Ana içeriğe geç
Sözlük

giderdik ile cümle

giderdik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.În anii '50 ieșeam la băute cu iubitul lui.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Az ötvenes években a fivérével muzsikált.
Her hafta sonu paten yapmaya giderdik.Minden hétvégén korcsojázni szoktunk.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Hän jatkoi perheiden parissa työskentelyään 1950-luvun.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Hans samarbeid med henne fortsatte inn på 1950-tallet.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.1950年代にはボーイフレンドを伴った彼と飲みに行ったこともある。
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.בשנת 1950 עלה ארצה עם משפחתו.
1 defa da yukarı giderdik.En dan eentje omhoog
1 defa da yukarı giderdik. Vektör, sonunda böyle gözükürdü. -وبعدها, سنتجه للأعلى مقدار واحد وبالتالي سيبدو هكذا, إثنان, أربعة, واحد
1 defa da yukarı giderdik.Y entonces subimos 1.
2 şöyle gözükürdü. 4 içinse bu yöne doğru giderdik. 1 defa da yukarı giderdik.2 tutaj, 4 w tym kierunku (jeden, dwa, trzy, cztery) potem 1 do góry
2 şöyle gözükürdü. 4 içinse bu yöne doğru giderdik.Hij zou 2 deze kant opgaan, dan 4 deze kant op, 1, 2, 3, 4.
2 şöyle gözükürdü. 4 içinse bu yöne doğru giderdik.سيتجه للخارج بمقدار إثنين هنا, و سنتجه بمقدار أربعة واحد, إثنان, ثلاثة, أربعة
5'i yapsaydık, 243'e giderdik. Bu benim ekranıma bile sığmıyor.Gdyby dał 5, poszlibyśmy do 243, co nie mogło by zmieścić się na ekranie.
5'i yapsaydık, 243'e giderdik. Bu benim ekranıma bile sığmıyor.Když bude x=5, dostaneme se až k 243, což se nám nevejde na obrazovku.
5'i yapsaydık, 243'e giderdik. Bu benim ekranıma bile sığmıyor.Ако взема 5, ще отидем до 243, което няма дори да се побере на моя екран.
5'i yapsaydık, 243'e giderdik.Gut genug.
5'i yapsaydık, 243'e giderdik.画面に収まりません。
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.A minha irmã e eu íamos procurar lenha, começávamos às 5h da manhã e voltávamos depois da meia-noite.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.A nővérem és én tüzifáért jártunk reggel 5 órától éjfél utánig.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Chị tôi và tôi phải đi tìm củi từ 5 giờ sáng cho đến quá nửa đêm mới về đến nhà.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Ja a moja sestra sme zháňali drevo na kúrenie, vychádzali sme o 5tej ráno a vracali sme sa po polnoci.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Já a sestra jsme chodívali hledat dříví na topení začínajíce v pět ráno a vracejíce se po půlnoci.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.누나와 저는 새벽 다섯 시부터 땔깜을 찾아다녔고 자정이 넘어서 돌아오고는 했습니다.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Ma sœur et moi allions chercher du petit bois dès 5 heures du matin, et nous rentrions minuit passé.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Mi hermana y yo íbamos en busca de leña comenzando a las 5 de la mañana y regresando después de medianoche.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Mijn zus en ik gingen sprokkelhout zoeken vanaf 5 uur 's ochtends tot na middernacht.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Razem z siostrą szukaliśmy drewna na opał od piątej rano i wracaliśmy po północy.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Η αδερφή μου κι εγώ ψάχναμε ξύλα για τη φωτιά... από τις 5 τα χαράματα... μέχρι αργά τα μεσάνυχτα.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Моя сестра и я уходили искать дрова начиная с 5 часов утра и возвращались домой после полуночи.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Моя сестра і я ходили у пошуках хмизу, починаючи о 5 ранку, і поверталися після полудня.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.Със сестра ми ходихме за дърва, излизахме в 5 сутринта и се прибирахме след полунощ.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.אחותי ואני הלכנו לקושש עצים להסקה התחלנו בשעה 5 בבוקר וחזרנו לאחר חצות.
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.كنت أذهب و أختي للبحث عن الحطب ونبدأ من الساعة الخامسة صباحاً و نعود بعد منتصف الليل
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.我同姐姐一起出去搵柴火 從清晨五點開始 一直到凌晨先返返屋企
Ablam ve ben sabah saat 5'ten sonra yakacak odun aramaya giderdik ve geceyarısından sonra dönerdik.朝5時に出かけ 戻りは夜中でした 食べ物を探しては 町を さ迷い歩きました
Beyaz çocuklar bizim eve gelirler ve sonra da ormana oyun oynamaya giderdik.그래서 백인 아 이들이 우리 집에 통해 모든 것 그리고 그들은 다시가 숲에서.
Beyaz çocuklar bizim eve gelirler ve sonra da ormana oyun oynamaya giderdik.حتى يستطيع الأطفال البيض أن يأتوا إلى منزلنا ويذهبون إلى خلف المنزل ويلعبون في الغابة.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.Andammo in un computer store, e volevano fare la stessa cosa.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.Elmentünk egy számítógép üzletbe, és ugyanezt művelték.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.In de computerwinkel deden ze dan hetzelfde.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.우리가 컴퓨터 매장에 가면 아이들은 똑같은 행동을 합니다.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.Mergeam la un magazin de calculatoare şi făceau la fel.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.Se fôssemos a uma loja de informática, faziam o mesmo. Diziam:
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.Si on allait dans une boutique d'informatique, ils faisaient la même chose.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.Tôi cùng các con đi đến 1 cửa hàng bán máy vi tính, và chúng cũng làm y như vậy.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.Wir gingen in ein Computergeschäft und sie taten dasselbe.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.Ya saben, cosas así. Íbamos a una tienda de computadoras, y hacían lo mismo.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.И потом в компьютерном магазине они проделывали то же самое.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.Ми зайшли якось в комп'ютерний магазин, і вони зробили те ж саме.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.Разбирате, ето така. Ако отидем в магазин за компютри, те биха направили същото.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.היינו הולכים לחנות מחשבים, והם היו עושים את אותו דבר.
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.كنا نذهب لمتجر حواسيب وكانو يقومون بنفس الشيء
Bilgisayar mağazasına giderdik ve orada da aynı şeyi yaparlardı.「お父さん このパソコン 音に反応しないよ」
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.(54:15) с которым мы разделяли искренние беседы и ходили вместе в дом Божий.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.(55:15) Ensemble nous vivions dans une douce intimité, Nous allions avec la foule à la maison de Dieu!
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.ale ty, biedny človeče, rovný mne samému, môj druh a môj známy,
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Ale ty, člověče mně rovný, vůdce můj a domácí můj;
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Ale ty, człowiecze mnie równy, wodzu mój, i znajomy mój.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Chúng tôi đã cùng nhau nghị bàn cách êm dịu; Chúng tôi đi với đoàn đông đến nhà Ðức Chúa Trời.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
giderdik ile cümle - Sayfa 2 - giderdik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App