evlere de giderler.Oblékači kimona pracují také v kadeřnických salónech a jezdí i k zákazníkům domů.
Doktor'la beraber TARDIS'e doğru giderler.Společně cestují v Doktorčině Tardis.
Robinson ile Cuma adada geçinip giderler.Pátek Robinsonovi pomáhá s životem na ostrově.
Birlikte konuşup giderler.Jak (To) spolu mluvíme.
Derhal hastaneye giderler.Okamžitě byl hospitalizován.
Dindar insanlar, her zamanki gibi işe giderler ama akşamüstü mumları yakmak için eve erken dönerler.Lidé chodí do zaměstnání jako obvykle, ale mohou je opouštět dříve, aby stihli zapálit světla při soumraku.
İkili Berlin'e giderler.Ať přijdou do Berlína!
Dah sonraki çeviriler daha iyiye doğru giderler.Pozdější verze byly mnohem rychlejší.
Mark, Marnie'yi kendisi ile evlenmeye mecbur eder ve balayına giderler.Eddie a Queenie se vezmou a odcházejí na líbánky.
Alex, kafesten kaçmasına yardım eder ve birlikte Ben'in yanına giderler.Alex se jde podívat po domě a najde jen Benovo tělo.
Çocuklar okul için Nevada'ya otobüsle giderler.Děti chodily do školy v Boleboři.
Juliyet'i ziyarete giderler.Hosté se shánějí po Giuliettě.
Baba-kız birlikte maça giderler.Oba synové hrají na turné s otcem.
Jedi Tapınağına giderler.Kdy chodit do Chrámu.
Dışarıya mevsimlik işçi olarak çalışmaya giderler.Nyní na hvězdárně působí jako externí pracovník.
İnsanlar Büyükşehirlere çalışmaya giderler.Přijde Babiš o podporu podnikatelů?
Harry Ron ve Hermonie İhtiyaç odasına giderler.Harry s Ronem ji jdou na ošetřovnu navštívit.
Daha sonra bir ara sokağa giderler ve yağmur altında kışkırtıcı bir şekilde dans ederler.Pomalu k sobě dojdou a v dešti a za bouřky se spolu začnou líbat.
O gece Kayıkla Bordur elçiliğine giderler.Na ostrov jeho loď dorazila v noci.
Jeju’ya giderlerken yolda aşırı derecede bitkin düşmüş olan Leydi Han ölür.În drum spre insula Jeju, epuizată, doamna Han moare.
Melekler ise Allah kendilerini onun gibi yaratmadığı için şükrederler ve bir kez daha secdeye giderler.Îngerii însă L-au ascultat pe Dumnezeu, iar djinnul (Satan) a căzut din grația Sa.
Bir grup erkek ve kız ıssız bir adaya tatile giderler.Un bărbat și o femeie fug pe o stradă întunecată.
İkisi istasyonda karşılaşırlar ve trenle şehre birlikte giderler.Cele două Nana se întâlnesc în trenul din oraș.
Kasaba Homer'la övünür, motosikletine Marge'ı alıp güneşin batışına giderler.Orașenii îl elogiază pe Homer, care conduce cu Marge motocicleta în timpul asfințitului.
Sonra adanın diğer tarafına giderler.Locuiesc în partea opusă a insulei.
İkili Berlin'e giderler.Emigrează amândoi în Etiopia.
Ayrıca tepkimeye girme süreleri uzun olduğu için enerji ve zaman giderlerini arttırmaktadırlar.În afară de acestea proporționează energie pentru a prelungi timpul de muncă.
Geriye kalan %60 ise, basım, dağıtım ve pazarlama giderleri için kullanılmaktadır.După încă aproximativ opt zile, balutul este gata de preparare, vânzare și consum.
MÖ 244 - Kartaca, çok yüksek olan giderleri düşürmek için donanmanın önemli bir bölümünü tasfiye etti.244 i.e.n.: Hanno cel Mare demobilizează flota din cauza problemelor financiare.
Giderlerimize dikkat etmek zorundayız.Trebuie să fim atenţi cu cheltuielile noastre.
Yaşam giderlerim yıldan yıla yükseliyor.Cheltuielile mele casnice, cresc de la an la an.
Yaşam giderlerim yıldan yıla yükseliyor.Cheltuielile mele de trai sunt în creștere de la an la an.
On bin yen giderleri karşılamaz.Zece mii de yeni nu acoperă cheltuielile.
Bu ay giderlerimi azaltmam gerekiyor.Luna aceasta, trebuie să-mi reduc cheltuielile.
Geri kalan giderler ise belediye hizmetlerinin bakımı ve diğer kültür, sanat ve spor harcamalarıdır.Restul cheltuielilor sunt repartizate pentru întreținerea aparatului primăriei, cultură, artă, sport.
Kasaba Homer'la övünür, motosikletine Marge'ı alıp güneşin batışına giderler.A város Homert ünnepli, aki Marge-dzsal a naplementébe motorzik.
Devlet gelirleri ve giderleriyle ilgili işler burada yürütülüyordu.A közlekedéssel kapcsolatos állami bevételek és kiadások .
Derhal hastaneye giderler.Azonnal visszarohannak az épületbe.
Padişah sefere çıkarsa bu mutfak görevlileri de beraber giderlerdi.Akkor én kénytelen leszek ide járni, ha maguk ilyen konyhát tartanak.
İkili Berlin'e giderler.Mindketten Berlinbe költöztek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
giderler ile cümle - Sayfa 11 - giderler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App