giderek ile cümle
giderek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Có bằng chứng cho thấy Răng và miệng của loài người đang thu nhỏ lại.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Er is bewijs dat de menselijke mond en tanden geleidelijk aan kleiner worden.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Es gibt Belege dafür, dass Mund und Zähne der Menschen immer kleiner werden.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Există dovezi că gura și dinții omului se micșorează în continuu.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Existe evidencia de que la boca y la dentadura humana están reduciéndose continuamente.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Il y a des preuves du fait que la bouche et les dents humaines ne font que se réduire en taille.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.인간의 입과 치아는 항상 작아지고 있다는 증거가 있습니다.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Vannak bizonyítékok, hogy az emberi száj és fogazat egyre kisebbé és kisebbé válik az idők folyamán.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Wykazano, że nasze usta i zęby są coraz mniejsze.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Υπάρχουν στοιχεία ότι το ανθρώπινο στόμα και τα δόντια μικραίνουν όσο εξελισσόμαστε.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Есть свидетельства, что человеческий рот и зубы со временем становятся всё меньше и меньше.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Є докази, що рот і зуби людини з часом стають менші і менші.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.Има доказателства, че човешката уста и зъби стават непрекъснато все по-малки.
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.יש הוכחה שהפה והשיניים האנושיות הולכות וקטנות כל הזמן
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.وهناك دلائل تقول ان الفم البشري واسنانه تغدو اصغر فأصغر
İnsan ağzının ve dişlerinin giderek daha da küçüldüğüne dair kanıtlar var.我々の口と歯は 小さくなり続けています 意図せぬ悪い結果というわけではありませんが
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Bắt đầu khó khăn trong việc nâng cao chi phí hoạt động, ngân sách hoạt động.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Comenzó a ser difícil recaudar los costos operativos los presupuestos operativos.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.È cominciato ad essere difficile aumentare i costi operativi, i budget operativi.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Es wurde schwierig, die laufenden Betriebskosten zu bestreiten.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Het werd moeilijk om het operationele budget rond te krijgen.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Il a commencé à être difficile de financer les coûts d'exploitation, les budgets d'exploitation.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.운영비를 마련하는 것이 어려워졌다는 것입니다. 운영예산을 말이죠.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Trudniejsze stało się opłacanie bieżących wydatków.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Γινόταν πια όλο και πιο δύσκολο να ανταποκριθούν στα λειτουργικά κόστη, δηλαδή τον προϋπολογισμό.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Стало складніше покрити поточні витрати.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.Стало сложно покрывать эксплуатационные расходы, текущие затраты.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.זה נעשה קשה לשאת בעלויות התפעול, תקציבים תפעוליים.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.صعوبة تأمين تكلفة العمليات بدأت تزداد, الميزانيات اللازمة للعمل.
İşletme masraflarını karşılamak giderek zorlaştı.運用費や予算の調達が 困難になりました 安価な労働力も 手放さねばならず
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.Ahogy az x közelebb és közelebb kerül 1-hez.
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.Kun x tulee lähemmäksi ja lähemmäksi yhtä.. mitä funktio lähestyy?
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.Như vậy khi x tiến gần hơn và gần hơn tới 1... hàm số sẽ tiếp cận cái gì?
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.Sehingga x mendapat lebih dekat dan lebih dekat ke 1...
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.Takže, ak x sa stále viac a viac približuje ku jednotke... ku čomu sa približuje tá funkcia?
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.Teď už se dostáváme k samotným limitám. Jak se ,x' dostává blíže a blíže k 1, k jaké hodnotě se blíží?
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.이것은 점점 극한의 개념에 다가가고 있습니다. 그렇다면, x가 1에 게속 가까워진다면, 계속 가까워진다면,
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.Значи, ако x се приближава все повече към 1 ... към каква стойност се приближава функцията?
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.Так как х становится ближе и ближе к 1 ... то, что функция приближается?
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.ב-x=1? ועכשיו זה מתחיל לגעת ברעיון של גבול. אז ככל ש-x מתקרב ל-1...
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.من x=1؟ والآن لقد بدأنا بالاقتراب من مفهوم النهايات. إذًاعندما تقترب قيمة x إلى الـ1
İşte burada, limit konusuna giriş yapmış oluyoruz. iks, 1 değerine giderek yakınlaşsın.関数が近づいていったらどうでしょうか? この時間全体に、近づいて近づいていったら?
İşte buradayız. Sorunun ana kaynağı olduğu düşünülen insanlara giderek, çözümün parçası olmalarını sağladık.Allí estamos, viendo como la gente tildada como causa del problema era la solución.
İşte buradayız. Sorunun ana kaynağı olduğu düşünülen insanlara giderek, çözümün parçası olmalarını sağladık.Azokat az embereket kerestük meg, akiket a probléma gyökerének tartottak, hogy ők legyenek a megoldás.
İşte buradayız. Sorunun ana kaynağı olduğu düşünülen insanlara giderek, çözümün parçası olmalarını sağladık.Chcemy, żeby ci, których postrzegano jako przyczynę, stali się rozwiązaniem.
İşte buradayız. Sorunun ana kaynağı olduğu düşünülen insanlara giderek, çözümün parçası olmalarını sağladık.Fomos ter com as pessoas que eram consideradas a causa do problema, para passarem a ser a solução.
İşte buradayız. Sorunun ana kaynağı olduğu düşünülen insanlara giderek, çözümün parçası olmalarını sağladık.Kami pergi menemui orang-orang yang dilihat sebagai sumber masalah untuk menjadi solusi.
İşte buradayız. Sorunun ana kaynağı olduğu düşünülen insanlara giderek, çözümün parçası olmalarını sağladık.Отидохме при хората, които бяха смятани за причината за проблема, като да бъдат решение.
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.Když pak ony odešly, aj, někteří z stráže přišedše do města, oznámili předním kněžím všecko, co se stalo.
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.여자들이 갈제 파숫군 중 몇이 성에 들어가 모든 된 일을 대제사장들에게 고하니
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.Когда же они шли, то некоторые из стражи, войдя в город, объявили первосвященникам о всем бывшем.
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.Як же йшли вони, аж ось деякі з сторожі, прийшовши в город, сповістили архиєреїв про все, що сталось.
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.ויהי בלכתן והנה אנשים מן המשמר באו העירה ויגידו לראשי הכהנים את כל הנעשה׃
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.وفيما هما ذاهبتان اذا قوم من الحراس جاءوا الى المدينة واخبروا رؤساء الكهنة بكل ما كان.
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.他 們 去 的 時 候 、 看 守 的 兵 、 有 幾 個 進 城 去 、 將 所 經 歷 的 事 、 都 報 給 祭 司 長
Kadınlar daha yoldayken nöbetçi askerlerden bazıları kente giderek olup bitenleri başkâhinlere bildirdiler.他 們去 的 時候 、 看守 的 兵 、 有 幾個進 城去 、 將所經歷 的 事 、 都報給 祭司 長
Kalem rengini değiştiriyorum, giderek monoton olmaya başladı. -Я зміню кольори, бо це стає монотонним.
Kalem rengini değiştiriyorum, giderek monoton olmaya başladı. -אחליף את הצבעים כדי לגוון.
Karbon dioksit oranı giderek artıyor.A szén-dioxid szint egyre magasabb és magasabb.
Karbon dioksit oranı giderek artıyor.Der Kohlendioxidpegel ist immer weiter angestiegen.