Gerçekten görücü randevusuna gidecek misin?Vas-tu vraiment à ce rendez-vous ?
Gerçekten görücü randevusuna gidecek misin?Είσαι στ'αλήθεια σε ραντεβού;
Gerçekten görücü randevusuna gidecek misin?هل انت حقا في موعد مدبر؟
Geri kalan zarar ise vergi verenlere yani Hazineye ve Federal Reserv'e gidecek. -A zbytek ztráty zaplatí daňový poplatník, Ministerstvo financí a Fed.
Gidecek başka bir yerimiz yok.Beh, non abbiamo nessun altro posto dove andare.
Gidecek başka bir yerimiz yok.Chyba nie mamy dokąd iść.
Gidecek başka bir yerimiz yok.La verdad es que no tenemos otro lugar adónde ir.
Gidecek başka bir yerimiz yok.-Meillä ei ole muuta tekemistä.
Gidecek başka bir yerimiz yok.Sabes, não temos mais lugar nenhum para onde ir.
Gidecek başka bir yerimiz yok.Vi har ingen annanstans att ta vägen.
Gidecek başka bir yerimiz yok.Vi har ingen steder at tage hen.
Gidecek başka bir yerimiz yok.Επειδή δεν έχουμε πού αλλού να πάμε.
Gidecek başka bir yerimiz yok.Знаешь, нам некуда больше идти.
Gidecek başka bir yerin yok.Cháu có chỗ nào để mà đi nữa đâu chứ?
Gidecek başka bir yerin yok.Nincs más, ahová mehetnél.
Gidecek başka bir yerin yok.Ня?а къде д?у?аде да о?идеш.
- Gidecek başka yerim yok ki.Aku tak tahu harus kemana lagi.
- Gidecek başka yerim yok ki. Freedom, cevap ver. Burası, CAPCOM Houston.Ik kan nergens anders heen.
- Gidecek başka yerim yok ki. Freedom, cevap ver. Burası, CAPCOM Houston.Jeg har ikke andre steder at gå hen.
- Gidecek başka yerim yok ki. Freedom, cevap ver. Burası, CAPCOM Houston.Não tenho outro sítio para ir.
- Gidecek başka yerim yok ki. Freedom, cevap ver. Burası, CAPCOM Houston.Nie mam dokąd pójść.
- Gidecek başka yerim yok ki. Freedom, cevap ver.Es gibt aber nichts, wo ich hingehen könnte.
- Gidecek başka yerim yok ki. Freedom, cevap ver.N-am unde să mă duc altundeva. <i>Freedom, răspunde.
- Gidecek başka yerim yok ki. Freedom, cevap ver.По-добре да не стоиш тук.
- Gidecek başka yerim yok ki.Morda ne bi smeli biti tu.
- Gidecek başka yerim yok ki.-Možná byste tu neměla být.
- Gidecek başka yerim yok ki.- Nincs hová mennem.
- Gidecek başka yerim yok ki.No tengo ningún otro lado adonde ir.
- Gidecek başka yerim yok ki.-Tôi không biết phải đi đâu nữa.
Gidecek bir yerin yoksa, bizimle gel.Hvis du ikke har andre steder at tage hen?
Gidecek bir yerin yoksa, bizimle gel.Jeśli nie masz dokąd iść, chodź z nami.
Gidecek bir yerin yoksa, bizimle gel.Om du inte har nån annanstans att ta vägen?
Gidecek bir yerin yoksa, bizimle gel.Se não tiveres para onde ir, fica connosco.
Gidecek bir yerin yoksa, bizimle gel.Se non hai un posto dove andare, vieni con noi.
Gidecek bir yerin yoksa, bizimle gel.Si no tienes adónde ir, ven con nosotros.
Gidecek bir yerin yoksa, bizimle gel.Tule mukaamme, jos et tiedä, minne menisit.
Gidecek bir yerin yoksa, bizimle gel.Αν δεν έχεις κάπου να πας, έλα μαζί μας.
Gidecek bir yerin yoksa, bizimle gel.Если тебе некуда идти, идём с нами.
Gidecek hiç bir yerim yok. Bunu gerçekten bu kadar uzatmak istiyor musun? Bunu bana neden yaptın?Du får inte gå in här.
Gidecek hiç bir yerim yok. Bunu gerçekten bu kadar uzatmak istiyor musun? Bunu bana neden yaptın?Hei!
Gidecek hiç bir yerim yok. Bunu gerçekten bu kadar uzatmak istiyor musun? Bunu bana neden yaptın?Hei!
Gidecek hiç bir yerim yok. Bunu gerçekten bu kadar uzatmak istiyor musun? Bunu bana neden yaptın?Эй!
Gidecek hiçbir yerin yok ki.Con làm gì có chỗ nào để đi.
Gidecek hiçbir yerin yok ki.Nincs hová menned.
Gidecek hiçbir yerin yok ki.Къде ще отидеш?
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.A tak prišiel kráľ i všetok ľud, ktorý bol s ním, do Ajefíma, a odpočinuli si tam.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Eljuta annakutána a király és az egész nép, mely vele vala, Ajefimbe, és ott megnyugovék.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.El rey y todo el pueblo que estaba con él llegaron fatigados, y descansaron allí
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.E o rei e todo o povo que ia com ele chegaram cansados ao Jordão; e ali descansaram.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Il re e tutta la gente che era con lui arrivarono stanchi presso il Giordano e là ripresero fiato
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Împăratul şi tot poporul care era cu el au ajuns la Aiefim, şi acolo s'au odihnit.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.I přišel král a všecken lid, kterýž byl s ním, ustalý, a odpočinul tu.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.I przyszedł król ze wszystkim ludem, który był przy nim spracowany, i tamże odpoczął.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.왕과 그 함께 있는 백성들이 다 곤비하여 한 곳에 이르러 거기서 쉬니라
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Ko pa je kralj in ves ljud, ki je bil pri njem, dospel utrujen tja, se je okrepčal ondi.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Kun kuningas ja kaikki väki, joka oli hänen kanssansa, oli tullut Ajefimiin, hengähti hän siellä.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Le roi et tout le peuple qui était avec lui arrivèrent à Ajephim, et là ils se reposèrent.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.När så konungen, med allt folket som följde honom, hade kommit till Ajefim, rastade han där.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Như vậy, vua và cả dân chúng theo vua đều mệt nhọc, đi đến một nơi, và nghỉ khỏe tại đó.
Gidecekleri yere yorgun argın varan kralla yanındaki halk orada dinlendiler.Như_vậy , vua và cả dân_chúng theo vua đều mệt_nhọc , đi đến một nơi , và nghỉ khỏe tại đó .